Volvo, ABD'den Çin bağlantılı araç yasağına muafiyet onayı aldı
Volvo Cars, ABD Ticaret Bakanlığı'ndan Çin bağlantılı araç yasağına muafiyet alarak 2027 model yılından itibaren bağlantılı araçlarını ABD'ye ithal edebilecek.
Volvo Cars, ABD Ticaret Bakanlığı'ndan beklenmedik bir onay aldı. İsveçli otomobil üreticisi, Çin'in Zhejiang Geely Holding'in kısmi sahibi olduğu şirket olarak, 2027 model yılından itibaren bağlantılı araçlarını ABD'ye ithal edebilecek. Bu karar, Çin bağlantılı araç yazılımlarını yasaklayan düzenlemeye rağmen geldi.
ABD otomotiv sektöründe korumacılık yeni bir kavram değil. 1964'teki "tavuk vergisi" nedeniyle yabancı yapımı kamyonetler hâlâ ABD yollarında nadiren görülüyor. Son yıllarda ise iki partinin de nadiren uzlaştığı bir konu olarak Çin'i dışarıda tutma hedefi öne çıktı.
2024 yılında dönemin Başkanı Joe Biden, Çin'den ithal edilen araçlara yüzde 100 gümrük vergisi getirmişti. Ardından Ticaret Bakanlığı, Çin'e ait veya Çin bağlantılı şirketler tarafından üretilen bağlantılı araçların ithalatını yasaklayan yeni bir kural yayımladı.
Ertesi yıl Trump yönetimi göreve geldiğinde genel öncelikler farklı olsa da Çin arabaları konusunda iki taraf arasında belirgin bir fark yoktu. Yasak, 2027 model yılından itibaren yazılımlar için, 2030 model yılından itibaren ise bağlantılı araç donanımları için yürürlüğe girecek.
Otomobil üreticileri hükümetten muafiyet talep edebiliyor ve Volvo'nun bu başvurusu kabul edildi. Şirket, ABD'deki tesislerinde üretim yapmasa da bu muafiyet sayesinde Çin bağlantılı modellerini ABD pazarına sunabilecek.
Volvo'nun bu kararı, sektörde diğer otomobil üreticileri için de emsal teşkil edebilir. Ancak yasağın kapsamı ve uygulama takvimi netliğini koruyor. 2027 model yılına kadar yazılım yasağı, 2030'a kadar donanım yasağı yürürlükte kalacak.
Volvo, ABD'deki satışlarını bu muafiyetle sürdürebilecek. Şirket, bağlantılı araç teknolojilerini ABD pazarına sunmaya devam edecek. Bu gelişme, otomotiv sektöründe Çin bağlantılı ürünlere yönelik kısıtlamaların esnetilebileceğine işaret ediyor.
Türkiye, 2026'nın İlk Dört Ayında Avrupa'nın En Büyük Dördüncü Elektrikli Otomobil Pazarı Oldu
Türkiye, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 54.463 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleştirerek Avrupa'da dördüncü sıraya yükseldi. Pazar payını artıran Türkiye, Almanya, Fransa ve İngiltere'nin ardından en büyük pazar konumuna geldi.
Türkiye elektrikli otomobil pazarı, 2026 yılının ilk dört ayında gösterdiği performansla Avrupa sıralamasında önemli bir basamak tırmandı. Ocak-Nisan döneminde 54.463 adetlik satış rakamına ulaşan Türkiye, kıta genelinde en büyük dördüncü pazar haline geldi. Bu gelişme, ülkedeki elektrikli araç talebinin hızla arttığını ortaya koyuyor.
Avrupa Elektrikli Araç Birliği verilerine göre, söz konusu dönemde Almanya 245.000 adetle ilk sırada yer alırken, Fransa 142.000 adetle ikinci, İngiltere ise 98.000 adetle üçüncü sırada bulunuyor. Türkiye'yi 48.000 adetle Norveç ve 42.000 adetle İsveç takip etti. Türkiye'nin satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 87 oranında artış gösterdi.
Pazardaki bu büyümede, yerli üretim Togg'un yanı sıra ithal modellerin de etkili olduğu belirtiliyor. Togg T10X, 2026'nın ilk dört ayında 18.200 adet satarak en çok tercih edilen model oldu. Onu 9.500 adetle Tesla Model Y ve 6.800 adetle Renault Megane E-Tech izledi. Bu üç model, toplam satışların yüzde 63'ünü oluşturdu.
Uzmanlar, Türkiye'deki elektrikli araç altyapısının gelişmesinin ve devlet teşviklerinin talebi desteklediğini ifade ediyor. Şarj istasyonu sayısının bir yılda yüzde 40 artarak 12.500'e ulaşması, tüketicilerin elektrikli araçlara yönelmesinde önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, ÖTV indirimi ve hurda teşviki gibi politikalar da satışları canlandırdı.
Türkiye'nin elektrikli otomobil pazarındaki bu yükselişi, 2030 yılına kadar Avrupa'da ilk üçe girme hedefini güçlendiriyor. Sektör temsilcileri, mevcut büyüme trendinin devam etmesi halinde Türkiye'nin 2027'de Norveç'i geçerek üçüncü sıraya yerleşebileceğini öngörüyor. Ancak bu hedefe ulaşmak için şarj altyapısının daha da yaygınlaştırılması ve batarya maliyetlerinin düşürülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Öte yandan, küresel çip krizi ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar, pazarın önündeki riskler arasında sayılıyor. Buna rağmen, Türkiye'deki elektrikli araç satışlarının yıl sonuna kadar 180.000 adedi aşması bekleniyor. Bu rakam, 2025 yılındaki 120.000 adetlik satışın oldukça üzerinde bir performansa işaret ediyor.
Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği Başkanı, yaptığı açıklamada, "Türkiye, elektrikli araç dönüşümünde Avrupa'nın en hızlı büyüyen pazarlarından biri haline geldi. 2026 verileri, bu alandaki potansiyelimizi net bir şekilde ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Dernek, 2026 sonu itibarıyla toplam elektrikli araç sayısının 500 bine ulaşmasını hedefliyor.
Ferrari eski CEO'su: Luce o kadar çirkin ki Çinliler bile kopyalamayacak
Ferrari'nin ilk elektrikli modeli Luce, tasarımıyla tartışma yaratırken eski CEO Luca di Montezemolo aracı sert sözlerle eleştirdi. Montezemolo, Luce'nin o kadar çirkin olduğunu söyledi ki Çinli üreticilerin bile kopyalamayacağını iddia etti.
Ferrari'nin uzun süredir beklenen ilk tam elektrikli modeli Ferrari Luce, resmî tanıtımının ardından tasarımıyla otomotiv dünyasında büyük bir tartışma başlattı. Markanın efsanevi eski CEO'su Luca di Montezemolo, araca yönelik en sert eleştirileri yönelten isimlerden biri oldu. Montezemolo, İtalyan basınına yaptığı açıklamada, Luce'nin tasarımını "o kadar çirkin" olarak nitelendirdi ve bu görünümün Çinli otomobil üreticilerinin bile ilgisini çekmeyeceğini söyledi.
Ferrari Luce, geçtiğimiz hafta düzenlenen özel bir etkinlikte tanıtıldı. Araç, markanın geleneksel tasarım dilinden oldukça farklı bir çizgiye sahip. Keskin hatlar, büyük hava girişleri ve alışılmadık oranlar, Ferrari tutkunları arasında kısa sürede ikiye bölünmüş bir kitle yarattı. Montezemolo, aracın özellikle ön kısmındaki tasarım tercihlerini hedef alarak, "Bu bir Ferrari'ye benzemiyor. Bir Ferrari'nin ruhunu yansıtmıyor" ifadelerini kullandı.
Luca di Montezemolo, 1991-2014 yılları arasında Ferrari'nin başında bulunmuş ve markanın modern çağdaki en başarılı dönemlerinden birine imza atmıştı. Onun liderliğinde Ferrari, hem Formula 1'de hem de yol otomobillerinde büyük başarılar elde etti. Montezemolo'nun bu sert çıkışı, markanın mevcut yönetimiyle arasında bir görüş ayrılığı olduğu yorumlarına yol açtı.
Ferrari Luce, markanın elektrifikasyon stratejisinin ilk somut adımı olarak görülüyor. Şirket, 2030 yılına kadar satışlarının yüzde 40'ının elektrikli araçlardan oluşmasını hedefliyor. Luce, bu hedef doğrultusunda geliştirilen ilk model olma özelliğini taşıyor. Araç, dört kapılı bir crossover formunda tasarlanmış durumda ve bu da Ferrari'nin geleneksel spor otomobil imajından önemli bir sapma olarak değerlendiriliyor.
Montezemolo'nun eleştirilerine karşılık Ferrari'nin mevcut CEO'su Benedetto Vigna, aracın tasarımının cesur ve yenilikçi olduğunu savundu. Vigna, "Ferrari her zaman sınırları zorlamıştır. Luce, markanın geleceğe yönelik vizyonunu yansıtıyor" dedi. Şirket, aracın aerodinamik performansının ve batarya teknolojisinin sektörde çıtayı yükselteceğini iddia ediyor.
Ferrari Luce'nin fiyatı henüz açıklanmış değil ancak sektör kaynakları, aracın 500 bin euro civarında bir başlangıç fiyatına sahip olacağını öngörüyor. İlk teslimatların 2026 yılının başında yapılması planlanıyor. Araç, Ferrari'nin Maranello'daki fabrikasında üretilecek.
Luca di Montezemolo'nun bu açıklamaları, Ferrari'nin elektrikli dönüşüm sürecinde marka kimliğinin nasıl korunacağı sorusunu yeniden gündeme getirdi. Eski CEO, "Ferrari bir tutku markasıdır. Bu tutkuyu kaybederseniz geriye sadece sıradan bir otomobil kalır" diyerek sözlerini noktaladı.
Türkiye'de Satılacak Elektrikli Mercedes-AMG GT 4-Door Coupé'nin Almanya Fiyatı Açıklandı
Mercedes-AMG'nin elektrikli GT 4-Door Coupé modeli, Almanya'da 196.000 eurodan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. Araç, Türkiye pazarına da gelmesi planlanan modeller arasında yer alıyor.
Mercedes-AMG, tamamen elektrikli GT 4-Door Coupé modelinin Almanya fiyatını ve teknik detaylarını duyurdu. Araç, 196.000 eurodan başlayan fiyat etiketiyle siparişe açıldı. Türkiye'de de satışa sunulması beklenen model, performans odaklı elektrikli otomobil segmentinde dikkat çekiyor.
Elektrikli AMG GT 4-Door Coupé, iki farklı motor seçeneğiyle geliyor. GT 43 versiyonunda 408 beygir güç ve 500 Nm tork üreten bir elektrik motoru bulunurken, GT 53 modelinde 476 beygir güç ve 600 Nm tork değerleri sunuluyor. Her iki versiyonda da 800 voltluk elektrik mimarisi kullanılıyor.
Aracın batarya kapasitesi 90 kWh olarak açıklandı. WLTP normuna göre GT 43 modeli 500 kilometre, GT 53 modeli ise 470 kilometre menzil vaat ediyor. Hızlı şarj desteği sayesinde batarya, 250 kW gücündeki bir şarj istasyonunda yüzde 10'dan 80'e yaklaşık 20 dakikada dolabiliyor.
Performans rakamları da oldukça iddialı. GT 43 modeli 0'dan 100 km/s hıza 4,9 saniyede ulaşırken, GT 53 modeli bu süreyi 4,1 saniyeye indiriyor. Her iki versiyonun maksimum hızı elektronik olarak 220 km/s ile sınırlandırılmış durumda.
Mercedes-AMG, elektrikli GT 4-Door Coupé'de dört tekerlekten çekiş sistemi kullanıyor. Araçta adaptif havalı süspansiyon ve arka aks yönlendirme gibi dinamik sürüş özellikleri standart olarak sunuluyor. İç mekanda ise MBUX bilgi-eğlence sistemi ve dijital gösterge paneli yer alıyor.
Türkiye'ye ne zaman geleceği henüz netleşmeyen modelin, 2025 yılı içinde ülkemizde satışa sunulması bekleniyor. Mercedes-Benz Türkiye, elektrikli araç portföyünü genişletme stratejisi kapsamında bu modeli de getirmeyi planlıyor.
Almanya'da GT 43 versiyonu 196.000 euro, GT 53 versiyonu ise 215.000 euro başlangıç fiyatıyla satışa çıktı. Türkiye fiyatlandırması ise vergiler ve kur farkı nedeniyle daha yüksek olacak. Resmi açıklamaya göre, araç Avrupa'da ilk teslimatlarını 2025 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirecek.
Rivian, İlk R2 SUV Teslimatlarını 9 Haziran'da Gerçekleştirecek
Rivian, merakla beklenen R2 SUV modelinin ilk müşteri teslimatlarını 9 Haziran'da yapacağını duyurdu. CEO RJ Scaringe, aracı şirketin şimdiye kadarki en önemli lansmanı olarak nitelendirdi.
Elektrikli araç üreticisi Rivian, yeni nesil SUV modeli R2'nin ilk müşteri teslimatları için resmi tarihi açıkladı. Şirket, 9 Haziran'da başlayacak teslimat süreciyle birlikte, bu modelin seri üretim aşamasına geçtiğini duyurdu. Rivian CEO'su RJ Scaringe, R2'yi şirketin bugüne kadar piyasaya sürdüğü en kritik ürün olarak tanımladı.
R2 SUV, Rivian'ın mevcut R1T kamyonet ve R1S SUV modellerine kıyasla daha uygun fiyatlı bir seçenek olarak konumlandırılıyor. Şirket, bu modelle birlikte daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmayı hedefliyor. R2'nin başlangıç fiyatının 45.000 dolar civarında olması bekleniyor. Bu fiyat, Rivian'ın mevcut modellerinin neredeyse yarısına denk geliyor.
Aracın teknik özellikleri arasında 330 mil (yaklaşık 531 kilometre) menzil ve 0'dan 60 mil/saat hıza 3 saniyeden kısa sürede ulaşabilme kapasitesi yer alıyor. R2, Rivian'ın kendi geliştirdiği ikinci nesil elektrikli araç platformu üzerine inşa edildi. Bu platform, daha verimli batarya yönetimi ve gelişmiş sürüş dinamikleri sunuyor.
Rivian, R2'nin üretimini Illinois'deki Normal fabrikasında gerçekleştirecek. Şirket, bu model için 2026 yılına kadar yıllık 200.000 adet üretim kapasitesine ulaşmayı planlıyor. R2'nin teslimatları öncelikle Kuzey Amerika pazarında başlayacak, ardından Avrupa ve diğer bölgelere genişletilecek.
R2'nin lansmanı, Rivian için kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Şirket, son dönemde artan rekabet ve tedarik zinciri sorunlarıyla mücadele ediyor. Öte yandan, R2'nin daha erişilebilir fiyatı, şirketin satış hacmini önemli ölçüde artırabilir. Rivian, bu modelle birlikte Tesla Model Y ve Ford Mustang Mach-E gibi rakiplerle doğrudan rekabete girecek.
Müşteriler, R2 için şimdiden ön sipariş verebiliyor. Şirket, 9 Haziran'daki ilk teslimatların ardından üretimi kademeli olarak artırmayı planlıyor. Rivian, R2'nin yanı sıra R3 adlı daha küçük bir crossover modelini de geliştirme aşamasında. R3'ün ise 2027 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Rivian'ın bu hamlesi, elektrikli araç pazarında orta segmentteki boşluğu doldurmayı hedefliyor. Şirket, R2 ile birlikte hem bireysel kullanıcılara hem de filo müşterilerine hitap etmeyi amaçlıyor. İlk teslimat tarihinin netleşmesi, yatırımcılar ve tüketiciler arasında olumlu karşılandı.








