SHGM drone'lara yeni düzenleme getiriyor: İHA takip sistemi kuruluyor
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, drone ve İHA'lar için yeni bir sertifikalandırma sistemi ve dijital takip platformu oluşturacak. Düzenleme taslağı kamuoyunun görüşüne sunuldu.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), insansız hava araçlarına (İHA) yönelik kapsamlı bir düzenleme hazırlığına gitti. Kurum, drone sahiplerini yakından ilgilendiren yeni sertifikalandırma sistemini ve dijital İHA takip altyapısını duyurdu. Taslak metin, sektör temsilcileri ve kullanıcıların değerlendirmesine açıldı.
Yeni düzenleme kapsamında, tüm İHA'ların kayıt altına alınması ve dijital bir platform üzerinden takip edilmesi hedefleniyor. SHGM, bu sistem sayesinde drone kullanımının daha güvenli ve denetlenebilir hale geleceğini belirtiyor. Taslakta, İHA'ların teknik özelliklerine ve kullanım amaçlarına göre farklı kategorilere ayrılması öngörülüyor.
Sertifikalandırma sürecinde, drone operatörlerinin belirli eğitimleri tamamlaması ve sınavlardan geçmesi gerekecek. Ayrıca, ticari amaçla kullanılan İHA'lar için daha sıkı kurallar getirilmesi planlanıyor. SHGM, bu adımla hava sahası güvenliğini artırmayı ve olası kazaların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Dijital takip sistemi, her İHA'ya benzersiz bir kimlik numarası atanmasını ve uçuş verilerinin anlık olarak kaydedilmesini sağlayacak. Bu veriler, SHGM'nin denetim birimleri tarafından izlenebilecek. Sistemin, özellikle yasak bölgelerde uçuşların engellenmesine yardımcı olması bekleniyor.
Düzenleme taslağı, 30 gün boyunca kamuoyunun görüşüne açık kalacak. SHGM, sektör paydaşlarından ve vatandaşlardan gelen geri bildirimleri değerlendirerek nihai metni oluşturacak. Yeni kuralların, görüş alma sürecinin ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Drone kullanıcıları, yeni düzenlemeyle birlikte mevcut cihazlarını belirlenen süre içinde sisteme kaydettirmek zorunda kalacak. Kayıt yaptırmayan kullanıcılara idari para cezası uygulanabileceği ifade ediliyor. SHGM, bu sürecin kademeli olarak hayata geçirileceğini ve kullanıcıların mağdur edilmeyeceğini vurguluyor.
SHGM yetkilileri, yeni sistemin Türkiye'de drone kullanımını daha düzenli hale getireceğini ve uluslararası standartlarla uyumlu olacağını belirtti. Düzenlemenin, hem amatör hem de profesyonel kullanıcılar için net kurallar getirdiği kaydedildi. Taslak metin, SHGM'nin resmi internet sitesinden erişime açıldı.
ABD, Yapay Zeka Çipi Kısıtlamalarını Çinli Firmaların Küresel Şubelerine Genişletti
ABD, yapay zeka çipi ihracat kısıtlamalarını Çinli şirketlerin dünya genelindeki tüm şubelerini kapsayacak şekilde genişletti. Yeni düzenleme, teknoloji rekabetinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
ABD yönetimi, yapay zeka çipi ihracatına yönelik kısıtlamaları genişleterek Çinli firmaların yurt dışındaki şubelerini de kapsama aldı. Bu karar, küresel teknoloji rekabetinde yeni bir döneme işaret ediyor. Daha önce yalnızca Çin anakarasındaki şirketleri hedef alan kısıtlamalar, artık bu firmaların dünya genelindeki bağlı kuruluşlarını da içeriyor.
Yeni düzenleme, özellikle gelişmiş yapay zeka çiplerinin Çinli şirketlerin yabancı ofislerine transferini engellemeyi amaçlıyor. ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu adımın ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle alındığı belirtildi. Kısıtlamalar, Nvidia ve AMD gibi Amerikalı çip üreticilerinin en güçlü modellerini kapsıyor.
Uzmanlar, bu hamlenin Çinli teknoloji devlerinin küresel operasyonlarını önemli ölçüde etkileyebileceğini ifade ediyor. Özellikle bulut bilişim ve yapay zeka araştırmaları yapan firmalar, yeni kısıtlamalardan doğrudan etkilenecek. Çinli şirketlerin yurt dışındaki veri merkezleri ve araştırma laboratuvarları, artık Amerikan çiplerine erişimde zorluk yaşayabilir.
ABD'nin bu kararı, Çin'in kendi yarı iletken endüstrisini geliştirme çabalarını hızlandırabilir. Pekin yönetimi, daha önce de benzer kısıtlamalara karşı yerli çip üretimini teşvik eden politikalar açıklamıştı. Ancak analistler, Çin'in kısa vadede Amerikan teknolojisine tam bir alternatif oluşturmasının zor olduğunu vurguluyor.
Yeni düzenleme, ABD'nin müttefikleriyle olan ilişkilerinde de yeni soru işaretleri yaratıyor. Hollanda ve Japonya gibi ülkeler, benzer kısıtlamaları uygulamaya başlamıştı ancak bu genişleme, uluslararası iş birliğini daha karmaşık hale getirebilir. Özellikle Çinli firmaların Avrupa ve Asya'daki ortak girişimleri, yeni kuralların etkisi altında kalacak.
Resmi açıklamaya göre, kısıtlamalar derhal yürürlüğe girdi. ABD'li çip üreticileri, yeni kurallara uyum sağlamak için 30 günlük bir geçiş sürecine sahip olacak. Bu süre zarfında mevcut siparişlerin tamamlanmasına izin verilirken, yeni ihracat başvuruları sıkı bir incelemeye tabi tutulacak.
Teknoloji dünyası, bu gelişmenin küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle yapay zeka alanında faaliyet gösteren birçok uluslararası şirket, alternatif tedarik kaynakları arayışına girebilir. ABD Ticaret Bakanlığı, önümüzdeki haftalarda düzenlemeyle ilgili daha ayrıntılı bir kılavuz yayımlayacağını duyurdu.
ASUS ROG Xbox Ally X20 Tanıtıldı: Steam Deck OLED'e Rakip Olacak Özel Sürüm El Konsolu
ASUS, Computex 2026'da ROG markasının 20. yılına özel tasarladığı Xbox Ally X20 el konsolunu duyurdu. Cihaz, LCD ekranı terk ederek OLED panele geçiş yapıyor ve Steam Deck OLED ile rekabet edecek özellikler sunuyor.
ASUS, Computex 2026 fuarında oyuncuların uzun süredir beklediği hamleyi yaptı. Republic of Gamers (ROG) markasının 20. yılına özel olarak tasarlanan yeni el konsolu ASUS ROG Xbox Ally X20 modeli resmi olarak duyuruldu. Taşınabilir oyun pazarında kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak bu özel versiyon, serinin önceki modellerinde eleştirilen LCD ekran teknolojisini tamamen geride bırakarak çok daha canlı renkler ve derin siyahlar sunan OLED panele geçiş yapıyor.
Xbox Ally X20, adından da anlaşılacağı gibi Xbox markasıyla ortak geliştirilmiş bir cihaz. Bu iş birliği sayesinde konsol, Xbox Game Pass entegrasyonu ve özel oyun modları gibi yazılımsal avantajlar sunuyor. Donanım tarafında ise AMD'nin en yeni Ryzen Z2 Extreme işlemcisi ve RDNA 4 grafik mimarisi kullanılıyor. Bu kombinasyon, önceki modele göre yüzde 40'a varan performans artışı sağlarken, 7 inç büyüklüğündeki OLED ekran 120 Hz yenileme hızı ve HDR desteği ile geliyor.
Cihazın en dikkat çekici yeniliklerinden biri de batarya kapasitesi. ASUS, kullanıcı geri bildirimlerini dikkate alarak pil boyutunu 80 Wh'ye çıkardı. Bu sayede tek şarjla 8 saate kadar kesintisiz oyun oynanabiliyor. Ayrıca hızlı şarj desteği sayesinde 30 dakikada yüzde 50 dolum sağlanabiliyor. Soğutma sistemi de elden geçirilmiş; çift fanlı tasarım ve sıvı metal termal macun sayesinde yüksek performanslı oyunlarda bile cihazın serin kalması hedeflenmiş.
Bağlantı seçenekleri açısından zengin olan Xbox Ally X20, Wi-Fi 7 ve Bluetooth 5.4 desteği sunuyor. Ayrıca iki adet USB-C portu bulunuyor; bunlardan biri Thunderbolt 4 standardını destekliyor. Depolama tarafında ise 1 TB NVMe SSD standart olarak geliyor ve microSD kart yuvası ile genişletilebiliyor. ASUS, cihazın ağırlığını 680 gram olarak açıkladı; bu, Steam Deck OLED'den yaklaşık 50 gram daha hafif.
Fiyatlandırma konusunda ASUS, Xbox Ally X20'yi 799 dolardan satışa sunacağını duyurdu. Bu fiyat, Steam Deck OLED'in 649 dolarlık başlangıç fiyatının üzerinde olsa da, daha güçlü donanım ve Xbox entegrasyonu gibi ek özellikler sunuyor. Cihazın ön siparişleri Computex fuarı süresince başlarken, perakende satışların 15 Temmuz 2026 itibarıyla başlaması planlanıyor.
ASUS yetkilileri, Xbox Ally X20'nin sadece bir el konsolu olmadığını, aynı zamanda bir oyun bilgisayarı olarak da kullanılabileceğini vurguladı. Windows 11 işletim sistemi ile çalışan cihaz, Steam, Epic Games Store ve Xbox Game Pass gibi tüm büyük platformlara erişim sağlıyor. Ayrıca özel bir dock ile monitöre bağlanarak masaüstü oyun deneyimi de sunabiliyor.
Piyasaya çıktığında Steam Deck OLED ile doğrudan rekabet edecek olan Xbox Ally X20, taşınabilir oyun pazarında yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor. ASUS, bu özel sürümle hem marka sadakatini pekiştirmeyi hem de oyunseverlere üst düzey bir deneyim sunmayı hedefliyor. Cihazın satışa çıkış tarihi 15 Temmuz 2026 olarak belirlenirken, ön siparişler Computex 2026 süresince alınmaya başlandı.
ASUS, sınırlı sayıda OLED Ally X el bilgisayarı ve AR oyun gözlüğü içeren ROG Xbox Ally X20 paketini duyurdu
ASUS, ROG Xbox Ally X20 paketini duyurdu. Paket, sınırlı sayıda üretilen OLED ekranlı Ally X el bilgisayarı ve AR oyun gözlüğü içeriyor.
ASUS, yeni ROG Xbox Ally X20 paketini tanıttı. Bu özel paket, geçen yılki modelle büyük ölçüde aynı donanıma sahip olan el bilgisayarının yanı sıra artırılmış gerçeklik oyun gözlüklerini de içeriyor. Cihaz, adından da anlaşılacağı üzere sınırlı sayıda üretilecek.
Paketin en dikkat çekici özelliği, el bilgisayarının artık bir OLED panele sahip olması. Bu, önceki modeldeki LCD ekrana kıyasla daha canlı renkler ve daha derin siyahlar sunuyor. Bunun dışında donanım özellikleri büyük ölçüde aynı kalmış durumda.
ROG Xbox Ally X20, taşınabilir oyun deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Pakette yer alan AR gözlükler, kullanıcıların oyunları sanal bir ekranda oynamasına olanak tanıyor. Bu sayede oyuncular, büyük bir ekran deneyimini her yerde yaşayabilecek.
ASUS, bu paketi özellikle taşınabilir oyun konsolu tutkunları için tasarlamış. Şirket, sınırlı sayıda üretilecek olan bu paketle hem koleksiyonerlere hem de teknoloji meraklılarına hitap etmeyi amaçlıyor.
Cihazın fiyatı ve çıkış tarihi henüz açıklanmadı. Ancak ASUS'un önümüzdeki haftalarda bu konuda daha fazla bilgi paylaşması bekleniyor. Paketin, belirli bölgelerde sınırlı sayıda satışa sunulacağı ifade ediliyor.
ROG Xbox Ally X20, taşınabilir oyun pazarında yeni bir soluk getirecek gibi görünüyor. OLED ekran ve AR gözlük kombinasyonu, oyunculara benzersiz bir deneyim vaat ediyor. ASUS, bu paketle oyun dünyasında farklı bir segment yaratmayı hedefliyor.
ASUS, ROG Xbox Ally X20 paketinin satışa sunulacağı tarih ve fiyat bilgisini resmi kanallardan duyuracağını açıkladı.
Putin'in 26 Milyar Dolarlık Uzun Yaşam Projesi: Genetik Tedaviden Yapay Organa Kadar Birçok Teknoloji Deneniyor
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in desteklediği 26 milyar dolarlık girişim, insan ömrünü uzatmak için genetik tedaviler, laboratuvarda üretilen organlar ve diğer ileri teknolojileri bir araya getiriyor. Proje, ölümsüzlük arayışında farklı bilimsel yöntemleri test ediyor.
Rusya, insan ömrünü uzatma hedefiyle 26 milyar dolarlık dev bir girişimi hayata geçiriyor. Vladimir Putin'in doğrudan desteklediği bu proje, genetik mühendislikten yapay organ üretimine kadar geniş bir yelpazede teknolojiyi kapsıyor. Girişim, yaşlanma sürecini yavaşlatmayı ve nihayetinde durdurmayı amaçlıyor.
Proje kapsamında araştırmacılar, hücre yenilenmesini teşvik eden gen terapileri üzerinde çalışıyor. Bu tedavilerin, yaşlanmayla ilişkili hastalıkların önlenmesinde etkili olabileceği düşünülüyor. Ayrıca laboratuvar ortamında üretilen organlar, nakil bekleyen hastalar için umut vadediyor.
Putin'in uzun yaşam girişimi, Rusya'nın biyoteknoloji alanındaki iddiasını ortaya koyuyor. Ülke, bu alanda ABD ve Çin gibi ülkelerle rekabet etmeyi hedefliyor. Proje, Moskova'daki özel bir araştırma merkezinde yürütülüyor ve dünyanın dört bir yanından bilim insanlarını bir araya getiriyor.
Girişimin bir diğer ayağı ise yapay zeka destekli teşhis sistemleri. Bu sistemler, yaşlanma belirtilerini erken evrede tespit ederek müdahale şansını artırmayı amaçlıyor. Ayrıca nanoteknoloji kullanılarak hücre içi onarım mekanizmaları geliştiriliyor.
Proje, etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bazı uzmanlar, bu tür çalışmaların toplumsal eşitsizlikleri derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak Rus yetkililer, çalışmaların sıkı etik kurallar çerçevesinde yürütüldüğünü belirtiyor.
Putin, daha önce yaptığı açıklamalarda insan ömrünün uzatılmasının ulusal bir öncelik olduğunu vurgulamıştı. 2024 yılı itibarıyla projeye ayrılan bütçenin 26 milyar dolar olduğu açıklandı. Bu fon, önümüzdeki on yıl içinde kademeli olarak kullanılacak.
Rusya Bilimler Akademisi'ne bağlı araştırma enstitüleri, projenin ilk sonuçlarını 2026 yılında yayımlamayı planlıyor. Şu ana kadar hayvan deneylerinde olumlu sonuçlar alındığı, insan deneylerinin ise 2027'de başlayabileceği belirtiliyor.
Proje kapsamında ayrıca kriyoprezervasyon teknolojisi de geliştiriliyor. Bu yöntemle, ölümün hemen ardından vücudun dondurularak gelecekte diriltilmesi hedefleniyor. Ancak bu çalışma, henüz deneysel aşamada ve bilim dünyasında tartışmalı bir konu olarak görülüyor.








