Biznab
𝕏fin

Giyilebilir robotik teknoloji markası HyperShell, Bilkom güvencesiyle Türkiye’de

Yapay zeka destekli dış iskelet sistemleriyle tanınan HyperShell, Bilkom'un distribütörlüğünde Türkiye pazarına giriş yaptı. Marka, özellikle fiziksel güç gerektiren işlerde kullanılmak üzere geliştirdiği giyilebilir robotik çözümler sunuyor.

Biznab Editör
·
Giyilebilir robotik teknoloji markası HyperShell, Bilkom güvencesiyle Türkiye’de

Yapay zeka destekli dış iskelet sistemleriyle giyilebilir robotik teknoloji alanında faaliyet gösteren HyperShell, Bilkom güvencesiyle Türkiye pazarına adım atıyor. Şirket, özellikle ağır sanayi, lojistik ve inşaat gibi sektörlerde çalışanların fiziksel yükünü azaltmayı hedefleyen ürünleriyle dikkat çekiyor. HyperShell'in Türkiye'deki dağıtımını üstlenecek olan Bilkom, teknoloji ürünlerinin yanı sıra giyilebilir robotik alanında da portföyünü genişletmiş oluyor.

HyperShell'in geliştirdiği dış iskelet sistemleri, kullanıcının vücut hareketlerini algılayarak anlık destek sağlıyor. Yapay zeka algoritmaları sayesinde kullanıcının yaptığı işe göre güç ayarı yapabilen cihazlar, özellikle bel ve omurga yaralanmalarını önlemeye yardımcı oluyor. Sistem, motor ve sensörlerle donatılmış bir kemer ve bacak desteklerinden oluşuyor. Ağır yük kaldırma, tekrarlayan eğilme veya uzun süre ayakta durma gibi durumlarda kullanıcıya ekstra kuvvet veriyor.

Markanın en dikkat çekici ürünlerinden biri olan HyperShell Pro, 30 kilograma kadar yük kaldırma kapasitesine sahip. Cihaz, kullanıcının bel çevresine takılıyor ve bacaklara uzanan karbon fiber desteklerle vücut ağırlığını dağıtıyor. Pil ömrü ise ortalama 8 saat sürekli kullanım sağlıyor. HyperShell ayrıca daha hafif işler için tasarlanmış HyperShell Lite modelini de sunuyor. Bu model, 15 kilograma kadar destek veriyor ve daha kompakt bir yapıya sahip.

HyperShell'in Türkiye'ye girişi, özellikle iş sağlığı ve güvenliği alanında önemli bir yenilik olarak değerlendiriliyor. Türkiye'de her yıl binlerce iş kazası, ağır yük kaldırma ve yanlış duruş kaynaklı bel fıtığı gibi sorunlardan meydana geliyor. HyperShell'in dış iskelet sistemleri, bu tür yaralanmaların önüne geçmeyi amaçlıyor. Şirket yetkilileri, ürünlerin özellikle otomotiv, lojistik ve inşaat sektörlerinde yoğun ilgi görmesini bekliyor.

Bilkom, HyperShell ürünlerini Türkiye'deki işletmelere satışa sunacak. Şirket, ayrıca demo ve eğitim hizmetleri de sağlayacak. HyperShell'in fiyatlandırması henüz netleşmemiş olsa da, Pro modelinin yaklaşık 5.000 dolar, Lite modelinin ise 3.000 dolar civarında olması bekleniyor. Türkiye'deki satış fiyatları, vergiler ve distribütör marjıyla birlikte belirlenecek.

HyperShell'in Türkiye lansmanı, 2024 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşecek. İlk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki sanayi bölgelerine odaklanılacak. Şirket, ayrıca fuar ve etkinliklerde ürünlerini tanıtmayı planlıyor. HyperShell, Türkiye pazarında uzun vadeli bir büyüme hedefliyor ve yerel iş birliklerine açık olduğunu belirtiyor.

Bilkom Genel Müdürü, HyperShell'in Türkiye'deki potansiyeline dikkat çekerek, "Giyilebilir robotik teknolojiler, iş gücü verimliliğini artırırken çalışan sağlığını da koruyor. HyperShell'in yenilikçi çözümlerini Türkiye'ye getirmekten mutluluk duyuyoruz" dedi. HyperShell yetkilileri ise Türkiye'nin bölgesel bir üs haline gelmesini hedeflediklerini ifade etti.

💡 Bu konudaki aracımızı deneyin

Resim Boyutlandırıcı

Fotoğraflarınızı istediğiniz boyuta getirin

Sonraki Haber

Asus ROG Ally X20 OLED ile Geliyor: 7.4 İnç Ekran, Yeni Kumanda ve Sınırlı Üretim

Asus, ROG Ally X20 modelini OLED ekran, manyetik TMR thumbstickler ve dönüştürülebilir D-pad ile duyurdu. Cihaz, tatil sezonunda sınırlı sayıda üretilecek.

Biznab Editör
·
Asus ROG Ally X20 OLED ile Geliyor: 7.4 İnç Ekran, Yeni Kumanda ve Sınırlı Üretim

Asus, taşınabilir oyun bilgisayarı serisini yenileyerek ROG Ally X20 modelini duyurdu. Yeni cihaz, önceki neslin en çok eleştirilen yönlerinden biri olan ekran kalitesini OLED panele geçerek iyileştiriyor. Şirket, bu modeli tatil sezonunda sınırlı sayıda üreteceğini açıkladı.

X20, selefi ROG Ally'in 7 inçlik ekranını 7.4 inçe çıkarıyor. Bu boyut, Steam Deck OLED ile aynı seviyede ve Switch 2'nin 7.9 inçlik ekranına yaklaşıyor. 1080p çözünürlüğündeki HDR panel, parlaklık konusunda da büyük bir sıçrama yapıyor: 500 nit'ten 1400 nit'e yükselen maksimum parlaklık, güneş ışığı altında oyun oynamayı kolaylaştırmak için yansıma önleyici kaplamayla destekleniyor.

120 Hz tazeleme hızı sunan ekran, Dolby Vision HDR renkleri ve FreeSync Premium Pro teknolojisini destekliyor. Bu sayede daha geniş renk gamı ve akıcı kare hızları elde ediliyor. Kontrol tarafında ise X20, manyetik TMR thumbstickler kullanıyor. Bu parçalar, orijinal Ally'deki karbon film potansiyometrelere kıyasla stick drift ve fiziksel aşınmaya karşı daha dayanıklı.

Yeni D-pad ise dikkat çekici bir özellik olarak öne çıkıyor. Kaldırıp çevirme mekanizması sayesinde dört yönlü haçtan sekiz yönlü dairesel bir yapıya dönüşebiliyor. Bu tasarım, Xbox 360'ın bazı klasik kumandalarında bulunan dönüştürülebilir D-pad'i anımsatıyor.

Asus, X20'yi standart bir ürün yerine koleksiyonluk bir cihaz olarak konumlandırıyor. Bu durum, şirketin OLED ekranı serinin kalıcı bir parçası haline getirmek yerine sınırlı bir sürümde sunmayı tercih ettiğini gösteriyor. Fiyatlandırma ve tam teknik özellikler henüz açıklanmadı.

Cihazın tatil sezonunda satışa çıkması planlanıyor. Asus, önümüzdeki aylarda daha fazla detay paylaşacağını duyurdu.

Block Rush Pro
Block Rush Pro
Sonraki Haber

AMD, AM5 soket desteğini en az 2029'a kadar uzattı; AM4 hâlâ güncel

AMD, Computex etkinliğinde AM5 soket desteğini en az 2029'a kadar uzattığını duyurdu. Ayrıca AM4 soketi için Ryzen 7 5800X3D'nin 10. Yıl Dönümü Sürümü'nü 349 dolardan yeniden piyasaya süreceğini açıkladı.

Biznab Editör
·
AMD, AM5 soket desteğini en az 2029'a kadar uzattı; AM4 hâlâ güncel

AMD, Computex 2025'te işlemci soket desteği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Şirket, mevcut AM5 soketinin en az 2029 yılına kadar destekleneceğini duyurdu. Bu karar, AMD'nin anakart uyumluluğu konusunda Intel'e kıyasla daha uzun vadeli bir taahhüt sunduğu geleneğini sürdürüyor. AM5 soketi başlangıçta 2025'e kadar desteklenecekti, ardından 2027+ olarak güncellenmişti; yeni duyuruyla bu süre en az 2029'a çekilmiş oldu.

AMD ayrıca, 2022'de piyasaya sürülen Ryzen 7 5800X3D işlemcisini "10. Yıl Dönümü Sürümü" adıyla yeniden satışa sunacağını açıkladı. Bu sürüm, AM4 soketinin 10 yıldır piyasada olmasına atfen bu ismi taşıyor. İşlemci, genel üretkenlik görevlerinde standart 8 çekirdekli Ryzen 5000 serisi CPU'lara göre daha yavaş olsa da, 64 MB ek L3 önbellek sayesinde oyun performansında belirgin bir avantaj sağlıyor.

Ryzen 7 5800X3D, özellikle yüksek performanslı bir ekran kartını AM4 anakartla kullanmak isteyen kullanıcılar için CPU darboğazını azaltmaya yardımcı olabilir. İşlemcinin yeniden lansmanı 25 Haziran'da gerçekleşecek ve önerilen perakende satış fiyatı 349 dolar olarak belirlendi. Bu fiyat, işlemcinin şu anki ikinci el piyasa değerinden daha düşük.

AM4 soketinin bu kadar uzun süre desteklenmesi, yeni bir bilgisayar kurmanın veya büyük bir yükseltme yapmanın maliyetinin arttığı günümüzde kullanıcılar için önemli bir avantaj sunuyor. AMD, AM4 platformunu hâlâ güncel tutarak, bütçe dostu bir yükseltme yolu sağlamış oluyor.

AM5 soket desteğinin 2029'a uzatılması, Ryzen 9000 serisi ve sonrası işlemciler için de uzun vadeli bir yükseltme yolu vaat ediyor. Bu, özellikle yeni bir anakart yatırımı yapmayı düşünen kullanıcılar için önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

AMD'nin bu hamleleri, hem mevcut AM4 kullanıcılarına hem de yeni AM5 platformuna geçmeyi düşünenlere hitap ediyor. Şirket, uzun süreli soket desteğiyle kullanıcı sadakatini pekiştirmeyi hedefliyor.

Ryzen 7 5800X3D 10. Yıl Dönümü Sürümü, 25 Haziran'da 349 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunulacak. AM5 soket desteğinin 2029'a kadar uzatılması ise resmi olarak duyuruldu.

Fireball Burn
Fireball Burn
Sonraki Haber

HP, RTX Spark Süper Çip ile Güçlendirilmiş OmniBook Ultra 16 ve OmniBook X 14'ü Duyurdu

HP, Nvidia RTX Spark süper çipiyle donatılmış OmniBook Ultra 16 ve OmniBook X 14 modellerini tanıttı. Bu cihazlar, 12K video düzenleme kapasitesi sunan dünyanın en ince dizüstü bilgisayarları olarak öne çıkıyor.

Biznab Editör
·
HP, RTX Spark Süper Çip ile Güçlendirilmiş OmniBook Ultra 16 ve OmniBook X 14'ü Duyurdu

HP, yeni nesil dizüstü bilgisayar serisini duyurdu. OmniBook Ultra 16 ve OmniBook X 14, Nvidia RTX Spark süper çipiyle güçlendirilmiş modeller olarak dikkat çekiyor. Şirket, bu cihazların dünyanın en ince dizüstü bilgisayarları olduğunu belirtiyor. Yeni modeller, özellikle yaratıcı profesyoneller ve video editörleri için tasarlanmış durumda.

OmniBook Ultra 16, 16 inçlik ekranıyla geniş bir çalışma alanı sunuyor. Cihaz, 12K video düzenleme yeteneği ile öne çıkıyor. Bu özellik, yüksek çözünürlüklü içerik üreten kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Nvidia RTX Spark süper çipi, grafik işleme konusunda üstün performans vadediyor.

OmniBook X 14 ise daha kompakt bir yapıya sahip. 14 inçlik ekranıyla taşınabilirliği ön planda tutan model, aynı güçlü donanımı barındırıyor. Her iki cihaz da ince tasarımlarıyla dikkat çekiyor. HP, bu bilgisayarların kalınlık konusunda sektörde bir ilk olduğunu iddia ediyor.

Yeni OmniBook serisi, yapay zeka destekli özelliklerle de donatılmış. RTX Spark çipi, makine öğrenimi görevlerinde hızlandırma sağlıyor. Bu sayede video düzenleme, 3D modelleme ve veri analizi gibi işlemler daha verimli hale geliyor. HP, cihazların özellikle yaratıcı endüstrilerdeki kullanıcılar için ideal olduğunu vurguluyor.

Teknik detaylara bakıldığında, OmniBook Ultra 16 ve OmniBook X 14, yüksek performanslı işlemcilerle donatılmış. Her iki modelde de en yeni nesil Intel veya AMD işlemciler kullanılıyor. RAM ve depolama seçenekleri ise kullanıcı ihtiyaçlarına göre yapılandırılabiliyor. Cihazlar, uzun pil ömrü ve hızlı şarj desteği sunuyor.

HP, bu yeni modellerin fiyatlandırması ve çıkış tarihi hakkında henüz net bir bilgi paylaşmadı. Ancak şirket, OmniBook serisinin önümüzdeki aylarda piyasaya sürüleceğini duyurdu. Cihazların, özellikle video editörleri ve grafik tasarımcılar arasında ilgi görmesi bekleniyor.

OmniBook Ultra 16 ve OmniBook X 14, HP'nin ince ve güçlü dizüstü bilgisayar pazarındaki iddiasını artırıyor. Nvidia RTX Spark çipi sayesinde 12K video düzenleme gibi ağır iş yüklerinin üstesinden gelebilen bu cihazlar, yaratıcı profesyoneller için yeni bir standart belirliyor. HP, resmi lansman tarihini ve fiyatları ilerleyen günlerde açıklayacak.

Space Hero X
Space Hero X
Sonraki Haber

SpaceX Halka Arzında Su Erişimi Risk Faktörü Olarak Belirtildi

SpaceX, halka arz başvurusunda veri merkezlerini soğutmak için 'önemli' su kaynaklarına ihtiyaç duyduğunu ve bol, uygun fiyatlı suya erişimin bir zorluk olduğunu açıkladı.

Biznab Editör
·
SpaceX Halka Arzında Su Erişimi Risk Faktörü Olarak Belirtildi

SpaceX, gerçekleştirmeyi planladığı ilk halka arz (IPO) öncesinde yatırımcılara sunduğu risk faktörleri arasında suya erişimi de dahil etti. Şirket, veri merkezlerinin soğutulması için büyük miktarda su gerektiğini ve bu kaynağa yeterli ve ekonomik şekilde ulaşmanın giderek zorlaştığını belirtti. Bu durum, SpaceX'in operasyonel maliyetlerini ve genişleme planlarını etkileyebilecek önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

SpaceX'in Starlink uydu internet hizmeti ve diğer uzay teknolojileri için kullandığı veri merkezleri, yüksek ısı üreten sunucuların soğutulmasında su bazlı sistemlere bağımlı. Şirket, özellikle kurak bölgelerdeki tesislerinde su temininin maliyet ve bulunabilirlik açısından ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti. İklim değişikliği ve artan su kıtlığı, bu riski daha da belirgin hale getiriyor.

Uzmanlar, teknoloji devlerinin su tüketiminin giderek daha fazla mercek altına alındığına dikkat çekiyor. Google, Microsoft ve Amazon gibi şirketler, veri merkezlerinin su ayak izini azaltmak için yenilikçi soğutma teknolojilerine yatırım yapıyor. SpaceX'in bu alanda henüz somut bir adım atmamış olması, yatırımcılar için potansiyel bir endişe kaynağı olarak görülüyor.

SpaceX'in halka arz başvurusunda su riskine yer vermesi, şirketin çevresel ve operasyonel zorluklara karşı şeffaflık politikasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Ancak bu açıklama, aynı zamanda şirketin büyüme hedefleri önünde önemli bir engel olduğunu da ortaya koyuyor. Özellikle Starlink'in küresel ölçekte yaygınlaşmasıyla birlikte su talebinin daha da artması bekleniyor.

Şirket yetkilileri, su kullanımını optimize etmek ve alternatif soğutma yöntemleri geliştirmek için çalışmalar yürüttüklerini ancak mevcut teknolojilerle suya olan bağımlılığın tamamen ortadan kaldırılamayacağını belirtti. Bu durum, SpaceX'in yeni veri merkezi lokasyonları seçerken su kaynaklarına yakınlığı önemli bir kriter haline getireceğini gösteriyor.

Halka arz sürecinde yatırımcıların dikkatle değerlendireceği bu risk faktörü, SpaceX'in hisse senedi fiyatlamasında da etkili olabilir. Şirketin su yönetimi stratejisi ve bu alandaki yatırımları, uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip. SpaceX, başvuru belgelerinde suya erişim sorununun operasyonlarını ve finansal durumunu olumsuz etkileyebileceğini kabul etti.

SpaceX'in halka arz tarihi henüz netleşmezken, şirketin karşı karşıya olduğu bu çevresel risk, teknoloji sektöründe su kullanımına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yatırımcılar, SpaceX'in bu zorluğu nasıl yöneteceğini ve alternatif çözümler geliştirip geliştiremeyeceğini yakından takip edecek.

Benzer Haberler