Biznab
𝕏fin

Trump yönetimi Ebola araştırma ağının fonunu kesti, salgınla mücadele zora girdi

Trump yönetimi, 2020'de kurulan ve Ebola gibi virüsleri araştıran CREID ağının fonunu geçen yıl kesti. Bu karar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınıyla mücadeleyi olumsuz etkiledi.

Biznab Editör
·
Trump yönetimi Ebola araştırma ağının fonunu kesti, salgınla mücadele zora girdi

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Ituri Bölgesi'nde hızla yayılan Ebola salgınıyla mücadele edilirken, kritik bir araştırma ağı sahada yardım sağlayamıyor. Bunun nedeni, Trump yönetiminin geçen yıl bu ağın fonunu kesmesi. Kararda, COVID-19'un kökenine dair komplo teorilerinin de etkili olduğu belirtiliyor.

Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) tarafından 2020'de kurulan Yeni Ortaya Çıkan Bulaşıcı Hastalıklar Araştırma Merkezleri (CREID) Ağı, yaban hayatından insanlara sıçrayan virüsleri araştırıyordu. Ebola'nın da dahil olduğu virüs ailesi üzerinde çalışan ağ, hastalık salgınlarının muhtemel olduğu Orta ve Doğu Afrika dahil dünya genelinde 10 bölgede faaliyet gösteriyordu. Ayrıca geçtiğimiz günlerde bir yolcu gemisinde nadir bir salgına yol açan hantavirüs üzerinde de araştırmalar yapıyordu.

NIH, CREID'e beş yıl boyunca yaklaşık 82 milyon dolar fon sağlamıştı ve bu fonun 2025'te yenilenmesi gerekiyordu. Ancak geçen haziran ayında merkezler, araştırmalarının "Amerikalılar için güvensiz ve vergi mükelleflerinin parasının iyi bir kullanımı olmadığı" gerekçesiyle durdurulması emri aldı. Ajansın önceliklerinin artık ağı desteklemediği belirtildi.

Karar, bilim insanları ve halk sağlığı uzmanları arasında büyük tepki çekti. Uzmanlar, Ebola gibi ölümcül hastalıkların yayılmasını önlemek için bu tür araştırma ağlarının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ağın durdurulması, sadece mevcut salgınla mücadeleyi değil, gelecekteki potansiyel salgınlara hazırlığı da olumsuz etkiliyor.

Trump yönetiminin fon kesintisi, COVID-19 pandemisinin başlangıcında Çin'deki bir laboratuvardan sızdığına dair asılsız iddialarla ilişkilendiriliyor. Bu iddialar, bilimsel temelden yoksun olmasına rağmen, ABD'nin küresel sağlık girişimlerine yönelik politikalarını etkiledi. CREID ağının kapatılması, bu politikaların somut bir sonucu olarak görülüyor.

NIH, konuyla ilgili yorum taleplerine henüz yanıt vermedi. Ancak ajansın, fon kesintisinin ardından araştırmacılara projelerini sonlandırmaları için 30 gün süre tanıdığı bildirildi. Bu süre zarfında toplanan verilerin ve örneklerin nasıl korunacağı belirsizliğini koruyor.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgını, şu ana kadar yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Dünya Sağlık Örgütü, salgının kontrol altına alınması için uluslararası desteğin artırılması çağrısında bulunuyor. CREID ağının fonunun kesilmesi, bu çabaları daha da zorlaştırdı.

💡 Bu konudaki aracımızı deneyin

Resim Boyutlandırıcı

Fotoğraflarınızı istediğiniz boyuta getirin

Sonraki Haber

Qualcomm Snapdragon C işlemcili ilk laptop Acer Aspire Go 15 tanıtıldı

Acer, uygun fiyatlı yeni dizüstü bilgisayarları Swift Spin 14 AI ve Aspire Go 15'i tanıttı. Aspire Go 15, Qualcomm'un Snapdragon C işlemcisini kullanan ilk laptop oldu.

Biznab Editör
·
Qualcomm Snapdragon C işlemcili ilk laptop Acer Aspire Go 15 tanıtıldı

Acer, teknoloji dünyasında yeni bir dönemi başlatan iki yeni dizüstü bilgisayar modelini duyurdu. Şirket, Swift Spin 14 AI ve Aspire Go 15 adlı cihazlarıyla özellikle uygun fiyat segmentine odaklanıyor. Bu modellerden Aspire Go 15, Qualcomm'un yeni nesil Snapdragon C işlemcisini taşıyan ilk laptop olarak öne çıkıyor.

Qualcomm'un Snapdragon C işlemcisi, mobil cihazlardan bildiğimiz ARM mimarisini temel alıyor. Bu işlemci, düşük güç tüketimiyle uzun pil ömrü vaat ederken, yapay zeka görevlerinde de verimlilik sunuyor. Acer, bu işlemci sayesinde Aspire Go 15'in günlük kullanımda 12 saate kadar pil ömrü sağlayabileceğini belirtiyor.

Aspire Go 15, 15.6 inç Full HD IPS ekranla geliyor. Cihaz, 8 GB'a kadar LPDDR5 RAM ve 256 GB'a kadar UFS depolama seçenekleriyle donatılmış. Ayrıca, Wi-Fi 6E ve Bluetooth 5.2 desteği bulunuyor. Laptopun ağırlığı 1.7 kilogramın altında kalırken, kalınlığı 19.9 milimetre olarak açıklandı.

Swift Spin 14 AI ise daha üst düzey bir model olarak konumlandırılmış. Bu cihaz, Intel Core Ultra işlemcilerle çalışıyor ve 14 inç 2.8K OLED dokunmatik ekrana sahip. 360 derece dönebilen menteşesi sayesinde tablet modunda da kullanılabiliyor. Swift Spin 14 AI, Intel'in NPU birimi sayesinde yapay zeka işlemlerini hızlandırabiliyor.

Acer, her iki modelde de Windows 11 işletim sistemini kullanıyor. Aspire Go 15, özellikle öğrenciler ve temel ofis işleri için tasarlanmış. Snapdragon C işlemcisi sayesinde sessiz çalışma ve düşük ısı üretimi gibi avantajlar sunuyor. Qualcomm'un bu işlemcisi, ARM tabanlı olduğu için bazı x86 uygulamalarında emülasyon gerektirebilir.

Fiyatlandırma konusunda Acer, Aspire Go 15 için 399 dolardan başlayan bir fiyat etiketi belirlemiş. Swift Spin 14 AI ise 749 dolardan başlıyor. Her iki model de Nisan 2025 itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde satışa sunulacak. Diğer bölgeler için çıkış tarihleri henüz netleşmiş değil.

Acer, bu lansmanla birlikte ARM tabanlı Windows laptop pazarına giriş yapmış oldu. Qualcomm'un Snapdragon C serisi, özellikle uygun fiyatlı ve uzun pil ömürlü cihazlar için tasarlanmış. Aspire Go 15, bu segmentte rekabetçi bir seçenek olarak dikkat çekiyor.

Block Rush Pro
Block Rush Pro
Sonraki Haber

Jeff Bezos'un New Glenn roketi motor testi sırasında fırlatma rampasında patladı

Blue Origin'in 98 metrelik New Glenn roketi, Florida'daki motor testi sırasında fırlatma rampasında patladı. Olayda yaralanan olmazken, NASA'nın Artemis programı risk altına girdi.

Biznab Editör
·
Jeff Bezos'un New Glenn roketi motor testi sırasında fırlatma rampasında patladı

Blue Origin'in dev roketi New Glenn, Florida'daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'nda gerçekleştirilen motor testi sırasında fırlatma rampasında infilak etti. Şirket, testin planlı bir aşamasında meydana gelen patlamada herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu. 98 metre uzunluğundaki roket, Blue Origin'in en iddialı projesi olarak görülüyordu.

Patlama, roketin ikinci aşama motorunun test edildiği sırada meydana geldi. Görüntülerde, rampadan yükselen büyük bir alev topu ve duman bulutu yer aldı. Blue Origin, olayın ardından soruşturma başlattığını ve elde edilen verilerin analiz edildiğini açıkladı. Şirket yetkilileri, testin başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen önemli veriler toplandığını belirtti.

New Glenn roketi, Blue Origin'in uzay taşımacılığında rekabet gücünü artırması beklenen bir araçtı. Roket, yeniden kullanılabilir ilk aşama ve 7 metre çapındaki yük kaplamasıyla dikkat çekiyordu. Şirket, bu roketle ticari uydular ve NASA'nın Artemis programı kapsamında Ay'a yapılacak görevler için taşıma hizmeti sunmayı hedefliyordu.

Patlama, NASA'nın Artemis programını da olumsuz etkileyebilir. Blue Origin, Artemis görevlerinde kullanılmak üzere bir iniş aracı geliştirmek için NASA ile sözleşme imzalamıştı. New Glenn'in test başarısızlığı, bu takvimin gecikmesine yol açabilir. NASA, olayı yakından takip ettiğini ve Blue Origin ile koordinasyon halinde olduğunu duyurdu.

SpaceX CEO'su Elon Musk, rakibi Bezos'a sosyal medyadan destek mesajı gönderdi. Musk, "Roketçilik zordur. Başarısızlıklar kaçınılmazdır, önemli olan ders çıkarmaktır" ifadelerini kullandı. Bu jest, iki milyarder arasındaki rekabete rağmen sektördeki dayanışmayı gösterdi.

Blue Origin, New Glenn'in ilk uçuşunu 2024 yılı içinde gerçekleştirmeyi planlıyordu. Patlama sonrası bu takvimin güncellenmesi bekleniyor. Şirket, soruşturma tamamlanana kadar testlere ara verdiğini açıkladı. Uzmanlar, patlamanın nedenine bağlı olarak ilk uçuşun 2025'e sarkabileceğini öngörüyor.

Olay, uzay endüstrisinde test aşamalarının ne kadar riskli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Blue Origin, daha önce de New Shepard roketinde 2022 yılında bir kaza yaşamıştı. Şirket, bu tür olaylardan ders çıkararak ilerlemeyi hedefliyor. Bezos, patlamanın ardından yaptığı açıklamada, "Başarısızlık, başarının bir parçasıdır. Öğrenmeye devam edeceğiz" dedi.

Fireball Burn
Fireball Burn
Sonraki Haber

Kiwibit'in yapay zeka destekli kuş besleyicisi bahçenize yeni bir dost katıyor

Kiwibit, yapay zeka destekli akıllı kuş besleyicisiyle doğayı gözlemlemeyi oyunlaştırıyor. Cihaz, kuş türlerini tanıyarak kullanıcılara Pokémon benzeri bir deneyim sunuyor.

Biznab Editör
·
Kiwibit'in yapay zeka destekli kuş besleyicisi bahçenize yeni bir dost katıyor

Kiwibit, doğa severler için tasarladığı yapay zeka destekli kuş besleyicisini tanıttı. Bu akıllı cihaz, bahçenize gelen kuşları tanıyarak türlerini bir uygulama üzerinden kaydediyor. Kullanıcılar, tıpkı Pokémon koleksiyonu yapar gibi farklı kuş türlerini toplama fırsatı buluyor. Cihaz, yapay zeka algoritmaları sayesinde kuşları gerçek zamanlı olarak tanımlayabiliyor ve her bir tür hakkında bilgi sağlıyor.

Besleyici, üzerinde bulunan kamera ve sensörlerle çalışıyor. Kuşlar beslendiğinde otomatik olarak fotoğraf çekiyor ve bu görüntüleri yapay zeka modeline gönderiyor. Model, kuşun türünü belirleyerek kullanıcının uygulamasına bildirim gönderiyor. Kullanıcılar, uygulama üzerinden hangi kuşların ziyaret ettiğini görebiliyor, fotoğrafları inceleyebiliyor ve kendi koleksiyonlarını oluşturabiliyor.

Kiwibit'in bu yenilikçi ürünü, doğa gözlemini daha erişilebilir ve eğlenceli hale getirmeyi hedefliyor. Özellikle çocuklar ve gençler için tasarlanan bu sistem, onların doğaya olan ilgisini artırmayı amaçlıyor. Cihaz, aynı zamanda kuş türlerinin izlenmesine yardımcı olarak bilimsel veri toplama potansiyeli de taşıyor.

Akıllı besleyici, hava koşullarına dayanıklı malzemelerden üretilmiş ve dış mekan kullanımına uygun şekilde tasarlanmış. Güneş enerjisiyle çalışan modeli sayesinde kablosuz olarak kullanılabiliyor. Cihazın uygulaması hem iOS hem de Android işletim sistemlerinde mevcut. Kullanıcılar, uygulama üzerinden kuş gözlem istatistiklerini takip edebiliyor ve diğer kullanıcılarla rekabet edebiliyor.

Kiwibit, bu ürünle birlikte doğa severlere yeni bir hobi sunmayı planlıyor. Şirket, cihazın ön siparişlerini almaya başladı. Fiyatlandırma henüz netleşmemiş olsa da, ilk kullanıcılara özel indirimler sunulacağı belirtiliyor. Cihazın 2024 yılı içinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Kiwibit'in yapay zeka destekli kuş besleyicisi, teknolojiyi doğayla buluşturan yaratıcı bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Kullanıcılar, bu cihaz sayesinde bahçelerinde kuşları izlerken aynı zamanda eğlenceli bir koleksiyon deneyimi yaşayabilecek.

Space Hero X
Space Hero X
Sonraki Haber

Araba anahtarınızı Android telefonunuza eklemeden önce bilmeniz gerekenler

Dijital araba anahtarları, fiziksel anahtarlardan daha güvenli kabul ediliyor. Android telefonlara araba anahtarı ekleme işlemi ve güvenlik detayları açıklandı.

Biznab Editör
·
Araba anahtarınızı Android telefonunuza eklemeden önce bilmeniz gerekenler

Dijital araba anahtarları, fiziksel anahtarlara kıyasla daha yüksek güvenlik sunuyor. Android telefonlara araba anahtarı ekleme işlemi, kullanıcıların araçlarını akıllı telefonları aracılığıyla kilitlemesine, açmasına ve hatta çalıştırmasına olanak tanıyor. Bu teknoloji, NFC (Yakın Alan İletişimi) ve UWB (Ultra Geniş Bant) gibi kablosuz protokoller sayesinde çalışıyor.

Google, Android 12 ile birlikte dijital araba anahtarı desteğini sunmaya başladı. Bu özellik, uyumlu araçlarla kullanılabiliyor ve kullanıcıların araçlarına fiziksel anahtar taşımadan erişmesini sağlıyor. Dijital anahtar, telefonun güvenlik çipinde saklanıyor ve yetkisiz erişime karşı korunuyor.

Güvenlik açısından, dijital anahtarlar fiziksel anahtarlara göre daha avantajlı. Fiziksel anahtarlar kopyalanabilirken, dijital anahtarlar şifrelenmiş olarak saklanıyor ve yalnızca yetkili kullanıcılar tarafından kullanılabiliyor. Ayrıca, telefon kaybolduğunda veya çalındığında, dijital anahtar uzaktan iptal edilebiliyor.

Dijital araba anahtarı eklemek için öncelikle aracın bu özelliği desteklemesi gerekiyor. Şu anda BMW, Hyundai, Kia, Genesis ve bazı Ford modelleri bu teknolojiyi destekliyor. Kullanıcılar, araç üreticisinin uygulaması üzerinden veya doğrudan Google Cüzdan uygulamasına anahtar ekleyebiliyor.

Anahtar ekleme işlemi genellikle birkaç adımdan oluşuyor. Araç üreticisinin uygulaması açılıyor, dijital anahtar oluşturuluyor ve ardından Google Cüzdan'a aktarılıyor. Bazı araçlarda, fiziksel anahtarın araca yakın tutulması gerekebiliyor. İşlem tamamlandıktan sonra, telefon araç kapısına yaklaştırıldığında otomatik olarak kilit açma işlemi gerçekleşiyor.

Dijital anahtarın kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Telefonun bataryası biterse, araç çalıştırılamayabilir. Bu durumda, fiziksel anahtarın yedek olarak bulundurulması öneriliyor. Ayrıca, telefonun NFC veya UWB özelliklerinin aktif olması gerekiyor.

Google, dijital anahtarların güvenliğini artırmak için sürekli güncellemeler yayınlıyor. Kullanıcılar, telefonlarını güncel tutarak en son güvenlik önlemlerinden faydalanabiliyor. Dijital anahtar paylaşma özelliği sayesinde, aile üyeleri veya arkadaşlarla geçici olarak araç erişimi paylaşılabiliyor.

Sonuç olarak, dijital araba anahtarları fiziksel anahtarlara göre daha güvenli ve kullanışlı bir alternatif sunuyor. Android telefon kullanıcıları, uyumlu araçlara sahipse bu teknolojiyi kullanmaya başlayabilir. Google, desteklenen araç listesini genişletmek için otomobil üreticileriyle iş birliği yapmaya devam ediyor.

Benzer Haberler