Hugging Face'ten 2.500 Dolarlık 3D Baskılı İnsansı Robot Bacakları
Hugging Face, araştırmacıların yapay zeka yazılımlarını fiziksel bir gövdede test etmesini sağlayacak 2.500 dolarlık 3D baskılı insansı robot bacakları projesini duyurdu. LeRobot Humanoid adlı proje, donanım ve yazılım bileşenlerini açık kaynak olarak sunuyor.
Hugging Face, makine öğrenimi ve yapay zeka geliştirme platformu olarak bilinen şirket, araştırmacıların robotik yazılımları fiziksel ortamda test etmesine olanak tanıyacak yeni bir proje başlattı. LeRobot Humanoid adı verilen proje, 2.500 dolar gibi nispeten düşük bir maliyetle 3D baskılı parçalar ve hazır bileşenler kullanılarak üretilebilen insansı robot bacakları sunuyor. Proje, robotik araştırmaları daha erişilebilir kılmayı hedefliyor.
LeRobot Humanoid, yalnızca donanım değil, aynı zamanda yazılım araçlarını da içeren kapsamlı bir paket olarak tasarlandı. Proje kapsamında malzeme listesi, 3D baskı dosyaları, kablolama dokümantasyonu ve fiziksel montaj talimatları paylaşıldı. Ayrıca robotun hem fiziksel gövdede hem de simülasyon ortamında kalibrasyonu ve kontrolü için yazılım araçları da sunuluyor. Bu sayede araştırmacılar, robotu kolayca inşa edip anlayabilir, onarabilir ve çeşitli öğrenme deneyleri için kullanabilir.
Hugging Face'te robotik mühendisi olan Virgile Batto, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, "En gelişmiş insansı robotu arıyorsanız, bu değil. Ancak inşa edebileceğiniz, anlayabileceğiniz, onarabileceğiniz, enstrüman ekleyebileceğiniz, simüle edebileceğiniz ve öğrenme deneyleri için kullanabileceğiniz bir insansı robot arıyorsanız, işte bu robotu yapmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, yüksek maliyetli ve kapalı sistemler yerine açık kaynak ve düşük maliyetli çözümleri ön plana çıkarıyor.
Projenin temel amacı, yapay zeka destekli robotik yazılımların gerçek dünya deneylerinde fiziksel bir beden içinde test edilmesini kolaylaştırmak. Mevcut durumda birçok araştırma, simülasyon ortamlarında gerçekleştiriliyor ancak fiziksel dünyadaki dinamikler simülasyonlardan farklılık gösterebiliyor. LeRobot Humanoid, araştırmacılara uygun fiyatlı bir fiziksel test platformu sunarak bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor.
LeRobot Humanoid, şu an için yalnızca bacaklardan oluşuyor ve tam bir insansı robot gövdesi sunmuyor. Ancak proje, modüler yapısı sayesinde gelecekte üst gövde, kollar ve baş gibi diğer bileşenlerin eklenmesine olanak tanıyacak şekilde tasarlandı. Hugging Face, projenin sürekli geliştirileceğini ve topluluk katkılarına açık olduğunu belirtiyor.
Projenin donanım bileşenleri, 3D yazıcıya sahip olan herkes tarafından üretilebilecek şekilde tasarlanmış. Kullanılan hazır bileşenler ise çoğu elektronik malzeme satıcısından temin edilebiliyor. Bu sayede araştırmacılar, özel ekipmanlara ihtiyaç duymadan kendi robotlarını inşa edebilecek. Hugging Face, projenin tüm dokümantasyonunu ve yazılımını GitHub üzerinden açık kaynak olarak yayınladı.
LeRobot Humanoid, henüz maraton koşabilecek bir performansa sahip değil. Ancak projenin asıl hedefi, yüksek performanslı robotlar yapmak değil, araştırmacılara uygun maliyetli ve esnek bir deney platformu sağlamak. Hugging Face, bu projeyle birlikte robotik alanındaki yapay zeka araştırmalarının hızlanmasını ve daha geniş bir araştırmacı kitlesinin bu alana katılmasını umuyor.
Papa Leo XIV'in Yapay Zeka Genelgesi Aslında Teknolojiyle İlgili Değil
Papa Leo XIV'in ilk genelgesi, yapay zekayı mercek olarak kullanarak güç yoğunlaşması, demokrasinin aşınması ve dünyayı kendi çıkarlarına göre şekillendiren teknoloji seçkinleri gibi eski sorunları teşhis ediyor.
Katolik Kilisesi'nin yeni lideri Papa Leo XIV, yayımladığı ilk genelgede yapay zeka konusunu ele aldı. Ancak belge, teknolojinin kendisinden ziyade, yapay zekanın günümüz toplumunda zaten var olan derin sorunları görünür kıldığı bir çerçeve sunuyor. Genelge, yapay zekayı bağımsız bir tehdit olarak değil, mevcut güç dinamiklerini ve etik çöküşü yansıtan bir ayna olarak konumlandırıyor.
Papa'ya göre yapay zeka, aslında insanlığın karşı karşıya olduğu üç temel sorunun tezahürü: gücün aşırı yoğunlaşması, demokratik kurumların zayıflaması ve teknoloji elitlerinin dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirme eğilimi. Genelge, bu sorunların yapay zeka çağında daha da belirgin hale geldiğini vurguluyor.
Belgede, teknoloji şirketlerinin ve onların arkasındaki sermaye gruplarının, yapay zeka sistemlerinin tasarımı ve dağıtımı üzerinde orantısız bir kontrole sahip olduğu ifade ediliyor. Bu durum, karar alma mekanizmalarının şeffaflıktan uzaklaşmasına ve toplumsal fayda yerine özel kârın öncelenmesine yol açıyor. Papa, bu güç yoğunlaşmasının demokratik süreçleri tehdit ettiğini savunuyor.
Genelge, yapay zekanın getirdiği etik ikilemleri de masaya yatırıyor. Özellikle algoritmik önyargı, işsizlik, mahremiyet ihlalleri ve insan onurunun zedelenmesi gibi konulara dikkat çekiliyor. Ancak Papa, bu sorunların çözümünün sadece daha iyi teknolojiler geliştirmekle mümkün olmadığını, aynı zamanda toplumsal yapının ve değerlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Papa Leo XIV, genelgede teknoloji elitlerini eleştirirken, onların dünyayı kendi ideolojik ve ticari çıkarlarına göre şekillendirdiğini öne sürüyor. Bu durumun, küresel eşitsizlikleri derinleştirdiği ve toplumları kutuplaştırdığı ifade ediliyor. Genelge, teknolojinin tarafsız olmadığını, aksine belirli güç ilişkilerini ve dünya görüşlerini yansıttığını vurguluyor.
Belgenin odağında, yapay zekanın insanlığın ortak iyiliği için yönlendirilmesi gerektiği fikri yer alıyor. Papa, uluslararası iş birliği ve etik düzenlemelerin önemine işaret ederek, teknolojinin demokratik denetime tabi olması gerektiğini savunuyor. Genelge, bu bağlamda sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlere ve dini liderlere önemli sorumluluklar düştüğünü belirtiyor.
Sonuç olarak, Papa Leo XIV'in yapay zeka genelgesi, teknolojik bir yeniliği değerlendirmekten ziyade, insanlığın kadim sorunlarına yeni bir perspektiften bakmayı amaçlıyor. Genelge, yapay zekayı bir araç olarak kullanarak güç, demokrasi ve etik üzerine bir tartışma başlatıyor. Vatikan, bu belgeyle teknoloji dünyasına yönelik eleştirel bir duruş sergilerken, aynı zamanda daha adil bir toplum inşası için çağrıda bulunuyor.
Google Gemini'nin Yeni Kullanım Limitleri Kullanıcıları Hayal Kırıklığına Uğrattı
Google, Gemini yapay zeka asistanına hesaplama tabanlı kullanım limitleri getirdi. Kullanıcılar, tek bir komutla kotanın dolmasından şikayetçi.
Google'ın yapay zeka asistanı Gemini için uygulamaya koyduğu yeni kullanım limitleri, kullanıcılar arasında memnuniyetsizlik yaratıyor. Şirket, geçtiğimiz günlerde Gemini'nin ücretsiz sürümünde hesaplama tabanlı bir kota sistemi başlattı. Bu sistem, kullanıcıların belirli bir süre içinde yapabileceği işlem sayısını sınırlandırıyor. Ancak bazı kullanıcılar, tek bir uzun veya karmaşık komutun bile tüm kotayı tüketebildiğini belirtiyor.
Yeni limitler, özellikle uzun metin analizi, kod yazma veya kapsamlı araştırma gibi yoğun işlem gerektiren görevlerde sorun yaratıyor. Kullanıcılar, birkaç cümlelik bir komutun bile kotayı doldurduğunu ve ardından saatlerce bekleme yapmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Google, bu değişikliğin kaynakları daha adil dağıtmak ve sunucu yükünü azaltmak amacıyla yapıldığını açıkladı.
Reddit ve X gibi platformlarda kullanıcılar, limitlerin çok düşük olduğunu ve Gemini'nin kullanılabilirliğini ciddi şekilde etkilediğini dile getiriyor. Bir kullanıcı, "Sadece bir e-posta taslağı yazdım ve kotam doldu. Bu çok saçma" yorumunu yaptı. Başka bir kullanıcı ise, "Gemini'yi iş için kullanıyordum ama artık mümkün değil. ChatGPT'ye geri döneceğim" ifadelerini kullandı.
Google, limitlerin hesaplama birimleri üzerinden tanımlandığını ve her komutun işlem süresine göre farklı miktarda birim tükettiğini belirtti. Şirket, kullanıcıların kotasını artırmak için Gemini Advanced aboneliğine yönlendiriyor. Advanced sürüm, aylık 19.99 dolar karşılığında daha yüksek limitler ve ek özellikler sunuyor.
Uzmanlar, bu tür limitlerin yapay zeka hizmetlerinde yaygınlaştığını ancak Google'ın uygulamasının kullanıcı deneyimini olumsuz etkilediğini söylüyor. Özellikle ücretsiz kullanıcıların, limitlerin ne zaman dolacağını öngörememesi büyük bir sorun olarak görülüyor. Google, limitlerin kullanıcı arayüzünde görüntülenebildiğini ancak birçok kullanıcının bu bilgiyi yeterli bulmadığını ifade ediyor.
Şu an için Google'ın limitleri revize edip etmeyeceği bilinmiyor. Şirket, kullanıcı geri bildirimlerini değerlendirdiğini ancak herhangi bir değişiklik duyurusu yapmadı. Gemini'nin ücretsiz sürümü, belirtilen limitlerle kullanılmaya devam ediyor. Google, resmi açıklamasında "Kaynakları adil kullanmak için bu limitleri getirdik. Kullanıcı deneyimini iyileştirmek için çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Google Gemini ve Copilot arasında İstanbul billboardlarında yapay zeka rekabeti kızıştı
İstanbul'un çeşitli noktalarında Google Gemini ve Microsoft Copilot arasında billboardlarda görsel bir rekabet yaşanıyor. Google, Gemini'nin görsel üretim yeteneklerini vurgulayan bir kampanya başlatırken, Microsoft da Copilot'u öne çıkaran reklamlarla yanıt veriyor.
İstanbul'un işlek caddelerinde ve meydanlarında, yoldan geçenler iki teknoloji devi arasında sıra dışı bir görsel diyaloğa tanıklık ediyor. Bir billboardda Google'ın yapay zeka platformu Gemini, insanları "daha fazlası" olmaya davet ediyor. Kampanya, platformun görsel üretim araçlarını kullanarak bir model olmak, uzayı keşfetmek, bir futbol yıldızı gibi gol atmak ya da kişinin kendisinin daha gösterişli ve idealize edilmiş bir versiyonuna bürünmek gibi yaratıcı senaryoları teşvik ediyor.
Google'ın bu hamlesine karşılık Microsoft, kendi yapay zeka asistanı Copilot'u tanıtan billboardlarla yanıt verdi. Microsoft'un reklamlarında Copilot'un günlük işleri kolaylaştırma, belge özetleme ve yaratıcı içerik üretme gibi yetenekleri ön plana çıkarılıyor. İki şirket arasındaki bu rekabet, yapay zeka teknolojilerinin tüketiciye ulaşma stratejilerinde görsel ve mekansal unsurların ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor.
Google Gemini, geçtiğimiz aylarda kullanıma sunulan ve metin, görsel, video gibi çoklu ortam içeriklerini işleyebilen bir yapay zeka modeli olarak dikkat çekiyor. Platform, kullanıcıların hayal gücünü kullanarak fotoğraflarını dönüştürmesine, sanatsal görseller oluşturmasına ve hatta kısa videolar üretmesine olanak tanıyor. Google'ın İstanbul'daki billboard kampanyası, bu yaratıcı özellikleri vurgulayarak kullanıcıları denemeye teşvik etmeyi amaçlıyor.
Microsoft Copilot ise işletmeler ve bireysel kullanıcılar için üretkenlik odaklı bir yapay zeka asistanı olarak konumlanıyor. Copilot, Microsoft 365 uygulamalarıyla entegre çalışarak e-posta yazma, veri analizi, sunum hazırlama gibi görevlerde yardımcı oluyor. Microsoft'un billboardları, Copilot'un iş hayatındaki pratik faydalarını öne çıkararak profesyonel kullanıcıları hedefliyor.
Uzmanlar, bu tür açık hava reklam kampanyalarının yapay zeka hizmetlerinin benimsenmesinde önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Özellikle büyük şehirlerdeki billboardlar, teknoloji şirketlerinin marka bilinirliğini artırmak ve potansiyel kullanıcılara doğrudan ulaşmak için etkili bir araç olarak görülüyor. Google ve Microsoft arasındaki bu rekabet, yapay zeka pazarının giderek daha rekabetçi hale geldiğini ve şirketlerin pazarlama stratejilerinde yaratıcı yöntemlere yöneldiğini ortaya koyuyor.
İstanbul'daki billboard savaşı, her iki şirketin de Türkiye pazarına verdiği önemi gösteriyor. Google Gemini ve Microsoft Copilot, henüz Türkiye'de tam anlamıyla kullanıma sunulmamış olsa da, bu reklam kampanyaları kullanıcıların ilgisini çekmeyi ve ürünleri tanıtmayı hedefliyor. Şirketlerin resmi açıklamalarına göre, her iki platformun da Türkiye'deki kullanıma sunulma tarihleri önümüzdeki aylarda netleşecek.
Google ve Microsoft arasındaki bu görsel rekabet, yapay zeka teknolojilerinin günlük hayata entegrasyonunun ne kadar hızlandığını gözler önüne seriyor. İstanbul'un sokaklarında başlayan bu billboard savaşı, teknoloji devlerinin yapay zeka alanındaki iddialarını ve pazarlama stratejilerini yansıtıyor. Her iki şirket de kullanıcıları kendi platformlarını denemeye davet ederken, bu rekabetin tüketicilere daha iyi hizmetler sunulmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Papa Leo'dan yapay zeka uyarısı: İnsanlığa hizmet etmeli, güç yoğunlaşmasına yol açmamalı
Papa Leo, 42.300 kelimelik genelgesinde yapay zekanın eğitim, çocuk güvenliği, güç yoğunlaşması ve silahlanma alanlarında yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Vatikan, yapay zekanın insan onurunu merkeze alan etik ilkelerle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Papa Leo, yayımladığı 42.300 kelimelik genelgede yapay zekanın insanlık için taşıdığı risklere işaret etti. Vatikan'dan yapılan açıklamada, teknolojinin güç yoğunlaşmasına yol açmaması ve insan onurunu merkeze alması gerektiği belirtildi. Genelge, yapay zekanın eğitimden çocuk güvenliğine, silahlanmadan ekonomik eşitsizliğe kadar pek çok alanda denetlenmesi çağrısında bulunuyor.
Papa Leo, belgede yapay zekanın insanlığın ortak yararına hizmet etmesi gerektiğini, aksi takdirde küresel eşitsizlikleri derinleştirebileceğini ifade etti. Özellikle eğitimde yapay zeka kullanımının çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunan Papa, bu alanda sıkı düzenlemeler yapılmasını istedi.
Genelgede, yapay zeka destekli silah sistemlerine de değinildi. Papa Leo, otonom silahların insan kontrolü dışında karar almasının kabul edilemez olduğunu belirterek, bu tür teknolojilerin uluslararası anlaşmalarla yasaklanması gerektiğini söyledi. Vatikan, yapay zekanın askeri alandaki kullanımının insanlık için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Papa Leo, yapay zeka şirketlerinin kâr odaklı çalışmalarının toplumsal faydayı ikinci plana attığını belirtti. Büyük teknoloji firmalarının elinde toplanan veri ve algoritma gücünün demokratik süreçleri tehdit ettiğini ifade eden Papa, bu gücün adil bir şekilde dağıtılması için küresel iş birliği çağrısı yaptı.
Vatikan, genelgede yapay zeka etiği konusunda uluslararası bir çerçeve oluşturulması önerisinde bulundu. Papa Leo, teknolojinin insanlığın hizmetinde olması gerektiğini, aksi takdirde insanlığın kendi yarattığı bir araç tarafından kontrol altına alınabileceği uyarısında bulundu.
Genelge, Katolik Kilisesi'nin yapay zeka konusundaki en kapsamlı açıklaması olarak kayıtlara geçti. Vatikan, belgenin tüm dünya liderlerine ve teknoloji şirketlerine yapay zekanın etik kullanımı konusunda bir rehber olmasını hedefliyor. Papa Leo, genelgenin sonunda yapay zekanın insanlığın ortak iyiliği için kullanılması gerektiğini yineleyerek, bu konuda tüm insanlığı sorumluluğa davet etti.








