The Boroughs: Netflix'in yeni doğaüstü gerilimi akıllı ve kusursuz bir yaratık hikayesi
Duffer kardeşlerin Netflix'teki yapımlarından The Boroughs, New Mexico çölünde bir emekli topluluğunda geçen doğaüstü bir gerilim. Alfred Molina'nın başrolünde olduğu dizi, zeki senaryosu ve güçlü oyuncu kadrosuyla övgü topluyor.
Duffer kardeşler, bu yılın başlarında büyük ses getiren Stranger Things serisini tamamladı ve Netflix'ten ayrılarak Paramount ile kazançlı bir yapım anlaşması imzaladı. Ancak Netflix'te iki yapım projesi daha bulunuyor: Nisan ayında karışık eleştirilerle yayınlanan animasyon dizisi Stranger Things: Tales from '85 ve yeni çıkan The Boroughs. The Boroughs, New Mexico çölünde bir emekli topluluğunda geçen doğaüstü bir gerilim. Dizi, akıllı ve esprili senaryosu, muhteşem oyuncu kadrosu ve sürükleyici gizemiyle yaratıcı anlamda bir başyapıt olarak nitelendiriliyor.
Sam Cooper (Alfred Molina), yakın zamanda dul kalmış emekli bir havacılık mühendisidir. The Boroughs emekli topluluğuna isteksizce taşınır. Bu, merhum eşi Lilly'nin (Jane Kaczmarek) tercihiydi ve şirket, Lilly hayattayken imzaladığı sözleşmeden çıkmasına izin vermez. Sam, bu duruma oldukça sinirlidir; sabırlı kızı Claire'e (Jena Malone) ve yoluna çıkan hemen herkese çıkışır.
Dizinin merkezinde, emekli topluluğunda yaşanan gizemli olaylar yer alıyor. Sam, bu olayların ardındaki doğaüstü güçleri keşfetmeye çalışırken, diğer sakinlerle de zoraki bir iş birliği yapmak zorunda kalır. The Boroughs, klasik bir yaratık hikayesini modern ve zekice bir dille anlatıyor. Duffer kardeşlerin imzasını taşıyan dizi, Stranger Things'teki gibi 80'ler nostaljisi yerine daha olgun bir temaya odaklanıyor.
Oyuncu kadrosu, Alfred Molina'nın yanı sıra deneyimli isimlerden oluşuyor. Jane Kaczmarek, Jena Malone ve diğer oyuncular performanslarıyla öne çıkıyor. Dizi, karakterler arasındaki dinamikleri ve diyaloglarıyla da dikkat çekiyor. Özellikle Sam'in huysuzluğu ve diğer sakinlerle olan etkileşimleri, hikayeye mizahi bir boyut katıyor.
The Boroughs, Netflix'te 8 bölüm olarak yayınlandı. Dizi, eleştirmenlerden olumlu yorumlar alırken, izleyicilerden de beğeni topluyor. Özellikle senaryonun akıllıca kurgulanmış olması ve sürprizlerle dolu olması övülüyor. Duffer kardeşlerin Netflix'teki son yapımlarından biri olan dizi, şimdiden türün sevenleri için kaçırılmaması gereken bir yapım olarak değerlendiriliyor.
Dizinin yaratıcı ekibi, hikayenin temposunu ve gerilimini başarıyla yönetiyor. Her bölüm, izleyiciyi merak içinde bırakacak şekilde sonlanıyor. The Boroughs, doğaüstü gerilim türüne yeni bir soluk getirirken, aynı zamanda karakter odaklı bir anlatım sunuyor. Dizi, emeklilik ve yaşlılık temalarını da işleyerek izleyiciye farklı bir perspektif kazandırıyor.
Netflix, The Boroughs ile kaliteli bir yapım daha sunmuş oldu. Dizi, şu anda platformda izlenebilir durumda. Özellikle Stranger Things hayranları ve doğaüstü gerilim sevenler için tavsiye ediliyor. The Boroughs, akıllı senaryosu ve güçlü oyuncu kadrosuyla türün en iyi örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Star Wars eski günlerini mumla arıyor: Mandalorian filmi de gişede hayal kırıklığı yarattı
The Mandalorian and Grogu filmi, açılış haftasında beklenenin altında hasılat elde ederek Star Wars serisinin gişe düşüşünü sürdürdü. Seri, 2019'daki The Rise of Skywalker'dan bu yana bir milyar dolar barajını aşamıyor.
Star Wars serisi, sinemalara döndüğü ilk dönemde her filmiyle bir milyar dolar hasılatı zorlayan bir başarı yakalamıştı. Ancak bu hafta vizyona giren The Mandalorian and Grogu, gişede hayal kırıklığı yaratarak serinin eski günlerinden uzaklaştığını bir kez daha gösterdi.
Film, açılış haftasında 120 milyon dolar hasılat elde ederken, bu rakam serinin önceki yapımlarının açılışlarına kıyasla oldukça düşük kaldı. Örneğin, 2015'teki The Force Awakens 247 milyon dolarla açılış yapmış, 2017'deki The Last Jedi 220 milyon dolar, 2019'daki The Rise of Skywalker ise 177 milyon dolar hasılat elde etmişti.
The Mandalorian and Grogu, Disney+ dizisi The Mandalorian'ın sinema uyarlaması olarak büyük beklentiyle karşılanmıştı. Ancak eleştirmenlerden karışık yorumlar alan film, izleyici kitlesini tam olarak harekete geçiremedi. Özellikle genç izleyiciler arasında ilginin azaldığı gözlemlenirken, serinin popülaritesinin düşüşte olduğu yorumları yapılıyor.
Star Wars serisi, 2019'daki The Rise of Skywalker'dan bu yana bir milyar dolar barajını aşamıyor. O dönemde 1.07 milyar dolar hasılat elde eden film, serinin son büyük gişe başarısı olarak kayıtlara geçti. Ardından gelen Solo: A Star Wars Story (2018) 393 milyon dolar, The Mandalorian and Grogu ise henüz 200 milyon doları geçemedi.
Disney, Star Wars markasını canlandırmak için yeni projeler üzerinde çalışıyor. Ancak uzmanlar, serinin eski ihtişamına kavuşması için daha yenilikçi hikayelere ve farklı bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. The Mandalorian and Grogu'nun gişe performansı, bu görüşü destekler nitelikte.
Film, 18 Aralık 2024'te vizyona girdi ve dünya genelinde 180 milyon dolar hasılat elde etti. Bu rakam, yapım bütçesi olan 150 milyon doları karşılasa da, Disney'in beklediği kâr marjının oldukça altında kaldı. Şirket, filmin önümüzdeki haftalarda toparlanmasını umuyor.
Çin'in köpekbalığı yüzgeci avcılığı ABD deniz ürünleri yaptırımlarına yol açabilir
Çin'in açık deniz balıkçı filolarındaki göçmen işçiler, köpekbalıklarının yüzgeçlerini keserek yarım milyar dolarlık kanlı bir tedarik zinciri oluşturuyor. Biyolojik Çeşitlilik Merkezi, ABD hükümetinin Çin'e yaptırım uygulaması için resmi başvuruda bulundu.
Çin'in açık deniz balıkçı filolarında çalışan göçmen işçiler, Hint Okyanusu'ndaki paslı gemilerde köpekbalıklarının yüzgeçlerini keserek kasıtlı ve karlı bir eylem gerçekleştiriyor. Bu kanlı süreç, Pekin'in zımni desteğiyle yürütülen ancak küresel liman denetçilerinden gizlenen yarım milyar dolarlık bir tedarik zincirinin başlangıcını oluşturuyor. Biyolojik Çeşitlilik Merkezi, nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına odaklanan bir sivil toplum kuruluşu olarak, bu ay ABD hükümetine Çin'in Amerikan köpekbalığı koruma standartlarını karşılamadığı gerekçesiyle yaptırım uygulanması için resmi bir dilekçe sundu.
Köpekbalığı popülasyonları 1970'ten bu yana yüzde 70'ten fazla azaldı ve tüm köpekbalığı ile vatoz türlerinin üçte birinden fazlası artık yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Buna rağmen, Çin bayraklı gemiler her yıl binlerce köpekbalığını yakalayıp vahşice yüzgeçlerini kesiyor ve ardından denize atıyor. Ulusal Deniz Balıkçılığı Servisi, Çin'in ABD'nin Moratoryum Koruma Yasası'nı ihlal ettiğini tespit ederse, Başkan Trump'ın 1,5 milyar dolarlık tüm Çin deniz ürünleri ithalatını yasaklaması bekleniyor.
Köpekbalığı yüzgeci avcılığı, uluslararası sularda yaygın bir uygulama olmasına rağmen, Çin'in bu konudaki rolü özellikle dikkat çekiyor. Çin, dünyanın en büyük köpekbalığı yüzgeci ithalatçısı konumunda ve bu ticaret, yılda yaklaşık 500 milyon dolar değerinde. Ancak Çin hükümeti, bu uygulamayı resmen kınamış ve bazı düzenlemeler getirmiş olsa da, sahadaki denetim eksiklikleri nedeniyle uygulamanın devam ettiği belirtiliyor.
ABD, 2016 yılında yürürlüğe giren Moratoryum Koruma Yasası ile uluslararası balıkçılık yönetimine uymayan ülkelere yaptırım uygulama yetkisine sahip. Yasa, köpekbalığı koruma standartlarını da içeriyor ve Çin'in bu standartlara uymadığı iddia ediliyor. Eğer yaptırım uygulanırsa, bu sadece Çin ekonomisini değil, aynı zamanda ABD'deki deniz ürünleri tedarik zincirini de etkileyebilir.
Biyolojik Çeşitlilik Merkezi'nin başvurusu, Çin'in köpekbalığı yüzgeci avcılığına karşı uluslararası baskıyı artırmayı hedefliyor. Örgüt, ABD hükümetine Çin'in bu uygulamayı durdurmak için yeterli çabayı göstermediğini ve bu nedenle yaptırım uygulanması gerektiğini savunuyor. Başvuruda, Çin'in balıkçılık filosunun denetlenmesi ve köpekbalığı popülasyonlarının korunması için daha sıkı önlemler alması gerektiği vurgulanıyor.
Köpekbalığı yüzgeci avcılığı, deniz ekosistemleri üzerinde yıkıcı etkilere sahip. Köpekbalıkları, okyanus besin zincirinin tepesinde yer alan kilit türler olarak kabul ediliyor ve popülasyonlarındaki azalma, deniz ekosistemlerinin dengesini bozuyor. Uzmanlar, köpekbalığı yüzgeci ticaretinin tamamen yasaklanması gerektiğini belirtiyor.
ABD Ulusal Deniz Balıkçılığı Servisi'nin başvuruyu değerlendirmesi ve Çin'in durumunu incelemesi bekleniyor. Eğer Çin'in yasayı ihlal ettiği tespit edilirse, ABD Başkanı'nın 1,5 milyar dolarlık Çin deniz ürünleri ithalatını yasaklama yetkisi bulunuyor. Bu karar, hem Çin hem de ABD için önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir.




