Biznab
𝕏fin

Vodafone'un 'Dünya İçin Lazım' projesiyle 37 ton e-atık geri dönüştürüldü

Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen 'Dünya İçin Lazım' projesi kapsamında ilk yılda 37 tonu aşkın e-atık geri dönüşüme kazandırıldı. Proje ile 75 binden fazla kişiye çevre eğitimi verildi.

Biznab Editör
·
Vodafone'un 'Dünya İçin Lazım' projesiyle 37 ton e-atık geri dönüştürüldü

Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği ortaklığında hayata geçirilen 'Dünya İçin Lazım' projesi, ilk yılını geride bıraktı. Proje kapsamında 37 tonu aşkın elektronik atık geri dönüşüme kazandırılırken, 75 binden fazla kişiye çevre bilinci eğitimi verildi. Şirket, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda atık yönetimine dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Proje, Türkiye genelinde e-atık toplama noktaları oluşturarak kullanılmayan elektronik cihazların geri dönüşümünü sağlıyor. Toplanan atıklar arasında cep telefonları, bilgisayarlar, tabletler ve küçük ev aletleri yer alıyor. Vodafone, bu atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi ve yeniden kullanılması için çalışıyor.

Eğitim faaliyetleri kapsamında özellikle gençlere ve çocuklara yönelik atölyeler düzenlendi. Katılımcılara e-atıkların doğaya verdiği zararlar ve geri dönüşümün önemi anlatıldı. Ayrıca dijital platformlar üzerinden de farkındalık içerikleri paylaşıldı.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, projenin ilk yıl sonuçlarını değerlendirdi. Şahin, 'Dünya İçin Lazım' ile hem atık miktarını azaltmayı hem de toplumda çevre bilincini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Projenin ikinci yılında daha geniş kitlelere ulaşmayı planladıklarını ifade etti.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli ise e-atıkların geri dönüşümünün doğal kaynakların korunması açısından kritik olduğunu vurguladı. Pasinli, bu tür iş birliklerinin sürdürülebilir bir gelecek için önemli olduğunu söyledi.

Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bora Caldu, projede gençlerin aktif rol almasının memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Caldu, eğitimlerle gençlerin çevre konusunda bilinçlenmesine katkı sağladıklarını belirtti.

Proje kapsamında toplanan e-atıklar, lisanslı geri dönüşüm tesislerinde işlenerek hammaddeye dönüştürülüyor. Bu sayede hem çevre kirliliği önleniyor hem de ekonomiye katkı sağlanıyor. Vodafone, 2025 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda çalışmalarına devam ediyor.

💡 Bu konudaki aracımızı deneyin

Meme Oluşturucu

Kendi memenizi oluşturun

Sonraki Haber

WhatsApp, Android'de boş profil resimlerini adres defteri fotoğraflarıyla değiştiriyor

WhatsApp, Android kullanıcıları için adres defterindeki kişi fotoğraflarını, kullanıcının profil resmi yoksa otomatik olarak göstermeye başladı. Özellik, uygulamanın son güncellemesiyle kademeli olarak kullanıma sunuluyor.

Biznab Editör
·
WhatsApp, Android'de boş profil resimlerini adres defteri fotoğraflarıyla değiştiriyor

Popüler mesajlaşma platformu WhatsApp, Android işletim sistemli cihazlarda boş profil resimlerine yeni bir çözüm getirdi. Uygulama, artık bir kullanıcının profil fotoğrafı bulunmadığında, adres defterinde o kişi için kaydedilmiş olan fotoğrafı otomatik olarak gösterecek. Bu özellik, özellikle rehberinde yüzlerce kişi bulunan ve her birinin profil resmini ayrı ayrı kontrol etmek istemeyen kullanıcılar için büyük kolaylık sağlıyor.

Yenilik, WhatsApp'ın Android sürümünde yayılmaya başladı. Şirket, özelliğin sunucu tarafında etkinleştirildiğini ve kullanıcıların herhangi bir ayar yapmasına gerek olmadığını belirtti. Eğer bir kişinin WhatsApp profil resmi yoksa ve telefon rehberinizde o kişiye ait bir fotoğraf varsa, sohbet listesinde ve bireysel sohbet ekranında bu fotoğraf görünecek. Bu sayede boş gri dairelerin yerini anlamlı görseller alacak.

Özellik şu anda kademeli olarak kullanıma sunuluyor. Bazı kullanıcılar değişikliği hemen gözlemlerken, diğerlerinin önümüzdeki günlerde güncellemeyi alması bekleniyor. WhatsApp, bu tür özellikleri genellikle A/B testi ile yaygınlaştırdığı için herkesin aynı anda görmemesi normal karşılanıyor. Uygulamanın en son sürümünün yüklü olması öneriliyor.

Bu değişiklik, özellikle iş veya okul gruplarında sıkça karşılaşılan boş profil resmi sorununa pratik bir çözüm getiriyor. Kullanıcılar artık bir kişinin kim olduğunu hatırlamak için rehberlerine ayrıca bakmak zorunda kalmayacak. Aynı zamanda, kişisel verilerin korunması açısından da önemli bir nokta var: WhatsApp, yalnızca cihazdaki adres defterinde bulunan fotoğrafları kullanıyor, bu fotoğrafları sunucularına yüklemiyor veya başka kullanıcılarla paylaşmıyor.

Özellik, iOS kullanıcıları için henüz mevcut değil. WhatsApp'ın iOS sürümünde benzer bir değişiklik olup olmayacağı ise şimdilik bilinmiyor. Android'deki bu yenilik, uygulamanın kişiselleştirme ve kullanıcı deneyimini iyileştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

WhatsApp, son dönemde birçok yeni özellik üzerinde çalışıyor. Bunlar arasında yapay zeka destekli sohbet robotları, kanallar ve daha gelişmiş gizlilik kontrolleri yer alıyor. Boş profil resimlerinin adres defteri fotoğraflarıyla değiştirilmesi ise nispeten küçük ama kullanıcılar tarafından sıkça talep edilen bir iyileştirme olarak öne çıkıyor.

Şu an için özellik yalnızca Android cihazlarda ve belirli bölgelerde aktif. WhatsApp, bu özelliğin küresel çapta kullanıma sunulması için çalışmalarını sürdürüyor. Kullanıcılar, Google Play Store üzerinden uygulamayı güncelleyerek yenilikten faydalanabilir.

Block Rush Pro
Block Rush Pro
Sonraki Haber

YouTube'dan sinemaya geçiş: Hafta sonunun en büyük iki filmi YouTuber yönetmenlerden

Hafta sonu vizyona giren en çok hasılat yapan iki film, daha önce YouTube içerik üreticisi olarak tanınan yönetmenler tarafından çekildi. Bu durum, dijital platformlardan geleneksel sinemaya geçişin güçlendiğini gösteriyor.

Biznab Editör
·
YouTube'dan sinemaya geçiş: Hafta sonunun en büyük iki filmi YouTuber yönetmenlerden

Geçtiğimiz hafta sonu sinema salonlarında iki büyük yapım öne çıktı. Her iki filmin de ortak noktası, yönetmen koltuklarında YouTube kökenli isimlerin oturmasıydı. Bu gelişme, dijital içerik üreticilerinin ana akım sinemada giderek daha fazla söz sahibi olduğunun bir işareti olarak değerlendiriliyor.

YouTube'da milyonlarca aboneye ulaşan içerik üreticileri, uzun süredir kısa filmler ve bağımsız projelerle adlarından söz ettiriyordu. Ancak bu hafta sonu, iki farklı türdeki büyük bütçeli yapımın gişe başarısı, bu geçişin artık bir trend olmaktan çıkıp kalıcı bir kanal haline geldiğini ortaya koyuyor.

Söz konusu filmlerden biri, korku türünde izleyici karşısına çıktı ve eleştirmenlerden olumlu notlar aldı. Diğer yapım ise dram ve gerilim unsurlarını bir araya getirerek geniş bir kitleye hitap etti. Her iki film de açılış hafta sonlarında beklenenin üzerinde hasılat elde etti.

YouTube'dan sinemaya geçiş yapan yönetmenler, genellikle dijital platformlarda kazandıkları hikaye anlatma becerilerini ve izleyici kitlesini yanlarında getiriyor. Bu durum, stüdyolar için düşük riskli bir yatırım fırsatı sunarken, izleyicilere de tanıdık isimlerin yeni projelerini takip etme imkanı veriyor.

Uzmanlar, bu eğilimin önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacağını öngörüyor. YouTube, sadece bir eğlence platformu olmanın ötesinde, yetenekli yönetmenler için bir keşif alanı haline gelmiş durumda. Büyük stüdyolar, bu platformda kendini kanıtlamış isimlere yönelerek gişe başarısını garanti altına almaya çalışıyor.

Hafta sonunun en çok izlenen iki filminin YouTuber yönetmenler tarafından çekilmiş olması, sektördeki dönüşümün somut bir göstergesi. Dijital içerik üreticileri, artık sadece online dünyada değil, sinema salonlarında da izleyiciyle buluşuyor. Bu durum, geleneksel sinema endüstrisinin sınırlarını yeniden tanımlıyor.

Fireball Burn
Fireball Burn
Sonraki Haber

İrlanda Düzenleyicileri Meta'nın Kullanıcıları Algoritmik Olmayan Akışlardan Uzaklaştırmak İçin 'Karanlık Desenler' Kullanıp Kullanmadığını Araştırıyor

İrlanda Veri Koruma Komisyonu, Meta'nın Facebook ve Instagram'da kullanıcıları algoritmik olmayan akışlara yönlendirirken 'karanlık desenler' kullanıp kullanmadığını inceliyor. AB yasaları, büyük platformların kullanıcılara algoritmik olmayan alternatif akışlar sunmasını zorunlu kılıyor.

Biznab Editör
·
İrlanda Düzenleyicileri Meta'nın Kullanıcıları Algoritmik Olmayan Akışlardan Uzaklaştırmak İçin 'Karanlık Desenler' Kullanıp Kullanmadığını Araştırıyor

İrlanda Veri Koruma Komisyonu (DPC), Meta'nın Facebook ve Instagram platformlarında kullanıcıları algoritmik olmayan akışlardan uzaklaştırmak için 'karanlık desenler' adı verilen manipülatif arayüz tasarımları kullanıp kullanmadığını araştırıyor. DPC, bu uygulamaların Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki yükümlülükleri ihlal edip etmediğini değerlendiriyor.

DSA, büyük çevrimiçi platformların kullanıcılara yalnızca algoritmik önerilere dayalı olmayan, örneğin kronolojik sıralama gibi alternatif akışlar sunmasını zorunlu kılıyor. Meta, bu gerekliliği karşılamak için Facebook ve Instagram'da 'En Son' veya 'Takip Edilenler' gibi seçenekler sunuyor. Ancak DPC, bu seçeneklere erişimin kullanıcılar için gereksiz yere zorlaştırılıp zorlaştırılmadığını sorguluyor.

'Karanlık desenler', kullanıcıları belirli bir seçeneği seçmeye yönlendiren veya istenmeyen eylemleri gerçekleştirmeye iten arayüz tasarımları olarak tanımlanıyor. Örneğin, bir platform, algoritmik olmayan akışa geçişi birden fazla adım gerektirecek şekilde tasarlayabilir veya bu seçeneği görsel olarak daha az belirgin hale getirebilir. DPC, Meta'nın bu tür taktikler kullanarak kullanıcıları varsayılan algoritmik akışta tutmaya çalıştığından şüpheleniyor.

Meta, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, DSA gerekliliklerine uyduğunu ve kullanıcılara alternatif akışlar sunduğunu belirtti. Şirket, ayrıca kullanıcıların tercihlerini kolayca değiştirebilmeleri için arayüzü sürekli iyileştirdiğini ifade etti. Ancak DPC, bu iddiaları yeterli bulmayarak daha kapsamlı bir inceleme başlattı.

Bu soruşturma, Meta'nın Avrupa'da karşılaştığı düzenleyici baskıların bir parçası. Daha önce de DPC, Meta'ya veri koruma ihlalleri nedeniyle rekor para cezaları kesmişti. DSA kapsamındaki bu yeni inceleme, platformların kullanıcı seçimlerini manipüle etme potansiyeline karşı düzenleyicilerin daha dikkatli olduğunu gösteriyor.

DPC'nin soruşturması henüz erken aşamada ve bir karara varılması aylar sürebilir. Eğer Meta'nın DSA'yı ihlal ettiği tespit edilirse, şirket küresel cirosunun yüzde 6'sına kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu, Meta için milyarlarca dolar anlamına gelebilir.

Meta, konuyla ilgili resmi bir yorum yapmaktan kaçınırken, DPC soruşturmanın devam ettiğini ve herhangi bir ön sonucun bulunmadığını duyurdu. Gelişmeler, teknoloji devlerinin kullanıcı arayüzü tasarımlarının düzenleyici merciler tarafından daha yakından inceleneceğine işaret ediyor.

Space Hero X
Space Hero X
Sonraki Haber

House of the Dragon 3. Sezon Fragmanı Yayınlandı: 21 Haziran'da HBO'da

Game of Thrones evreninde geçen House of the Dragon, 21 Haziran'da 3. sezonuyla HBO'da başlıyor. Yeni fragman, izleyicilere yoğun savaş ve aksiyon sahneleri vaat ediyor.

Biznab Editör
·
House of the Dragon 3. Sezon Fragmanı Yayınlandı: 21 Haziran'da HBO'da

HBO'nun popüler dizisi House of the Dragon, 3. sezonuyla 21 Haziran'da ekranlara dönüyor. Game of Thrones ile aynı evrende geçen yapım, yeni sezon fragmanıyla izleyicileri heyecanlandırdı. Fragman, özellikle savaş ve aksiyon sahnelerine ağırlık veriyor.

Dizi, Targaryen hanedanının iç savaşını konu alıyor. 3. sezonda, Ejderhaların Dansı olarak bilinen çatışmanın daha da kızışması bekleniyor. Fragmanda, ejderhaların havada dövüştüğü ve büyük orduların karşı karşıya geldiği anlar dikkat çekiyor.

Yeni sezonda, Rhaenyra Targaryen ve Aegon Targaryen arasındaki taht mücadelesi tüm hızıyla devam edecek. Fragmanda, her iki tarafın da savaşa hazırlandığı ve ittifaklar kurduğu görülüyor. Özellikle Rhaenyra'nın oğullarının savaşta daha aktif rol alması bekleniyor.

House of the Dragon, Game of Thrones'un öncesini anlatan bir prequel olarak 2022'de yayına başladı. Dizi, eleştirmenlerden ve izleyicilerden büyük beğeni topladı. 2. sezon, 2024 yazında yayınlanmış ve sezon finali büyük bir savaşla sona ermişti.

HBO, 3. sezon için toplam 8 bölüm planladığını duyurdu. Her bölümün yaklaşık 60 dakika sürmesi bekleniyor. Dizinin başrollerinde Emma D'Arcy, Olivia Cooke ve Matt Smith gibi isimler yer alıyor.

Yeni fragman, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Hayranlar, özellikle ejderha dövüşlerinin görsel efektlerine övgü yağdırdı. Fragman, YouTube'da ilk 24 saatte 10 milyondan fazla izlendi.

House of the Dragon 3. sezonu, 21 Haziran'da HBO ve HBO Max üzerinden yayınlanacak. Dizi, her hafta yeni bir bölümle izleyici karşısına çıkacak.

Benzer Haberler