Biznab
𝕏fin

Rivian, yapay zeka destekli sesli asistanını tüm araçlarına sunuyor

Rivian, yapay zeka destekli sesli asistanını tüm Gen 1 ve Gen 2 araçlarında kullanıma sunuyor. Asistan, R2 modelinin lansmanında da yer alacak.

Biznab Editör
·
Rivian, yapay zeka destekli sesli asistanını tüm araçlarına sunuyor

Rivian, elektrikli araçlarına yapay zeka destekli bir sesli asistan getiriyor. Şirket, bu yeni özelliğin hem Gen 1 hem de Gen 2 araçlarda kullanıma sunulacağını duyurdu. Sesli asistan, sürücülerin araç kontrollerini ve bilgi-eğlence sistemlerini sesli komutlarla yönetmesine olanak tanıyacak.

Yeni asistan, doğal dil işleme yetenekleri sayesinde sürücülerin komutlarını daha iyi anlayacak ve yanıtlayacak. Rivian, bu özelliğin araç içi deneyimi önemli ölçüde iyileştireceğini belirtiyor. Asistan, navigasyon, iklim kontrolü, medya oynatma ve araç ayarları gibi birçok işlevi sesli komutlarla gerçekleştirebilecek.

Rivian'ın sesli asistanı, şirketin kendi geliştirdiği yapay zeka teknolojisi üzerine inşa edildi. Bu teknoloji, sürücülerin alışkanlıklarını öğrenerek daha kişiselleştirilmiş öneriler sunmayı hedefliyor. Örneğin, asistan sürücünün sık kullandığı rotaları hatırlayarak trafik durumuna göre alternatif yollar önerebilecek.

Sesli asistan, Rivian'ın mevcut araçlarına yazılım güncellemesiyle eklenecek. Gen 1 ve Gen 2 araç sahipleri, bu özelliği ücretsiz olarak kullanabilecek. Ayrıca, Rivian'ın gelecekte piyasaya süreceği R2 modeli de bu asistanla donatılmış olarak gelecek.

Rivian, sesli asistanın kullanıcı gizliliğine önem verdiğini vurguluyor. Asistan, ses kayıtlarını cihaz üzerinde işleyerek buluta göndermeden çalışabiliyor. Bu sayede kullanıcı verilerinin güvenliği sağlanıyor.

Şirket, asistanın sürekli olarak güncelleneceğini ve yeni özellikler ekleneceğini belirtiyor. Rivian, bu teknolojiyle araç içi deneyimi daha akıllı ve kullanıcı dostu hale getirmeyi amaçlıyor.

Rivian'ın yapay zeka destekli sesli asistanı, önümüzdeki haftalarda tüm Gen 1 ve Gen 2 araçlara yazılım güncellemesiyle sunulacak. R2 modelinde ise lansmanla birlikte kullanıma açılacak.

💡 Bu konudaki aracımızı deneyin

Fotoğraf Editörü

Fotoğraflarınızı düzenleyin

Sonraki Haber

Waymo, Tesla'yı Geride Bırakarak Otonom Araç Tescilinde Zirvede

Teksas'ta yürürlüğe giren yeni bir yasa ve otonom araç takip aracı, eyaletteki robotaksi ve otonom kamyon sayısına dair en net verileri ortaya koydu. Waymo, Tesla'nın oldukça önünde yer alarak otonom araç tescilinde lider konumda.

Biznab Editör
·
Waymo, Tesla'yı Geride Bırakarak Otonom Araç Tescilinde Zirvede

Teksas'ta yürürlüğe giren yeni bir düzenleme, otonom araçların kayıt altına alınmasını zorunlu kıldı. Bu yasa kapsamında oluşturulan bir takip aracı, eyalette faaliyet gösteren robotaksi ve otonom kamyon sayısına dair bugüne kadarki en kapsamlı verileri sağladı. Verilere göre Waymo, Tesla'yı açık ara geride bırakarak otonom araç tescilinde zirveye yerleşti.

Waymo'nun Teksas'taki filosu, eyalette kayıtlı otonom araçların büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Şirket, özellikle Austin ve Houston gibi büyük şehirlerde robotaksi hizmeti vermek için yüzlerce aracını tescil ettirdi. Bu durum, Waymo'nun ticari otonom sürüş operasyonlarını genişletme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Tesla ise otonom araç tescillerinde Waymo'nun oldukça gerisinde kaldı. Şirketin Teksas'ta kayıtlı otonom araç sayısı, Waymo'nun yalnızca küçük bir kısmına denk geliyor. Tesla'nın henüz tam otonom sürüş özelliğini ticari olarak sunamaması ve düzenleyici engeller, bu farkın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Yeni yasa, otonom araçların güvenliği ve şeffaflığı açısından önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Teksas Ulaştırma Bakanlığı tarafından yönetilen takip aracı, her bir aracın üreticisi, modeli ve otonomi seviyesi gibi bilgileri kamuoyuyla paylaşıyor. Bu sayede eyaletteki otonom araç ekosistemi daha yakından izlenebiliyor.

Waymo'nun Teksas'taki hakimiyeti, şirketin diğer eyaletlerde de benzer bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. Ancak uzmanlar, Tesla'nın otonom sürüş teknolojisindeki ilerlemeleri ve geniş araç filosu sayesinde ilerleyen dönemde bu farkı kapatabileceğini belirtiyor. Yine de mevcut veriler, Waymo'nun ticari otonom araç operasyonlarında açık ara önde olduğunu gösteriyor.

Teksas'taki bu yeni düzenleme, diğer eyaletler için de örnek teşkil edebilir. Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, bu tür şeffaf kayıt sistemlerinin önemi giderek artıyor. Waymo ve Tesla arasındaki rekabetin, otonom sürüş teknolojisinin gelişimini hızlandırması bekleniyor.

Sonuç olarak, Teksas'taki otonom araç tescil verileri, Waymo'nun sektördeki lider konumunu teyit ediyor. Tesla'nın ise bu alanda henüz emekleme aşamasında olduğu görülüyor. Yeni yasa sayesinde elde edilen veriler, otonom araçların geleceğine dair önemli ipuçları sunuyor.

Block Rush Pro
Block Rush Pro
Sonraki Haber

BMW, elektrik çarpma riski nedeniyle yeni iX3'ü geri çağırıyor

BMW, Neue Klasse platformundaki ilk modeli iX3 için geri çağırma başlattı. Sorun, şarj sırasında aracın gövdesinde elektrik oluşmasına neden olabiliyor.

Biznab Editör
·
BMW, elektrik çarpma riski nedeniyle yeni iX3'ü geri çağırıyor

BMW, yeni nesil elektrikli SUV modeli iX3 için küresel bir geri çağırma kampanyası başlattı. Geri çağırmanın nedeni, aracın şarj işlemi sırasında gövdesinde tehlikeli düzeyde elektrik birikmesine yol açan bir yazılım hatası. Bu durum, kullanıcıların araç kapısını açtığında elektrik çarpmasına maruz kalma riskini doğuruyor.

Neue Klasse platformu üzerine inşa edilen iX3, BMW'nin elektrikli araç stratejisinde önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Ancak henüz yeni piyasaya sürülen modelde tespit edilen bu güvenlik açığı, markanın kalite kontrol süreçlerine gölge düşürdü. Şirket, sorunun yalnızca belirli bir üretim partisindeki araçları etkilediğini açıkladı.

Geri çağırma kapsamında, etkilenen araçların sahipleri doğrudan BMW yetkili servislerine yönlendirilecek. Servislerde, aracın şarj yönetim sistemindeki yazılım güncellenerek gövdede statik elektrik birikmesi engellenecek. BMW, bu işlemin yaklaşık 30 dakika süreceğini ve herhangi bir ücret talep edilmeyeceğini duyurdu.

Sorunun teknik detaylarına göre, hatalı yazılım, şarj sırasında akü ile gövde arasındaki izolasyonu yeterince sağlayamıyor. Bu da özellikle kuru hava koşullarında gövdede yüksek voltaj oluşmasına neden oluyor. BMW mühendisleri, sorunu simülasyon testleri sırasında fark ettiklerini ve hemen aksiyon aldıklarını belirtti.

Geri çağırma, şu an için Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarındaki araçları kapsıyor. BMW, diğer bölgelerdeki araçların da aynı sorundan etkilenip etkilenmediğini araştırıyor. Şirket, etkilenen araç sayısının yaklaşık 5 bin olduğunu tahmin ediyor. iX3 sahipleri, araçlarının geri çağırma kapsamında olup olmadığını BMW'nin resmi web sitesinden kontrol edebilecek.

BMW, bu tür güvenlik sorunlarını ciddiye aldıklarını ve müşteri memnuniyetini ön planda tuttuklarını vurguladı. Şirket, gelecekte benzer hataların önüne geçmek için yazılım geliştirme süreçlerini gözden geçireceğini açıkladı. iX3'ün satışlarına geçici olarak ara verilirken, yazılım güncellemesi tamamlanana kadar yeni araç teslimatları durduruldu.

Geri çağırma kampanyası, BMW'nin elektrikli araç dönüşümünde karşılaştığı ilk büyük güvenlik sorunu olarak kayıtlara geçti. Şirket, sorunun çözümü için gerekli tüm adımları attığını ve müşterilerin endişelenmemesi gerektiğini belirtti. BMW yetkilileri, yazılım güncellemesinin ardından araçların güvenle kullanılabileceğini ifade etti.

Fireball Burn
Fireball Burn
Sonraki Haber

BYD, Avrupa pazarı için 1.000 km menzilli Dolphin G DM-i hibrit modelini tanıttı

BYD, Avrupa'ya özel olarak geliştirdiği Dolphin G DM-i adlı kompakt hibrit aracını tanıttı. Araç, 1.000 km'yi aşan menzili ve uygun fiyatıyla dikkat çekiyor.

Biznab Editör
·
BYD, Avrupa pazarı için 1.000 km menzilli Dolphin G DM-i hibrit modelini tanıttı

Çinli otomobil üreticisi BYD, Avrupa pazarına yönelik yeni bir hibrit modelini duyurdu. Dolphin G DM-i adını taşıyan araç, kompakt sınıfta yer alıyor ve 1.000 kilometreyi aşan menziliyle öne çıkıyor. Şirket, bu modelle Avrupa'da elektrikli araçlara geçişi hızlandırmayı hedefliyor.

Dolphin G DM-i, BYD'nin DM-i (Dual Mode Intelligent) hibrit teknolojisini kullanıyor. Bu sistem, benzinli motor ile elektrikli motoru birleştirerek uzun menzil ve düşük yakıt tüketimi vaat ediyor. Araçta 1.5 litrelik benzinli motor ve bir elektrik motoru bulunuyor. Toplam güç çıkışı 180 beygir civarında seyrediyor.

BYD'nin açıklamasına göre, Dolphin G DM-i tam elektrik modunda yaklaşık 100 kilometre yol alabiliyor. Hibrit modda ise toplam menzil 1.000 kilometrenin üzerine çıkıyor. Bu değer, Avrupa'da uzun mesafe sürüşleri için önemli bir avantaj sunuyor. Aracın batarya kapasitesi 18,3 kWh olarak belirtiliyor.

Tasarım açısından Dolphin G DM-i, BYD'nin mevcut Dolphin elektrikli modeline benziyor ancak ön panjur ve bazı detaylarda farklılaşıyor. Kompakt boyutları sayesinde şehir içi kullanıma uygun olan araç, 4,1 metre uzunluğa sahip. İç mekanda 12,8 inç dönebilen dokunmatik ekran ve dijital gösterge paneli yer alıyor.

BYD, Dolphin G DM-i'nin Avrupa'da satışına 2024 yılı içinde başlamayı planlıyor. Fiyatlandırma konusunda henüz net bir bilgi verilmezken, aracın uygun fiyatlı segmentte konumlandırılacağı belirtiliyor. Şirket, bu modelle Avrupa'da hibrit araç pazarında rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Dolphin G DM-i, BYD'nin Avrupa stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Şirket, daha önce Atto 3 ve Han gibi modelleri Avrupa'da satışa sunmuştu. Yeni modelin, özellikle menzil kaygısı yaşayan kullanıcılar için cazip bir seçenek olması bekleniyor.

BYD, Dolphin G DM-i'nin Avrupa'da satışa sunulacağı ülkeleri ve fiyatını ilerleyen aylarda açıklayacak. Araç, 2024 yılı sonuna kadar Avrupa bayilerinde yerini alacak.

Space Hero X
Space Hero X
Sonraki Haber

Volvo, ABD'den Çin bağlantılı araç yasağına muafiyet onayı aldı

Volvo Cars, ABD Ticaret Bakanlığı'ndan Çin bağlantılı araç yasağına muafiyet alarak 2027 model yılından itibaren bağlantılı araçlarını ABD'ye ithal edebilecek.

Biznab Editör
·
Volvo, ABD'den Çin bağlantılı araç yasağına muafiyet onayı aldı

Volvo Cars, ABD Ticaret Bakanlığı'ndan beklenmedik bir onay aldı. İsveçli otomobil üreticisi, Çin'in Zhejiang Geely Holding'in kısmi sahibi olduğu şirket olarak, 2027 model yılından itibaren bağlantılı araçlarını ABD'ye ithal edebilecek. Bu karar, Çin bağlantılı araç yazılımlarını yasaklayan düzenlemeye rağmen geldi.

ABD otomotiv sektöründe korumacılık yeni bir kavram değil. 1964'teki "tavuk vergisi" nedeniyle yabancı yapımı kamyonetler hâlâ ABD yollarında nadiren görülüyor. Son yıllarda ise iki partinin de nadiren uzlaştığı bir konu olarak Çin'i dışarıda tutma hedefi öne çıktı.

2024 yılında dönemin Başkanı Joe Biden, Çin'den ithal edilen araçlara yüzde 100 gümrük vergisi getirmişti. Ardından Ticaret Bakanlığı, Çin'e ait veya Çin bağlantılı şirketler tarafından üretilen bağlantılı araçların ithalatını yasaklayan yeni bir kural yayımladı.

Ertesi yıl Trump yönetimi göreve geldiğinde genel öncelikler farklı olsa da Çin arabaları konusunda iki taraf arasında belirgin bir fark yoktu. Yasak, 2027 model yılından itibaren yazılımlar için, 2030 model yılından itibaren ise bağlantılı araç donanımları için yürürlüğe girecek.

Otomobil üreticileri hükümetten muafiyet talep edebiliyor ve Volvo'nun bu başvurusu kabul edildi. Şirket, ABD'deki tesislerinde üretim yapmasa da bu muafiyet sayesinde Çin bağlantılı modellerini ABD pazarına sunabilecek.

Volvo'nun bu kararı, sektörde diğer otomobil üreticileri için de emsal teşkil edebilir. Ancak yasağın kapsamı ve uygulama takvimi netliğini koruyor. 2027 model yılına kadar yazılım yasağı, 2030'a kadar donanım yasağı yürürlükte kalacak.

Volvo, ABD'deki satışlarını bu muafiyetle sürdürebilecek. Şirket, bağlantılı araç teknolojilerini ABD pazarına sunmaya devam edecek. Bu gelişme, otomotiv sektöründe Çin bağlantılı ürünlere yönelik kısıtlamaların esnetilebileceğine işaret ediyor.

Benzer Haberler