Nvidia, Finansal Raporlarında Ekran Kartı Satışlarını Ayrı Göstermeme Kararı Aldı
Nvidia, finansal raporlarında ekran kartı satışlarını ayrı bir kalem olarak göstermeme kararı aldı. Bu durum, şirketin oyun sektörüne verdiği öncelik konusunda soru işaretleri yarattı.
Nvidia, finansal raporlama yönteminde önemli bir değişikliğe gitti. Şirket, ekran kartı satışlarını artık ayrı bir kalem olarak raporlamayacağını duyurdu. Bu karar, yatırımcılar ve oyun topluluğu arasında şaşkınlık yarattı.
Yeni düzenlemeyle birlikte Nvidia, oyunla ilgili gelirlerini daha geniş bir kategoride toplayacak. Şirket, bu hamlenin raporlamayı basitleştirmeyi ve işin genel görünümünü daha iyi yansıtmayı amaçladığını belirtti. Ancak bu açıklama, eleştirmenleri tatmin etmiş değil.
Uzmanlar, Nvidia'nın bu kararının oyun bölümündeki satış düşüşünü gizleme amacı taşıyabileceğini öne sürüyor. Son dönemde kripto para madenciliğine olan talebin azalması ve ikinci el piyasasının canlanması, yeni ekran kartı satışlarını olumsuz etkilemişti.
Nvidia'nın oyun gelirleri, son çeyrekte bir önceki yıla göre yüzde 33 oranında geriledi. Şirket, bu düşüşü veri merkezi ve yapay zeka gibi diğer iş kollarındaki büyümeyle dengelemeye çalışıyor. Yeni raporlama yöntemi, bu dengenin daha net görülmesini sağlayabilir.
Karar, yatırımcılar tarafından da yakından takip ediliyor. Bazı analistler, Nvidia'nın oyun segmentindeki performansını daha az şeffaf hale getirmesinin endişe verici olduğunu düşünüyor. Diğerleri ise bu değişikliğin şirketin uzun vadeli stratejisinin bir parçası olduğunu savunuyor.
Nvidia, yeni raporlama yapısını 2024 mali yılının ilk çeyreğinden itibaren uygulamaya başlayacak. Şirket, bu değişiklikle ilgili daha fazla detayı önümüzdeki günlerde yatırımcılarla paylaşacağını duyurdu.
Oyun dünyası, Nvidia'nın bu hamlesinin ardından şirketin gelecekteki önceliklerini merak ediyor. Şirketin oyun pazarına olan bağlılığı sorgulanırken, Nvidia'nın yapay zeka ve veri merkezi çözümlerine daha fazla odaklanacağı yorumları yapılıyor.
Nvidia, yeni raporlama yöntemiyle ilgili resmi açıklamasında, bu değişikliğin işin daha bütünsel bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyacağını belirtti. Şirket, oyun segmentinin hala önemli bir gelir kaynağı olduğunu vurguladı.
Intel, 14A Sürecinde 2028 Risk Üretim Hedefini Koruyor, 10A ve 7A Geliştirme Başladı
Intel, 14A üretim sürecinde 2028 yılı için belirlediği risk üretim hedefini korurken, 10A ve 7A teknolojilerinin geliştirilmesine başladı. Şirketin en yeni işlemcileri ise 18A süreciyle üretiliyor.
Intel, yarı iletken üretim teknolojilerinde yol haritasını netleştirmeye devam ediyor. Şirket, 14A sürecinde 2028 yılı için belirlediği risk üretim hedefini korurken, daha ileri düğümler olan 10A ve 7A'nın geliştirilmesine başladı. Bu adım, Intel'in üretim kabiliyetlerini artırma ve rekabet gücünü koruma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Intel'in en yeni işlemcileri, şu anda 18A süreciyle üretiliyor. 18A, şirketin mevcut en gelişmiş üretim teknolojisi olarak öne çıkarken, 14A'nın ardından 10A ve 7A gibi daha küçük düğümlerin geliştirilmesi, Intel'in uzun vadeli planlarını ortaya koyuyor. Bu süreçler, transistör yoğunluğunu artırarak daha yüksek performans ve enerji verimliliği vaat ediyor.
14A süreci, Intel'in 2028 yılında risk üretim aşamasına geçmesi planlanan bir teknoloji olarak tanımlanıyor. Risk üretim, yeni bir sürecin ticari üretime geçmeden önce test edildiği ve doğrulandığı aşamayı ifade ediyor. Intel'in bu hedefi koruması, şirketin teknoloji geliştirme takvimine olan güvenini yansıtıyor.
10A ve 7A teknolojileri ise henüz erken geliştirme aşamasında bulunuyor. Intel, bu düğümler için spesifik bir zaman çizelgesi paylaşmamış olsa da, çalışmaların başlamış olması, şirketin gelecekteki ürünleri için altyapıyı şimdiden hazırladığını gösteriyor. Bu süreçler, özellikle yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem gibi alanlarda kritik öneme sahip olacak.
Intel'in üretim teknolojilerindeki bu ilerleme, şirketin 2021 yılında duyurduğu IDM 2.0 stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Bu strateji, Intel'in hem kendi ürünleri için hem de dış müşterilere yönelik üretim hizmetleri sunmasını hedefliyor. 14A, 10A ve 7A gibi ileri düğümler, bu stratejinin başarısı için kilit rol oynayacak.
Intel'in rakipleri TSMC ve Samsung da benzer şekilde 2nm ve 1nm sınıfı teknolojiler üzerinde çalışıyor. Intel'in 14A süreci, yaklaşık olarak 1.4nm düğümüne denk gelirken, 10A ve 7A daha da küçük boyutları temsil ediyor. Bu rekabet ortamında Intel'in hedeflerine ulaşması, pazar payını koruması açısından büyük önem taşıyor.
Şirket, 14A sürecinin risk üretim aşamasına 2028 yılında geçmeyi planlıyor. 10A ve 7A için ise henüz net bir tarih verilmiş değil. Intel, bu teknolojilerin geliştirilmesine devam ederken, mevcut 18A süreciyle üretilen işlemcilerle pazardaki varlığını sürdürüyor.
Necatibey Grup Mobil, 2026'da Antalya'da Büyük Bayi Zirvesi Düzenleyecek
Necatibey Grup Mobil, 1995'ten beri sürdürdüğü Turkcell iş ortaklığı kapsamında 3 Haziran 2026'da Antalya Su Hotel'de büyük bir bayi toplantısı düzenleyecek. Etkinlik, Antalya, Isparta ve Burdur'daki Dsnplus ve Dsnextra bayilerini bir araya getirecek.
Necatibey Grup Mobil, Turkcell ile 1995 yılında başlayan iş ortaklığını yeni bir organizasyonla güçlendirmeye hazırlanıyor. Şirket, 3 Haziran 2026 tarihinde Antalya Su Hotel'de kapsamlı bir bayi toplantısı düzenleyecek. Bu etkinlik, bölgedeki teknoloji paydaşlarını ve sektörün önde gelen markalarını bir araya getirmeyi hedefliyor.
Toplantıya Antalya, Isparta ve Burdur illerinde faaliyet gösteren Dsnplus ve Dsnextra bayileri katılacak. Organizasyon, bu üç ildeki mobil teknoloji ekosistemini bir platformda buluşturmayı amaçlıyor. Necatibey Grup Mobil, bu etkinlikle bayileri arasındaki iş birliğini ve iletişimi artırmayı planlıyor.
Etkinlik kapsamında sektördeki son gelişmeler ve Turkcell'in yeni stratejileri ele alınacak. Katılımcılar, mobil teknoloji alanındaki yenilikler hakkında bilgi edinme fırsatı bulacak. Ayrıca, bayiler arasında deneyim paylaşımı ve ağ oluşturma imkanı sağlanacak.
Necatibey Grup Mobil, bu tür organizasyonlarla iş ortaklarını desteklemeye ve sektördeki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, 1995'ten bu yana Turkcell'in köklü iş ortaklarından biri olarak biliniyor. Antalya'daki zirve, bu uzun soluklu iş birliğinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Toplantının detayları arasında, yeni ürün ve hizmet tanıtımları da yer alıyor. Bayiler, Turkcell'in güncel kampanyaları ve dijital çözümleri hakkında bilgilendirilecek. Ayrıca, bölgesel pazarlama stratejileri ve satış hedefleri üzerine sunumlar yapılacak.
Necatibey Grup Mobil yetkilileri, etkinliğin sektör için önemli bir buluşma noktası olacağını belirtiyor. Organizasyon, mobil teknoloji alanındaki iş birliklerini güçlendirmeyi ve yeni fırsatlar yaratmayı hedefliyor. Bayilerin yoğun ilgi göstermesi beklenen zirve, 2026 yılının önemli sektörel etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Antalya Su Hotel'de gerçekleşecek toplantı, 3 Haziran 2026 tarihinde başlayacak. Necatibey Grup Mobil, bu organizasyonla bölgedeki mobil teknoloji ekosistemine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Samsung Galaxy S34, Güney Kore Ordusunun 2034 Stratejik Planlarında Yer Aldı
Güney Kore basınına sızan askeri belgeler, Samsung'un 2034 yılında piyasaya sürmesi beklenen Galaxy S34 modelinin ordunun uzun vadeli savunma planlarında yer aldığını ortaya koydu.
Teknoloji dünyası genellikle bir veya iki yıl sonra çıkacak akıllı telefonların sızıntılarını konuşmaya alışkın olsa da, bu kez karşımızda tam anlamıyla ezber bozan bir gelişme yer alıyor. Güney Kore basınından sızan askeri belgelere göre, Samsung’un 2034 yılında piyasaya sürmesi beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S34, Güney Kore ordusunun uzun vadeli savunma ve taktik planlama stratejilerinde kendine yer buldu.
Sızdırılan belgeler, Galaxy S34'ün askeri iletişim altyapısında kullanılmak üzere değerlendirildiğini gösteriyor. Özellikle kriptolu haberleşme ve saha veri analizi gibi kritik görevlerde bu cihazın potansiyelinden faydalanılması planlanıyor. Ordunun, Samsung'un gelecekteki mobil teknolojilerini operasyonel ihtiyaçlara entegre etmek için şimdiden hazırlık yaptığı anlaşılıyor.
Galaxy S34'ün teknik özelliklerine dair henüz resmi bir bilgi bulunmamakla birlikte, askeri belgelerde cihazın yapay zeka destekli karar destek sistemleri ve gelişmiş sensör füzyonu gibi özellikler taşıyacağı ima ediliyor. Bu özelliklerin, ordunun sahadaki veri toplama ve analiz kabiliyetini önemli ölçüde artırması bekleniyor.
Sızıntı, Samsung'un askeri alanda da teknolojik üstünlük sağlama hedefini ortaya koyuyor. Şirketin daha önce Galaxy S serisinde kullandığı güvenlik çözümlerini, bu modelde çok daha ileri bir seviyeye taşıması öngörülüyor. Özellikle donanım tabanlı şifreleme ve güvenli önyükleme gibi özelliklerin, askeri standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor.
Belgelerde ayrıca, Galaxy S34'ün modüler bir yapıda tasarlanabileceği ve farklı görevler için özelleştirilebilir donanım modülleri sunabileceği belirtiliyor. Bu sayede cihazın, keşif, haberleşme veya elektronik harp gibi çeşitli askeri senaryolarda kullanılabilmesi hedefleniyor.
Samsung'un bu hamlesi, akıllı telefon pazarında sivil kullanıcıların yanı sıra kurumsal ve askeri müşterilere de yönelme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, daha önce Galaxy S serisinde Knox gibi güvenlik platformlarıyla kurumsal pazarda yer edinmişti.
Galaxy S34'ün 2034 yılında piyasaya sürülmesi beklenirken, Güney Kore ordusunun bu cihazı ne zaman ve hangi kapsamda kullanmaya başlayacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak sızdırılan belgeler, ordunun teknolojik dönüşümünde Samsung'un önemli bir rol oynayacağını gösteriyor.
Uber, Otonom Sürüş Geliştiricilerine Veri Sağlayacak AV Laboratuvarını Duyurdu
Uber, otonom araç geliştiricilerine veri sağlamak amacıyla AV Lab adlı yeni bir proje başlattı. Şirket, bu laboratuvar aracılığıyla sürüş verilerini paylaşarak sektördeki ilerlemeyi hızlandırmayı hedefliyor.
Uber, otonom sürüş teknolojilerine yönelik yeni bir girişim olan AV Lab projesini duyurdu. Şirket, bu laboratuvar aracılığıyla otonom araç geliştiricilerine kapsamlı sürüş verileri sağlayacak. Uber'in bu hamlesi, otonom sürüş alanındaki Ar-Ge çalışmalarını desteklemeyi amaçlıyor.
AV Lab, Uber'in sahip olduğu geniş sürüş verisi havuzunu kullanacak. Şirket, yıllar içinde milyonlarca kilometrelik sürüş verisi topladı. Bu veriler, farklı hava koşulları, trafik yoğunluğu ve yol tiplerini kapsıyor. Uber, bu verileri geliştiricilerin kullanımına sunarak otonom sistemlerin eğitimini hızlandırmayı planlıyor.
Laboratuvar, özellikle küçük ve orta ölçekli otonom araç şirketlerine hitap ediyor. Bu firmalar genellikle büyük veri setlerine erişim konusunda zorluk yaşıyor. Uber, AV Lab ile bu engeli ortadan kaldırmayı ve sektördeki rekabeti artırmayı hedefliyor. Şirket, verilerin yanı sıra simülasyon araçları ve analiz platformları da sunacak.
Uber'in otonom sürüş alanındaki geçmişi inişli çıkışlı oldu. 2018'de Arizona'da meydana gelen ölümcül kazanın ardından şirket otonom araç testlerini durdurmuştu. Daha sonra bu birimi satarak yeniden yapılanmaya gitmişti. AV Lab projesi, Uber'in otonom sürüş ekosistemine doğrudan araç geliştirmek yerine veri sağlayıcı olarak katılma stratejisini yansıtıyor.
Proje kapsamında Uber, verilerin güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için özel önlemler alacak. Şirket, verilerin anonimleştirileceğini ve üçüncü taraflarla paylaşılacağını belirtti. Ayrıca, AV Lab kullanıcılarına veri kullanımı konusunda şeffaflık sağlanacak.
AV Lab'in ne zaman aktif hale geleceği henüz netleşmedi. Uber, projenin detaylarını önümüzdeki aylarda paylaşmayı planlıyor. Şirket, bu girişimle otonom sürüş teknolojilerinin gelişimine katkıda bulunmayı ve sektördeki iş birliklerini artırmayı umuyor.








