Dyson Find+Follow Purifier Cool: Kameralı Hava Temizleyici Sizi Takip Edecek
Dyson, yeni hava temizleyicisi Find+Follow Purifier Cool'u tanıttı. Cihaz, entegre kamerası sayesinde kullanıcının hareketlerini takip ederek temiz havayı bulunduğu alana yönlendiriyor.
Dyson, akıllı ev ürünleri serisine yeni bir soluk getiren Find+Follow Purifier Cool modelini duyurdu. Bu hava temizleyicisi, üzerinde bulunan kamera sayesinde kullanıcıyı izleyerek temiz havayı doğrudan bulunduğu noktaya yönlendiriyor. Cihaz, özellikle büyük odalarda veya açık plan yaşam alanlarında etkili bir hava temizleme deneyimi sunmayı hedefliyor.
Find+Follow Purifier Cool, Dyson’ın 360 derece cam elyaf HEPA filtresiyle donatılmış. Bu filtre, %99,95 oranında partikül ve alerjenleri yakalayabiliyor. Cihazın üzerindeki kamera, derin öğrenme algoritmalarıyla insan hareketlerini tanıyor ve kullanıcının konumuna göre hava akışını otomatik olarak ayarlıyor. Aynı zamanda cihaz, odadaki hava kalitesini sürekli olarak ölçüp ekranında gösteriyor.
Dyson, bu modeliyle hava temizleyicilerinde kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Önceki modellerde olduğu gibi, cihaz Dyson Link uygulaması üzerinden uzaktan kontrol edilebiliyor ve sesli asistanlarla uyumlu çalışıyor. Find+Follow modu, kullanıcı evde yokken veya uyurken devre dışı bırakılabiliyor, böylece gizlilik endişeleri giderilmeye çalışılıyor.
Cihazın kamerası yalnızca hareket takibi için kullanılıyor ve görüntüler cihaz üzerinde işlenip kaydedilmiyor. Dyson, bu özelliğin kullanıcı verilerini korumak için tasarlandığını belirtiyor. Ancak, kameralı bir cihazın evde bulunması bazı kullanıcılar için rahatsız edici olabilir. Şirket, bu endişeleri gidermek için kameranın fiziksel bir kapakla kapatılabildiğini ve yazılımsal olarak devre dışı bırakılabildiğini vurguluyor.
Find+Follow Purifier Cool, Dyson’ın en yeni hava temizleme teknolojilerini bir araya getiriyor. Cihaz, daha önce tanıtılan Dyson Purifier Cool serisinin bir üst modeli olarak konumlandırılıyor. Önceki modellerde olduğu gibi, bu cihaz da hem hava temizleme hem de soğutma işlevi görüyor. Ancak, kamera özelliği sayesinde kullanıcıya daha akıllı bir deneyim sunuyor.
Cihazın fiyatı 799 dolar olarak belirlenmiş. Bu fiyat, Dyson’ın diğer üst düzey hava temizleyicileriyle benzer seviyede. Find+Follow Purifier Cool, ilk olarak ABD ve İngiltere’de satışa sunulacak, ardından diğer ülkelere yayılması bekleniyor. Dyson, cihazın önümüzdeki aylarda küresel pazarda yer alacağını duyurdu.
Henüz cihazın ne zaman diğer bölgelere ulaşacağı net değil. Ayrıca, kameralı hava temizleyicilerinin gizlilik düzenlemeleri açısından nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Dyson, bu tür endişelere karşı şeffaf olmayı ve kullanıcılarına güven vermeyi hedeflediğini belirtiyor. Gelecekte, benzer takip özelliklerinin diğer Dyson ürünlerine de entegre edilmesi olası görünüyor.
AMD, FSR 4.1 Desteğini RX 7000 İçin Temmuz’da, RX 6000 İçin 2027’de Sunacak
AMD, FSR 4.1 upscaling teknolojisini Radeon RX 7000 serisi için Temmuz ayında, RX 6000 serisi için ise 2027'de kullanıma sunacağını duyurdu. Bu güncelleme, eski nesil kartlarda da performans artışı vaat ediyor.
AMD, FSR (FidelityFX Super Resolution) teknolojisinin en yeni sürümü olan FSR 4.1 için takvimini netleştirdi. Şirket, bu yeni upscaling algoritmasının Radeon RX 7000 serisi grafik kartlarına Temmuz ayında, RX 6000 serisine ise 2027 yılında geleceğini açıkladı. Bu hamle, AMD'nin eski nesil donanımlara da destek verme stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
FSR 4.1, önceki sürümlere kıyasla daha yüksek görüntü kalitesi ve daha düşük gecikme süresi sunmayı hedefliyor. Yeni sürüm, özellikle yapay zeka tabanlı iyileştirmelerle düşük çözünürlüklü görüntüleri yüksek çözünürlüğe çıkarırken daha az artefakt oluşturuyor. AMD, bu teknolojinin özellikle 1440p ve 4K çözünürlüklerde oyun deneyimini belirgin şekilde iyileştireceğini belirtiyor.
RX 7000 serisi kullanıcıları, FSR 4.1'in getirdiği yeniliklerden bu yaz itibarıyla yararlanabilecek. AMD'nin en yeni mimarisi RDNA 3 üzerine inşa edilen bu kartlar, yazılım güncellemesiyle birlikte daha rekabetçi bir performans sunacak. Öte yandan RX 6000 serisi (RDNA 2 tabanlı) için 2027 yılına kadar beklemek gerekecek. Bu gecikme, eski nesil donanımların yeni algoritmalarla uyumluluğunun sağlanması ve optimizasyon çalışmalarına bağlanıyor.
AMD'nin FSR 4.1 ile NVIDIA'nın DLSS teknolojisine karşı rekabet gücünü artırması bekleniyor. Özellikle DLSS 3.5'in ışın izleme iyileştirmeleri karşısında, FSR 4.1'in açık kaynak yapısı ve geniş donanım uyumluluğu önemli avantajlar sunuyor. Ancak RX 6000 serisinin 2027'de güncelleme alması, bu kartların ömrünün sonuna yaklaştığı yorumlarına neden oluyor.
Kullanıcılar, FSR 4.1'in oyunlarda nasıl bir performans artışı sağlayacağını merakla bekliyor. AMD, ilk etapta popüler oyunlarla uyumluluk testlerinin sürdüğünü ve sürücü güncellemeleriyle birlikte desteğin genişleyeceğini duyurdu. RX 7000 kullanıcıları için Temmuz ayı, yeni teknolojinin gerçek dünya performansını görmek açısından kritik bir dönem olacak.
Gelecekte, AMD'nin FSR teknolojisini daha da geliştirmesi ve belki de RX 6000 serisi için planlanan tarihi öne çekmesi mümkün. Ancak şu an için şirketin resmi takvimi net: RX 7000 sahipleri 2024 yazında, RX 6000 sahipleri ise 2027'de güncellemeye kavuşacak. Bu süreçte AMD'nin rakiplerine karşı nasıl bir konum alacağı ve oyuncu kitlesinin tepkisi merak konusu.
Meta Yaz İndirimi: Ray-Ban Akıllı Gözlüklerde Rekor Düşük Fiyatlar
Meta'nın Yaz İndirimi etkinliği kapsamında Ray-Ban Meta akıllı gözlüklerinde büyük indirimler sunuluyor. Birinci nesil model 224,25 dolara (74 dolar indirim), ikinci nesil model ise 322,25 dolara (57 dolar indirim) satılıyor.
Meta, Black Friday dışındaki en büyük indirim etkinliği olan Yaz İndirimi'ni başlattı. 26 Mayıs'a kadar sürecek kampanya kapsamında Ray-Ban Meta akıllı gözlüklerinde önemli fiyat düşüşleri yaşanıyor. Birinci nesil model 224,25 dolara (74 dolar indirim) düşerken, ikinci nesil model 322,25 dolara (57 dolar indirim) satılıyor. Bu fiyatlar, her iki model için de şimdiye kadarki en düşük seviyeler olarak kaydedildi.
Her iki model de temel olarak aynı deneyimi sunuyor. Şık tasarımlarıyla sıradan bir Ray-Ban gözlüğünden ayırt edilmesi zor olan bu akıllı gözlükler, eller serbest 1080p fotoğraf ve kısa video çekme, Instagram veya Facebook'a canlı yayın yapma gibi özelliklere sahip. Ayrıca açık kulaklık tasarımı sayesinde müzik dinlerken çevrenizdeki sesleri duymanıza olanak tanıyor. Beş mikrofonlu dizi sayesinde aramalarda sesinizi net bir şekilde iletebiliyorsunuz.
Meta'nın yapay zeka asistanı özelliklerine de erişim sağlayan gözlükler, seyahatlerde İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca gibi dilleri gerçek zamanlı çevirebiliyor, bakılan yer işaretleri hakkında bilgi verebiliyor. Günlük hayatta ise buzdolabındaki malzemelere göre tarif önerme, randevu hatırlatma, QR kod tarama gibi işlevler sunuyor.
İki model arasındaki temel fark, ikinci neslin 30 fps'de 3K video kaydedebilmesi (birinci nesil 1440x1920 çözünürlükte). Bu, daha keskin video ve gelişmiş görüntü kalitesi anlamına geliyor. Ayrıca ikinci nesil, yoğun kullanımda 8 saate kadar pil ömrü sunuyor; bu, birinci neslin iki katı. Böylece gün boyu şarj etmeden rahatça kullanılabiliyor.
İndirimler Amazon, Best Buy ve Meta'nın kendi sitesinde geçerli. Birinci nesil model için Target'da da 224,99 dolara satış var. İkinci nesil model ise Ray-Ban'ın resmi sitesinde de aynı fiyattan sunuluyor. Her iki model de aynı temel özellikleri paylaştığı için bütçenize ve ihtiyaçlarınıza göre seçim yapabilirsiniz.
İndirimlerin ne kadar süre daha devam edeceği belirtilmemiş olsa da, 26 Mayıs'a kadar satın almak mümkün. Gelecekte Meta'nın bu tür kampanyaları tekrarlayıp tekrarlamayacağı ise şimdilik bilinmiyor.
Microsoft, Windows 11'de Hatalı Sürücüleri Otomatik Geri Alma Özelliğini Duyurdu
Microsoft, Windows Update üzerinden yüklenen hatalı sürücüleri otomatik olarak geri alacak yeni bir özelliği Eylül ayında Windows 11 kullanıcılarına sunuyor. Bu özellik, sürücü güncellemelerinin neden olduğu sistem kararsızlıklarını ve mavi ekran hatalarını önlemeyi hedefliyor.
Microsoft, Windows 11 işletim sisteminde önemli bir yeniliğe imza atıyor. Şirket, Windows Update aracılığıyla yüklenen hatalı sürücüleri otomatik olarak tespit edip geri alacak bir özelliği Eylül 2025 itibarıyla kullanıma sunacağını açıkladı. Bu özellik, özellikle sürücü güncellemelerinin ardından yaşanan sistem çökmeleri ve uyumluluk sorunlarını ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
Yeni özellik, Windows 11'in sürücü yönetim sistemine entegre edilen bir geri alma mekanizması ile çalışıyor. Sistem, bir sürücü güncellemesi yüklendikten sonra belirli bir süre boyunca sistem kararlılığını izliyor. Eğer mavi ekran hatası, donma veya donanım uyumsuzluğu gibi ciddi sorunlar tespit edilirse, Windows otomatik olarak önceki sürücü sürümüne dönüyor. Bu işlem, kullanıcı müdahalesi gerektirmeden arka planda gerçekleşiyor.
Microsoft'un bu adımı, özellikle kurumsal kullanıcılar ve IT yöneticileri için büyük bir rahatlama sağlayacak. Şirketler, hatalı sürücü güncellemeleri nedeniyle yaşanan iş kesintilerini ve destek maliyetlerini önemli ölçüde azaltabilecek. Ayrıca, ev kullanıcıları da sürücü sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalmadan daha stabil bir deneyim yaşayacak.
Özellik, ilk etapta Windows 11'in en güncel sürümünde (24H2) kullanıma sunulacak. Microsoft, bu özelliğin zamanla daha eski Windows 11 sürümlerine de geleceğini belirtti. Şirket ayrıca, Windows 10 için benzer bir özelliğin şu an için planlanmadığını ancak kullanıcı geri bildirimlerine göre değerlendirilebileceğini ifade etti.
Sürücü geri alma özelliği, Windows Update ayarlarında varsayılan olarak etkin gelecek. Ancak kullanıcılar, isterlerse bu özelliği Grup İlkesi veya Kayıt Defteri düzenlemeleri ile devre dışı bırakabilecek. IT yöneticileri, kurumsal cihazlarda bu özelliğin davranışını yönetmek için yeni politika ayarlarına erişebilecek.
Microsoft'un bu hamlesi, son yıllarda sürücü güncellemelerinin neden olduğu sorunların artmasıyla birlikte geldi. Özellikle grafik kartı ve ağ sürücülerindeki hatalar, kullanıcıların sıkça şikayet ettiği konular arasındaydı. Şirket, bu özellikle birlikte Windows Update'in güvenilirliğini artırmayı ve kullanıcı memnuniyetini yükseltmeyi hedefliyor.
Yeni özelliğin Eylül ayında yayınlanması planlanıyor. Ancak Microsoft, bu tarihin değişebileceğini ve özelliğin öncelikle Windows Insider programında test edileceğini duyurdu. Kullanıcılar, özelliğin tam sürümünü 2025 yılının son çeyreğinde görmeyi bekleyebilir.
Veri Merkezlerini Evinizin Yakınında Bulmak İçin Bu İnteraktif Haritayı Kullanın
Oregonlu Isabelle Reksopuro, eyaletinde Google'ın veri merkezleri için kamu arazilerini kullanmasını araştırarak bir interaktif harita oluşturdu. Harita, veri merkezi inşaatlarını ve yapay zeka politikalarını izlemeye olanak tanıyor.
Oregon'da yaşayan Isabelle Reksopuro, Google'ın eyaletindeki veri merkezleri için kamu arazilerini hızla satın aldığı haberlerini duyduğunda neye inanacağını bilemedi. Reksopuro, 'Veri merkezleri hakkında çok fazla yanlış bilgi var. Google bu arazileri aldığını reddediyor' dedi. Teknik olarak, Washington eyaleti sınırına yakın The Dalles şehrinin bu arazileri geri kazanmaya çalıştığını ve Google'ın sadece büyük, isimsiz bir enerji kullanıcısı olduğunu açıkladı. Şehir aslında Mount Hood Ulusal Ormanı'nın 150 dönümlük bir kısmının mülkiyetini talep etmişti ve 2020 nüfus sayımına göre 16.010 olan nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için Mount Hood'un su havzasına erişime ihtiyacı olduğunu belirtmişti.
Reksopuro, bu durum üzerine veri merkezi inşaatlarını ve yapay zeka politikalarını takip eden interaktif bir harita oluşturdu. Harita, kullanıcıların kendi bölgelerindeki veri merkezlerini bulmasına ve bu tesislerin çevresel etkilerini anlamasına yardımcı oluyor. Harita, Google, Amazon, Microsoft gibi büyük teknoloji şirketlerinin yanı sıra daha küçük oyuncuların da veri merkezi projelerini gösteriyor. Kullanıcılar, harita üzerinde tıklayarak her bir projenin detaylarına, inşaat durumuna ve ilgili politika belgelerine ulaşabiliyor.
Veri merkezleri, bulut bilişim ve yapay zeka hizmetlerinin temelini oluşturuyor. Ancak bu tesisler, büyük miktarda enerji ve su tüketimiyle çevresel kaygılara yol açıyor. Reksopuro'nun haritası, bu kaygıları ele almayı ve şeffaflığı artırmayı hedefliyor. Harita, özellikle su kıtlığı yaşanan bölgelerdeki veri merkezlerinin su kullanımını vurguluyor. Ayrıca, yapay zeka politikalarının veri merkezi inşaatlarını nasıl etkilediğini gösteren bir katman da içeriyor.
Reksopuro, haritayı oluştururken kamuya açık kayıtlardan, şirket raporlarından ve yerel haberlerden yararlandı. Harita, sürekli güncelleniyor ve kullanıcıların katkılarına açık. Reksopuro, 'İnsanların kendi arka bahçelerinde neler olduğunu görmelerini istiyorum' diyor. Harita, şu anda Amerika Birleşik Devletleri'ndeki veri merkezlerine odaklanmış olsa da, gelecekte küresel çapta genişletilmesi planlanıyor.
Kullanıcılar, haritayı kullanarak kendi bölgelerindeki veri merkezlerini bulabilir ve bu tesislerin yerel topluluklar üzerindeki etkilerini değerlendirebilir. Harita, aynı zamanda veri merkezi inşaatlarına karşı çıkan aktivistler ve topluluk grupları için de bir araç olarak hizmet veriyor. Reksopuro, haritanın daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlayacağını umuyor.
Gelecekte, Reksopuro haritaya daha fazla veri katmanı eklemeyi planlıyor. Bunlar arasında karbon emisyonları, yenilenebilir enerji kullanımı ve istihdam verileri yer alıyor. Ayrıca, kullanıcıların kendi verilerini ekleyebileceği bir forum oluşturmayı da düşünüyor. Harita, teknoloji şirketlerinin veri merkezi yatırımlarının çevresel ve sosyal etkilerini anlamak isteyen herkes için değerli bir kaynak haline geliyor.





