Biznab
𝕏fin

Meta, yapay zeka kolye ve daha fazla akıllı gözlük üzerinde çalışıyor

Meta'nın 2026'nın ikinci yarısında 10 milyon giyilebilir cihaz satmayı hedeflediği bildiriliyor. Şirket, yapay zeka destekli bir kolye ve yeni akıllı gözlük modelleri geliştiriyor.

Biznab Editör
·
Meta, yapay zeka kolye ve daha fazla akıllı gözlük üzerinde çalışıyor

Meta, giyilebilir teknoloji alanındaki yatırımlarını hızlandırıyor. The Information'ın haberine göre şirket, yapay zeka destekli bir kolye ve yeni akıllı gözlük modelleri üzerinde çalışıyor. Bu cihazlarla Meta, 2026'nın ikinci yarısında 10 milyon adet satış hedefliyor.

Yapay zeka kolyesi, kullanıcıların sesli komutlarla etkileşime girmesine olanak tanıyacak. Cihazın, akıllı asistan işlevleri sunması ve kullanıcının günlük aktivitelerine yardımcı olması bekleniyor. Meta'nın bu ürünle, eller serbest kullanım deneyimini ön plana çıkarmayı amaçladığı belirtiliyor.

Akıllı gözlük cephesinde ise Meta, mevcut Ray-Ban Stories modelinin ardından daha gelişmiş özelliklere sahip yeni bir versiyon üzerinde çalışıyor. Yeni gözlüklerin, artırılmış gerçeklik (AR) yetenekleri ve daha uzun pil ömrü sunması planlanıyor. Ayrıca, kamera ve hoparlör gibi donanımların iyileştirilmesi de gündemde.

Meta'nın bu hamlesi, giyilebilir cihaz pazarında büyüme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Şirket, özellikle yapay zeka ve artırılmış gerçeklik teknolojilerini tüketici ürünlerine entegre ederek rekabet avantajı elde etmeyi hedefliyor. Apple ve Google gibi rakiplerin de benzer alanlarda çalışmaları bulunuyor.

Satış hedefi olan 10 milyon adet, Meta'nın giyilebilir cihaz pazarına olan güvenini gösteriyor. Şirket, bu hedefe ulaşmak için üretim kapasitesini artırmayı ve dağıtım kanallarını genişletmeyi planlıyor. Özellikle ABD ve Avrupa pazarlarına odaklanılacağı ifade ediliyor.

Meta'nın yeni ürünlerinin ne zaman tanıtılacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak şirketin, 2026'nın ikinci yarısında satışa sunulması planlanan cihazlar için 2025 yılı içinde duyurular yapması bekleniyor. Fiyatlandırma konusunda ise henüz resmi bir bilgi bulunmuyor.

Meta, geçtiğimiz yıl Ray-Ban ile iş birliği yaparak ilk akıllı gözlüğünü piyasaya sürmüştü. Şirket, bu üründen elde ettiği deneyimle yeni nesil cihazları geliştiriyor. Yapay zeka kolyesi ise Meta'nın giyilebilir ürün gamında yeni bir kategori oluşturacak.

💡 Bu konudaki aracımızı deneyin

Resim Boyutlandırıcı

Fotoğraflarınızı istediğiniz boyuta getirin

Sonraki Haber

BİM 5 Haziran Aktüel'de LG, TCL, Senna ve Dijitsu QLED TV'ler Satışa Sunuluyor

BİM, 5 Haziran 2024 itibarıyla aktüel ürünler kataloğunda LG Nanocell TV, TCL QLED Google TV, Senna QLED Google TV ve Dijitsu QLED Google TV modellerini satışa çıkarıyor. Fiyatlar ve özellikler modele göre değişiklik gösteriyor.

Biznab Editör
·
BİM 5 Haziran Aktüel'de LG, TCL, Senna ve Dijitsu QLED TV'ler Satışa Sunuluyor

BİM marketler, 5 Haziran 2024 Çarşamba günü itibarıyla aktüel ürünler kataloğunda dört farklı akıllı televizyon modelini müşterilerin beğenisine sunuyor. Zincir mağazalar, bu hafta teknoloji ürünlerine ağırlık verirken, LG, TCL, Senna ve Dijitsu markalarının QLED ve Nanocell teknolojili televizyonları raflarda yerini alacak.

LG markasının Nanocell TV modeli, 55 inç boyutu ve 4K çözünürlük desteğiyle dikkat çekiyor. Nanocell teknolojisi sayesinde geniş renk yelpazesi ve yüksek kontrast oranı sunan cihaz, webOS işletim sistemiyle akıllı özellikler barındırıyor. BİM'deki fiyatı ise 12 bin 999 TL olarak belirlendi.

TCL'nin QLED Google TV modeli ise 50 inç ekran boyutuna sahip. QLED panel teknolojisiyle canlı renkler ve derin siyahlar vaat eden televizyon, Google TV platformu üzerinden Netflix, YouTube ve diğer uygulamalara erişim imkanı tanıyor. Cihazın BİM'deki satış fiyatı 8 bin 999 TL.

Senna markasının QLED Google TV'si 43 inç boyutunda geliyor. Yine QLED panel ve Google TV işletim sistemiyle donatılan model, daha kompakt bir seçenek arayan kullanıcılar için ideal. Senna QLED Google TV'nin fiyatı 6 bin 499 TL olarak açıklandı.

Dijitsu QLED Google TV ise 32 inç ekranıyla en küçük model olarak öne çıkıyor. Google TV desteği sayesinde akıllı özellikler sunan bu televizyon, özellikle mutfak veya yatak odası gibi küçük alanlar için uygun. Dijitsu modelinin BİM'deki fiyatı 4 bin 499 TL.

Tüm modeller, 5 Haziran 2024 tarihinden itibaren BİM mağazalarında stoklarla sınırlı olarak satışa sunulacak. Kampanya kapsamında her model için belirlenen adetler tükenene kadar geçerli olacak. BİM, aktüel ürünlerini genellikle Perşembe ve Cumartesi günleri yeniliyor, ancak bu hafta özel bir teknoloji günü düzenliyor.

Block Rush Pro
Block Rush Pro
Sonraki Haber

Nvidia ve Microsoft'tan N1X Platformu Sinyali: Yapay Zeka Odaklı Windows on Arm Dizüstüler Yolda

Nvidia ve Microsoft, Computex 2026 öncesinde ortak bir paylaşımla N1X platformuna işaret etti. Bu platform, Windows on Arm tabanlı yapay zeka odaklı dizüstü bilgisayarları hedefliyor.

Biznab Editör
·
Nvidia ve Microsoft'tan N1X Platformu Sinyali: Yapay Zeka Odaklı Windows on Arm Dizüstüler Yolda

Nvidia ve Microsoft, Computex 2026 fuarı öncesinde yaptıkları ortak bir paylaşımla teknoloji dünyasında merak uyandırdı. Şirketlerin sosyal medya hesaplarından yayımlanan gizemli mesaj, uzun süredir konuşulan N1X platformunun yakında hayata geçeceğine işaret ediyor. Paylaşımda, yapay zeka odaklı Windows on Arm dizüstü bilgisayarların müjdesi veriliyor.

N1X platformu, Nvidia'nın Arm tabanlı işlemci ve grafik birimlerini Microsoft'un Windows işletim sistemiyle birleştiren bir mimari olarak tanımlanıyor. Bu platformun, özellikle yapay zeka iş yüklerini hızlandırmak için tasarlanmış özel çekirdekler içermesi bekleniyor. Nvidia'nın bu alandaki deneyimi, şirketin daha önce duyurduğu Grace CPU ve Hopper GPU kombinasyonlarına dayanıyor.

Microsoft'un Windows on Arm stratejisi, Qualcomm'un Snapdragon X serisi işlemcilerle sınırlı kalmıştı. Nvidia'nın pazara girmesiyle birlikte rekabetin artması ve performansın yükselmesi öngörülüyor. N1X platformunun, özellikle yapay zeka asistanları, gerçek zamanlı çeviri ve görüntü işleme gibi görevlerde önemli avantajlar sunması hedefleniyor.

Teknik detaylara bakıldığında, N1X platformunun Nvidia'nın Blackwell mimarisine dayalı bir GPU ile Arm v9 tabanlı bir CPU'yu bir araya getirmesi bekleniyor. Ayrıca, platformda yapay zeka işlemleri için ayrılmış bir NPU (Sinir İşlem Birimi) bulunacak. Bu sayede, cihazların pil ömründen ödün vermeden yüksek performanslı yapay zeka uygulamalarını çalıştırabilmesi amaçlanıyor.

Nvidia ve Microsoft'un ortak paylaşımı, N1X platformunun ilk olarak hangi cihazlarda kullanılacağına dair ipuçları veriyor. Paylaşımda yer alan görsellerde, ince ve hafif bir dizüstü bilgisayar silüeti dikkat çekiyor. Bu, platformun öncelikle ultrabook segmentine hitap edeceğini gösteriyor. Ayrıca, cihazların Microsoft'un Copilot yapay zeka asistanıyla tam uyumlu olması bekleniyor.

Computex 2026, 2-6 Haziran tarihleri arasında Taipei'de düzenlenecek. Nvidia ve Microsoft'un bu fuarda N1X platformunu resmen duyurması ve ilk cihaz örneklerini sergilemesi bekleniyor. Şirketlerin ortak basın toplantısı, fuarın en çok takip edilen etkinliklerinden biri olacak.

N1X platformunun ticari olarak ne zaman kullanıma sunulacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak sektör kaynakları, ilk cihazların 2026'nın ikinci yarısında piyasaya çıkabileceğini öngörüyor. Fiyatlandırma konusunda ise henüz bir bilgi paylaşılmadı. Nvidia ve Microsoft, önümüzdeki haftalarda daha fazla detayı kamuoyuyla paylaşmayı planlıyor.

Fireball Burn
Fireball Burn
Sonraki Haber

Çin, 360 TB kapasiteli cam disk üretimine başladı: Veriler 100 bin yıl saklanabilecek

Çin'de geliştirilen yeni nesil cam depolama diski, 360 TB kapasite sunuyor. Kuvars cam üzerine yazılan veriler teorik olarak 100 bin yıldan fazla süreyle korunabiliyor.

Biznab Editör
·
Çin, 360 TB kapasiteli cam disk üretimine başladı: Veriler 100 bin yıl saklanabilecek

Çin'de faaliyet gösteren bir araştırma ekibi, 360 TB kapasiteli cam depolama disklerinin seri üretimine başladı. Bu yeni teknoloji, verilerin kuvars cam üzerine lazerle yazılması prensibine dayanıyor. Geliştiriciler, disklerin teorik olarak 100 bin yıldan uzun süre veri saklayabildiğini belirtiyor.

Cam diskler, geleneksel manyetik veya optik depolama birimlerine kıyasla çok daha dayanıklı. Kuvars cam, yüksek sıcaklık, nem ve elektromanyetik radyasyon gibi çevresel etkilere karşı dirençli. Bu özellik, verilerin uzun vadeli arşivlenmesi için ideal bir ortam sunuyor.

Üretim sürecinde, femtosaniye lazerler kullanılarak camın içine nanometre boyutunda noktalar oluşturuluyor. Bu noktalar, verilerin üç boyutlu olarak depolanmasını sağlıyor. Tek bir disk, 360 TB'a kadar veri alabiliyor; bu da yaklaşık 90 bin adet DVD'ye eşdeğer.

Araştırma ekibi, diskin okuma ve yazma hızlarının mevcut teknolojilere yakın olduğunu ifade ediyor. Ancak seri üretim maliyetleri henüz yüksek. Yine de uzun vadeli arşivleme ihtiyacı olan kurumlar için bu teknoloji büyük önem taşıyor.

Çin hükümeti, bu tür yenilikçi depolama çözümlerini destekliyor. Ülke, veri güvenliği ve uzun süreli saklama konusunda stratejik yatırımlar yapıyor. Cam disklerin ilk olarak devlet arşivleri ve büyük veri merkezlerinde kullanılması planlanıyor.

Disklerin ticari olarak ne zaman yaygınlaşacağı henüz net değil. Ancak prototip aşaması başarıyla tamamlandı ve üretim bandı kuruldu. Önümüzdeki yıllarda maliyetlerin düşmesiyle birlikte daha geniş kitlelere ulaşması bekleniyor.

Cam depolama teknolojisi, veri merkezleri ve arşivler için devrim niteliğinde bir çözüm sunuyor. 360 TB kapasite ve 100 bin yıllık ömür, bu alandaki en iddialı projelerden biri olarak öne çıkıyor.

Space Hero X
Space Hero X
Sonraki Haber

Meta'nın çalışan fare takip programı AB gizlilik yasalarını ihlal edebilir

Reuters'in haberine göre Meta'nın çalışanlarının fare hareketlerini izleyen aracı, AB dışındaki verileri de yakalayarak Avrupa Birliği'nin gizlilik kurallarını ihlal edebilir.

Biznab Editör
·
Meta'nın çalışan fare takip programı AB gizlilik yasalarını ihlal edebilir

Meta'nın çalışanlarına yönelik fare takip sistemi, AB veri koruma düzenlemelerini ihlal etme potansiyeli taşıyor. Reuters'in aktardığına göre, şirketin kullandığı bu araç, yalnızca ABD'deki değil, Avrupa'daki çalışanların da verilerini topluyor. Bu durum, GDPR kapsamında sıkı kurallara tabi olan kişisel verilerin işlenmesi açısından sorun yaratıyor.

Söz konusu program, çalışanların bilgisayar farelerinin hareketlerini kaydederek üretkenlik ve davranış analizi yapmayı amaçlıyor. Ancak Reuters'in ulaştığı belgelere göre, sistem ABD dışındaki kullanıcıların verilerini de içerecek şekilde genişletilmiş durumda. Bu da Meta'nın, Avrupa Ekonomik Alanı'ndaki çalışanlarının verilerini yeterli koruma olmadan işlediği anlamına gelebilir.

Meta, söz konusu aracın çalışanların rızasına dayandığını ve verilerin anonimleştirildiğini savunuyor. Ancak uzmanlar, fare hareketlerinin kişisel veri olarak kabul edilebileceğini ve GDPR'nin bu tür izleme faaliyetlerine sıkı sınırlamalar getirdiğini belirtiyor. Özellikle verilerin ABD'ye aktarılması, yeterli veri koruma seviyesi sağlanmadığı takdirde yasa dışı hale gelebiliyor.

Avrupa veri koruma otoriteleri, geçmişte benzer uygulamalar nedeniyle şirketlere yüksek para cezaları kesmişti. Meta'nın bu programı, özellikle İrlanda Veri Koruma Komisyonu'nun (DPC) dikkatini çekmiş durumda. DPC, Meta'nın Avrupa'daki ana düzenleyicisi konumunda ve şirketin veri işleme uygulamalarını yakından takip ediyor.

Şirket içi izleme araçları, birçok teknoloji firmasında yaygın olarak kullanılıyor. Ancak Meta'nın bu uygulaması, hem kapsamı hem de uluslararası veri akışı nedeniyle diğerlerinden ayrışıyor. Çalışanların fare hareketlerinin yanı sıra hangi ek verilerin toplandığı ise henüz netlik kazanmış değil.

Meta, konuyla ilgili Reuters'e yaptığı açıklamada, programın tamamen gönüllülük esasına dayandığını ve verilerin yalnızca üretkenlik analizi için kullanıldığını belirtti. Şirket ayrıca, GDPR'ye uyum sağlamak için gerekli adımları attığını iddia etti. Ancak bu açıklamalar, uzmanların endişelerini gidermeye yetmiş değil.

Olası bir ihlal durumunda Meta, GDPR kapsamında küresel cirosunun yüzde 4'üne kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu da şirket için milyarlarca dolarlık bir risk anlamına geliyor. Avrupa veri koruma otoritelerinin bu konuda nasıl bir adım atacağı ise merak konusu.

Benzer Haberler