Starlink ABD'de uydu internet planlarına zam yaptı: En düşük paket 55 dolara yükseldi
Starlink, ABD'deki uydu internet planlarının fiyatlarına zam yaptı. En ucuz 100Mbps'lik Residential plan aylık 50 dolardan 55 dolara, Standby Mode ise 5 dolardan 10 dolara çıktı.
SpaceX'in uydu internet hizmeti Starlink, ABD'deki plan fiyatlarına zam yaptı. PCMag'in haberine göre, en düşük hızlı Residential plan olan 100Mbps'lik paket aylık 50 dolardan 55 dolara yükseldi. 200Mbps'lik Residential plan ise 80 dolardan 85 dolara çıktı. Residential Max planının fiyatı 120 dolardan 130 dolara yükseltildi.
Standby Mode olarak adlandırılan ve abonelerin ana Starlink hizmetini duraklatırken sınırsız düşük hızlı veri kullanmasına olanak tanıyan özellik de zamlardan nasibini aldı. Bu modun aylık ücreti 5 dolardan 10 dolara çıkarıldı.
Starlink'in mobil kullanıcılara yönelik Roam planları da zamlandı. 100GB veri sunan Roam planı aylık 50 dolardan 55 dolara, sınırsız veri sunan Roam planı ise önceki fiyatından daha yüksek bir seviyeye çekildi. The Verge'in aktardığına göre, sınırsız Roam planının yeni fiyatı henüz netleşmedi ancak artışın diğer planlarla paralel olduğu belirtiliyor.
Starlink, fiyat artışlarını enflasyon ve artan operasyonel maliyetlerle gerekçelendirdi. Şirket, özellikle uydu üretimi ve fırlatma maliyetlerindeki yükselişin bu zammı zorunlu kıldığını açıkladı. Ancak bazı kullanıcılar, hizmet kalitesinde belirgin bir iyileşme olmadan yapılan bu artışı eleştirdi.
Yeni fiyatlar, mevcut aboneler için hemen geçerli olurken, yeni aboneliklerde de aynı tarife uygulanmaya başlandı. Starlink, ABD dışındaki pazarlarda da benzer fiyat düzenlemeleri yapıp yapmayacağına dair henüz bir açıklama yapmadı.
Starlink'in en pahalı ticari planı olan Residential Max, 130 dolarlık aylık ücretiyle 500Mbps'e varan indirme hızı sunuyor. Standby Mode ise özellikle seyahat eden veya geçici olarak hizmete ihtiyaç duyan kullanıcılar tarafından tercih ediliyor. Şirket, bu özelliğin fiyatını iki katına çıkararak kullanıcıların tepkisini çekti.
Fiyat artışları, Starlink'in dünya genelinde 2 milyondan fazla aboneye ulaştığı bir dönemde geldi. SpaceX, önümüzdeki yıllarda uydu ağını genişleterek daha düşük gecikme süreleri ve daha yüksek hızlar vaat ediyor. Ancak şimdilik kullanıcılar, daha yüksek faturalarla karşı karşıya.
Woot'ta Philips Hue Akıllı Işıklar ve Daha Fazlası Yüzde 20 İndirimli
Woot, bir günlük teknoloji indirimleri kapsamında Philips Hue akıllı aydınlatma ürünlerinde yüzde 20'ye varan indirim sunuyor. SAVETWENTY koduyla gece yarısına kadar geçerli olan fırsatlar arasında Hue Bridge, HDMI Sync Box ve Solo Lightstrip yer alıyor.
Woot, teknoloji ürünlerinde bir günlük indirim kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında yeni ve açık kutu Philips Hue akıllı aydınlatma ürünleri yüzde 20'ye varan oranlarda indirimli satılıyor. İndirimden yararlanmak için ödeme sırasında SAVETWENTY kodu kullanılması gerekiyor ve fırsat Merkezi Saat ile gece yarısına kadar geçerli.
Kampanyadaki ürünler, akıllı aydınlatmaya yeni başlayanlar veya sistemi genişletmek isteyenler için ideal seçenekler sunuyor. Öne çıkan ürünlerden biri, Philips Hue Bridge Gen 2. Bu cihaz, bazı Hue ürünlerini çalıştırmak için gerekli olan bir merkez birimi. Normalde 65,99 dolara satılan Bridge, indirimle 25,60 dolara düşüyor.
Bridge'e ihtiyaç duyan bir diğer ürün ise Play HDMI Sync Box 8K. 384,99 dolarlık orijinal fiyatıyla satılan bu cihaz, indirimle 212 dolara geliyor. Sync Box, Hue ışıklarını TV ekranında gösterilen içerikle senkronize ederek daha immersive bir deneyim sunuyor. Bazı Hue cihazları Bluetooth ile çalışabilse de, 10'dan fazla ışık kurulumu veya uzaktan kontrol için Bridge gerekli.
Philips Hue Solo Lightstrip (10 feet) de indirim kapsamında. Normalde 69,99 dolar olan ürün, SAVETWENTY koduyla 40 dolara satılıyor. Bu fiyat, akıllı aydınlatmaya giriş yapmak isteyenler için cazip bir seçenek.
Woot'taki indirimler sadece Hue ürünleriyle sınırlı değil. İlk nesil Amazon Kindle Scribe da KINDLE20 koduyla yüzde 20 indirimli. Yenilenmiş modellerin 16 GB, 32 GB ve 64 GB versiyonları sırasıyla 159, 176 ve 199 dolardan başlıyor. 2024 sonu modeli olan bu cihaz, daha kalın bir sol çerçeveye ve 10,2 inç ekrana sahip; yeni modelde ise 11 inç ekran bulunuyor. İndirimli model, el yazısı ve çizim için Premium Pen kalemle geliyor.
GameStop'ta ise Nintendo Switch için Super Mario RPG remake ve Mario & Luigi: Brothership oyunları 15 dolara satılıyor. Bu fiyatlar, her iki oyun için de şimdiye kadarki en düşük seviye. Ayrıca Diablo 4, Monster Hunter Wilds ve Dead Rising Deluxe Remaster gibi diğer oyunlar da aynı fiyattan sunuluyor.
Amazon'da Iniu'nun 10.000mAh kapasiteli power bank'i, katlanabilir priz çıkışlı olarak 18,35 dolara (orijinal 39,99 dolar) satılıyor. Siyah model sepete eklendiğinde geçerli olan bu fiyat, hem power bank hem de duvar adaptörü ihtiyacını tek bir cihazda karşılıyor. Dahili USB-C kablosu veya ek USB-C portu üzerinden 45W'a kadar çıkış yapabilen cihaz, prize takılıyken 30W'a düşüyor.
Sony'nin 10. yıl dönümü 'ColleXion' kulaklıklarının görselleri sızdırıldı
Sony'nin 10. yıl dönümü için hazırladığı 1000X 'The ColleXion' Edition kulaklıklarının görselleri sızdırıldı. Görseller, mevcut WH-1000XM6 serisine kıyasla daha kalın dolgulu kafa bandı ve büyük kulak yastıkları gösteriyor.
Sony'nin 10. yıl dönümü için özel olarak hazırladığı kulaklıkların görselleri, resmi lansmandan bir gün önce internete sızdı. OnLeaks ve HotEUDeals tarafından paylaşılan görsellerde, Sony 1000X 'The ColleXion' Edition olarak adlandırılan modelin tasarımı net bir şekilde görülüyor. Görseller, mevcut WH-1000XM6 serisine kıyasla daha kalın suni deri dolgulu bir kafa bandı ve 'cömert boyutlarda' kulak yastıklarına işaret ediyor.
Sızdırılan görüntüler, kulaklıkların kafa bandının mevcut modellere göre daha yastıklı olduğunu ortaya koyuyor. 'ColleXion' ismi, Nisan ayında Sony'nin web sitelerinde kısa süreliğine görünmüş ve WH-1000XX model numarasıyla bir kulak üstü kulaklık olarak listelenmişti. O dönemde herhangi bir görsel paylaşılmamıştı. Şimdi ise kulaklıkların tam tasarımı ve bazı özellikleri gün yüzüne çıktı.
Kulaklıkların, Sony'nin 1000X serisinin 10. yıl dönümünü kutlamak amacıyla piyasaya sürüleceği belirtiliyor. Görsellerde, kulaklıkların siyah renk seçeneği ve üzerinde 'ColleXion' yazısı dikkat çekiyor. Ayrıca, mevcut WH-1000XM6 modeline kıyasla daha geniş kulak yastıkları ve daha kalın bir kafa bandı sunması, kullanıcı konforunu artırmayı hedeflediğini gösteriyor.
Sony'nin yeni kulaklıklarının teknik özellikleri henüz resmi olarak açıklanmış değil. Ancak sızıntılar, bu modelin üstün gürültü önleme ve ses kalitesi sunacağını işaret ediyor. WH-1000X serisi, piyasadaki en iyi gürültü önleyici kulaklıklardan biri olarak biliniyor ve 10. yıl özel modelinin de bu çıtayı yükseltmesi bekleniyor.
Kulaklıkların fiyatı ve çıkış tarihi henüz netleşmiş değil. Ancak sızıntılar, lansmanın yarın yapılacağını gösteriyor. Sony'nin bu özel modeli, muhtemelen sınırlı sayıda üretilecek ve koleksiyoncular için cazip bir seçenek olacak.
Sony, 1000X serisiyle kulaklık pazarında önemli bir yer edinmiş durumda. 10. yıl dönümü modeli, markanın bu başarısını taçlandırmayı amaçlıyor. Görsellerin sızması, teknoloji meraklıları arasında heyecan yaratırken, resmi lansmanla birlikte tüm detayların netleşmesi bekleniyor.
Sony'nin 'The ColleXion' Edition kulaklıkları, yarın düzenlenecek etkinlikle resmen tanıtılacak. Sızıntılar, bu modelin mevcut seriden farklılaşan tasarımı ve konfor odaklı yapısıyla dikkat çekeceğini gösteriyor.
Yapay zeka çağında çip yarışı: Borsaya açılmış 10 önemli oyuncu
ABD'li yapay zeka çip girişimi Cerebras Systems, halka arz sonrası yaklaşık 70 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirketin hisseleri ilk işlem gününde halka arz fiyatının yüzde 100'ün üzerinde artış gösterdi.
Yapay zeka çip pazarındaki rekabet, yeni halka arzlarla birlikte daha da kızışıyor. ABD merkezli yapay zeka çip girişimi Cerebras Systems, borsaya açılmasının ardından yaklaşık 70 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirketin hisseleri ilk işlem gününde halka arz fiyatının yüzde 100'ün üzerinde bir artış kaydetti. Bu gelişme, yapay zeka donanımına olan yatırımcı ilgisinin ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gösterdi.
Cerebras Systems, geleneksel GPU'ların aksine büyük ölçekli yapay zeka modellerini eğitmek için özel olarak tasarlanmış devasa çipler üretiyor. Şirketin en bilinen ürünü, bir plaka boyutundaki CS-2 çipi, binlerce küçük işlem birimini tek bir silikon parçasında birleştiriyor. Bu yaklaşım, veri merkezlerinde enerji verimliliği ve performans açısından avantaj sağlıyor.
Yapay zeka çip pazarında Nvidia'nın hakimiyeti sürerken, Cerebras gibi girişimler alternatif mimarilerle rekabet etmeye çalışıyor. Nvidia, veri merkezi GPU'larıyla pazarın yaklaşık yüzde 80'ine sahip durumda. Ancak Cerebras, özellikle büyük dil modelleri ve bilimsel hesaplama alanlarında farklılaşarak niş bir konum elde etmeyi hedefliyor.
Borsaya açılan diğer önemli yapay zeka çip şirketleri arasında AMD, Intel ve Qualcomm gibi devler bulunuyor. AMD, Instinct serisi GPU'larla Nvidia'ya rakip olurken, Intel ise Habana Labs ve Gaudi çipleriyle yapay zeka iş yüklerine odaklanıyor. Qualcomm ise mobil cihazlar ve uç bilişim için yapay zeka hızlandırıcıları geliştiriyor.
Yeni nesil girişimler arasında Graphcore, SambaNova ve Groq da dikkat çekiyor. Graphcore, IPU adını verdiği işlemcilerle farklı bir mimari sunarken, SambaNova yazılım tanımlı donanım yaklaşımıyla öne çıkıyor. Groq ise tensör işlem birimleriyle yüksek performans vaat ediyor. Bu şirketlerin bir kısmı henüz halka arz olmamış olsa da, özel yatırımcılardan büyük fonlar toplamış durumda.
Cerebras'ın halka arzı, yapay zeka çip sektöründe bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Şirketin hisselerindeki yükseliş, yatırımcıların yapay zeka donanımına olan güvenini yansıtıyor. Analistler, önümüzdeki yıllarda yapay zeka çip pazarının büyümeye devam edeceğini ve yeni oyuncuların pazara gireceğini öngörüyor.
Cerebras Systems, halka arzdan elde ettiği geliri Ar-Ge çalışmalarına ve üretim kapasitesini artırmaya ayırmayı planlıyor. Şirket, özellikle bulut sağlayıcıları ve büyük teknoloji firmalarıyla iş birliklerini genişletmeyi hedefliyor. Cerebras'ın hisseleri, Nasdaq'ta "CBRS" sembolüyle işlem görmeye başladı.
Performans Paradoksu: Hibrit Çalışmada Görünmez Verimlilik ve Ölçüm Krizi
Türkiye'de iş dünyası 2026'da hibrit çalışmanın kalıcı hale gelmesiyle birlikte, evden çalışanların verimliliğini ölçme sorunuyla karşı karşıya. Geleneksel 'ofiste görünen çalışır' anlayışı yerini dijital takip ve güven ikilemine bırakıyor.
Türkiye'de iş dünyası, 2026 yılı itibarıyla hibrit çalışma modelinde geri dönülemez bir eşiği geçti. Artık işletmelerin gündeminde "Hibrit çalışmalı mıyız?" sorusu değil, "Evdeki o görünmez koltukta oturan çalışanın gerçek değerini nasıl ölçeriz?" sorusu yer alıyor. Geleneksel yönetim anlayışının "ofiste görünen çalışır" dogması, yerini dijital ayak izlerinin takip edildiği, verinin kutsandığı ama güvenin hala bir lüks olduğu bir performans paradoksuna bıraktı.
İstanbul'un trafik yoğunluğu ve şehir içi ulaşımın yarattığı zaman kaybı, hibrit çalışmayı cazip kılan başlıca etkenlerden biri. Ancak bu model, yöneticiler için yeni bir sorunu da beraberinde getirdi: Çalışanların ofis dışında ne kadar üretken olduğunu nesnel olarak değerlendirmek. Geleneksel performans göstergeleri, fiziksel varlığa dayalı olduğu için evden çalışanların katkısını tam olarak yansıtamıyor.
Bu paradoks, şirketleri çalışan takip yazılımlarına yöneltirken, aynı zamanda güven ve mahremiyet tartışmalarını da alevlendiriyor. Bazı firmalar, klavye hareketlerini, fare tıklamalarını ve hatta web kamerası kullanımını izleyen sistemler devreye alırken, diğerleri çıktı odaklı hedefler belirleyerek daha esnek bir yaklaşım benimsiyor. Uzmanlar, aşırı takibin çalışan motivasyonunu düşürdüğünü ve yaratıcılığı körelttiğini belirtiyor.
Türkiye'deki büyük ölçekli şirketlerin yüzde 70'inden fazlası hibrit modeli benimsemiş durumda. Ancak bu şirketlerin yalnızca üçte biri, evden çalışan personelin performansını ölçmek için standartlaşmış bir yönteme sahip. Kalanlar ise subjektif değerlendirmelere veya ekip liderlerinin sezgilerine güveniyor. Bu durum, özellikle genç çalışanlar arasında adalet algısını zedeliyor.
Performans ölçümündeki bu belirsizlik, çalışanların kariyer gelişimini de etkiliyor. Ofiste daha fazla zaman geçirenlerin terfi ve zam şansının arttığına dair bulgular var. Bu da hibrit modelin temel vaadi olan eşitlik ilkesini sorgulatıyor. Şirketler, hem ofis hem de evden çalışanlar arasında adil bir değerlendirme sistemi kurmak için yapay zeka destekli analiz araçlarına yatırım yapıyor.
Uzaktan çalışma araştırmaları, verimliliğin sadece çalışma saatleriyle değil, aynı zamanda çalışanın bağlılığı ve iş-yaşam dengesiyle de ilgili olduğunu gösteriyor. Türkiye'deki birçok firma, çalışan memnuniyeti anketleri ve düzenli birebir görüşmelerle bu dengeyi korumaya çalışıyor. Ancak bu yöntemler, anlık performansı ölçmekte yetersiz kalıyor.
Sonuç olarak, hibrit çalışma modelinin başarısı, şirketlerin bu paradoksu çözme becerisine bağlı. Teknoloji, veri ve insan faktörünü dengeleyen bir yaklaşım benimseyen firmalar, hem verimliliği artırabilir hem de çalışan bağlılığını koruyabilir. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun 2025 raporuna göre, bu dengeyi kuran şirketlerin çalışan devir hızı yüzde 30 daha düşük.








