Meta ve Diğer Sosyal Medya Şirketleri, Kentucky Okul Bölgesi Davasında 27 Milyon Dolar Ödeyecek
Kentucky'deki bir okul bölgesi, sosyal medya bağımlılığı iddiasıyla Meta ve diğer şirketlere açtığı davayı 27 milyon dolarlık anlaşmayla sonuçlandırdı. Anlaşma kapsamında Meta, TikTok ve Snapchat gibi platformlar tazminat ödemeyi kabul etti.
Kentucky'deki bir okul bölgesi, sosyal medya platformlarının öğrencilerde bağımlılık yarattığı iddiasıyla açtığı davada 27 milyon dolarlık uzlaşma sağladı. Davacılar arasında yer alan Meta, TikTok ve Snapchat gibi şirketler, anlaşma kapsamında tazminat ödemeyi kabul etti. Okul bölgesi yetkilileri, bu fonların öğrencilerin dijital sağlığını iyileştirmek için kullanılacağını belirtti.
Dava, sosyal medya platformlarının genç kullanıcılar üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin artan endişelerin bir yansıması olarak görülüyor. Okul bölgesi, şirketlerin kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı özellikler tasarladığını ve bu durumun öğrencilerin akademik performansını ve ruh sağlığını olumsuz etkilediğini iddia etmişti. Meta, TikTok ve Snapchat ise iddiaları reddetmekle birlikte yasal sürecin uzamaması için anlaşmaya yanaştı.
Anlaşma metnine göre, 27 milyon dolarlık tazminatın büyük kısmı Meta tarafından karşılanacak. TikTok ve Snapchat ise daha küçük miktarlarda ödeme yapacak. Okul bölgesi, bu parayı öğrencilere yönelik dijital okuryazarlık programları, danışmanlık hizmetleri ve sosyal medya kullanımını dengelemeye yönelik eğitim materyalleri için kullanmayı planlıyor.
Bu dava, ABD genelinde sosyal medya şirketlerine karşı açılan benzer davaların öncüsü niteliğinde. Geçtiğimiz yıl birçok eyalet ve okul bölgesi, gençlerde artan anksiyete ve depresyon oranlarından sosyal medyayı sorumlu tutarak hukuki süreç başlatmıştı. Uzmanlar, bu tür anlaşmaların şirketlerin uygulamalarını değiştirmeye zorlayabileceğini ancak asıl etkinin yasal düzenlemelerle sağlanabileceğini vurguluyor.
Meta, anlaşmayla ilgili yaptığı açıklamada, genç kullanıcıların güvenliğine öncelik verdiklerini ve platformlarını iyileştirmek için çalıştıklarını belirtti. Şirket, ayrıca ebeveyn denetim araçları ve yaş doğrulama sistemleri gibi önlemleri güçlendirdiğini ifade etti. TikTok ve Snapchat ise benzer şekilde, kullanıcı refahını artırmak için adımlar attıklarını duyurdu.
Anlaşma, mahkeme onayına tabi olacak. Onay sürecinin birkaç ay sürmesi bekleniyor. Okul bölgesi avukatları, anlaşmanın adil olduğunu ve öğrencilerin yararına kullanılacağını savunurken, bazı veli grupları tazminat miktarının yetersiz olduğunu öne sürüyor. Ancak okul yönetimi, bu adımın sosyal medya şirketlerine karşı önemli bir mesaj olduğunu düşünüyor.
Kentucky'deki bu dava, sosyal medya bağımlılığına karşı hukuki mücadelede bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. 27 milyon dolarlık anlaşma, şirketlerin sorumluluklarını kabul etmeleri açısından sembolik bir öneme sahip. Okul bölgesi, elde edilen fonlarla öğrencilerin dijital dünyada daha sağlıklı bir denge kurmasına yardımcı olmayı hedefliyor.
Facebook ve Instagram Plus abonelikleri dünya genelinde kullanıma sunuldu: Fiyatı ve özellikleri belli oldu
Meta, WhatsApp Plus'ın ardından Facebook ve Instagram için de ücretli Plus aboneliklerini dünya genelinde kullanıma sundu. Abonelik, reklamsız deneyim ve ek özellikler sunuyor.
Meta, sosyal medya platformları Facebook ve Instagram için ücretli abonelik modelini hayata geçirdi. Şirket, daha önce WhatsApp Plus ile başlattığı bu modeli, Facebook ve Instagram Plus olarak genişletti. Yeni abonelik sistemi, kullanıcılara reklamsız bir deneyim ve çeşitli ek özellikler vaat ediyor. Dünya genelinde kademeli olarak kullanıma sunulan hizmet, bazı ülkelerde şimdiden aktif hale geldi.
Facebook Plus ve Instagram Plus aboneliği, temel olarak reklamları kaldırmayı hedefliyor. Kullanıcılar, aylık ücret karşılığında platformlarda hiçbir reklam görmeden gezinebilecek. Bunun yanı sıra, abonelere özel filtreler, stickerlar ve tema seçenekleri gibi ek özellikler de sunuluyor. Ayrıca, hikaye ve gönderi paylaşımlarında daha uzun video süreleri, gelişmiş analiz araçları ve öncelikli müşteri desteği gibi avantajlar da pakette yer alıyor.
Abonelik fiyatları ülkeye göre değişiklik gösteriyor. ABD'de aylık 11,99 dolar olarak belirlenen fiyat, Avrupa'da 9,99 euro seviyesinde. Türkiye'de ise henüz resmi bir fiyat açıklanmazken, 49,99 TL civarında olması bekleniyor. Yıllık aboneliklerde ise yüzde 20'ye varan indirim uygulanıyor. Kullanıcılar, tek bir abonelikle hem Facebook hem de Instagram Plus'a erişebiliyor.
Meta, bu adımıyla reklam gelirlerine alternatif bir kaynak yaratmayı hedefliyor. Şirket, özellikle Avrupa'da artan veri gizliliği düzenlemeleri ve reklam hedefleme kısıtlamaları nedeniyle bu modele yöneldi. WhatsApp Plus'ta elde edilen başarı, Facebook ve Instagram için de benzer bir modelin uygulanmasını hızlandırdı. Analistler, bu hamlenin Meta'nın gelirlerini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor.
Abonelik sistemi, ilk etapta ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve bazı Avrupa ülkelerinde kullanıma sunuldu. Meta, önümüzdeki aylarda daha fazla ülkeye genişletmeyi planlıyor. Kullanıcılar, hesap ayarlarından abonelik satın alarak Plus özelliklerine anında erişebiliyor. Şirket, ücretsiz sürümün de aynı şekilde kullanılmaya devam edeceğini vurguluyor.
Facebook ve Instagram Plus, özellikle reklamlardan rahatsız olan ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim arayan kullanıcılar için cazip görünüyor. Ancak, bazı kullanıcılar ücretli abonelik modeline tepki gösteriyor. Sosyal medya platformlarının temel hizmetlerinin ücretsiz olması gerektiğini savunanlar, bu adımı eleştiriyor. Meta ise abonelik modelinin tamamen isteğe bağlı olduğunu ve ücretsiz sürümün herhangi bir kısıtlama olmadan kullanılmaya devam edeceğini belirtiyor.
Meta, Facebook ve Instagram Plus aboneliklerini 1 Mart 2024 itibarıyla dünya genelinde kullanıma sundu. Şirket, hizmetin kademeli olarak yayılacağını ve yıl sonuna kadar tüm ülkelerde aktif olacağını duyurdu.
Spotify, Podcastlerden Anlık Kesitler Almayı Sağlayan Yeni Özelliğini Kullanıma Sundu
Spotify, podcast dinleyicilerinin favori anlarını kesip paylaşmasına olanak tanıyan yeni bir 'makas' simgesi özelliğini kullanıma sundu. Kullanıcılar artık podcast bölümlerinden seçtikleri kısa kesitleri sosyal medyada veya mesajlaşma uygulamalarında paylaşabilecek.
Spotify, podcast dinleyicileri için uzun süredir beklenen bir özelliği kullanıma sundu. Platform, kullanıcıların favori podcast anlarını kesip paylaşmasına olanak tanıyan yeni bir araç ekledi. Bu özellik sayesinde dinleyiciler, bir bölümün en ilginç veya eğlenceli kısımlarını kolayca seçip arkadaşlarıyla veya takipçileriyle paylaşabilecek.
Yeni özellik, podcast oynatıcısında bulunan bir 'makas' simgesiyle çalışıyor. Kullanıcılar, dinledikleri bölümde istedikleri bir anı işaretleyip bu simgeye tıklayarak bir kesit oluşturabiliyor. Oluşturulan kesit, otomatik olarak bir video veya ses klibi haline getiriliyor ve paylaşıma hazır hale geliyor. Bu kesitler, Spotify uygulaması içinde veya harici platformlarda paylaşılabiliyor.
Spotify, bu özelliğin podcast dinleme deneyimini daha etkileşimli hale getirmeyi amaçladığını belirtiyor. Şirket, kullanıcıların podcast içeriğiyle daha fazla etkileşime girmesini ve bu içerikleri daha geniş kitlelere ulaştırmasını hedefliyor. Özellikle sosyal medyada podcast kesitlerinin paylaşılması, platformun podcast keşfini artırmasına yardımcı olabilir.
Özellik şu anda hem iOS hem de Android cihazlarda kullanılabiliyor. Kullanıcılar, Spotify uygulamasının en son sürümüne güncelleme yaparak bu özelliğe erişebiliyor. Paylaşılan kesitler, Spotify hesabı olmayan kişiler tarafından da görüntülenebiliyor, ancak tam bölümü dinlemek için Spotify uygulamasına yönlendiriliyorlar.
Spotify, bu özelliğin podcast yayıncıları için de faydalı olacağını düşünüyor. Yayıncılar, dinleyicilerin oluşturduğu kesitler sayesinde içeriklerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilir. Ayrıca, bu kesitler podcast bölümlerinin tanıtımında da kullanılabilecek.
Yeni özellik, Spotify'ın podcast alanındaki yatırımlarının bir parçası olarak görülüyor. Şirket, son yıllarda podcast içeriğine büyük yatırım yapmış ve birçok popüler podcast'i platformuna eklemişti. Bu özellikle birlikte Spotify, podcast dinleme deneyimini daha sosyal ve paylaşılabilir hale getirmeyi hedefliyor.
Spotify, özelliğin kullanıma sunulduğunu resmi blog yazısıyla duyurdu. Kullanıcılar, uygulamayı güncelleyerek hemen bu özelliği kullanmaya başlayabilir.
YouTube, Yapay Zeka ile Oluşturulan İçerikleri Otomatik Etiketlemeye Başladı
YouTube, yapay zeka tarafından üretilen videoları otomatik olarak etiketleyen yeni bir sistem başlattı. Bu özellik, Shorts ve uzun videolarda kullanıcılara içeriğin yapay zeka ile oluşturulduğunu bildiren etiketler gösteriyor.
YouTube, platformda yapay zeka ile oluşturulan içeriklerin daha şeffaf bir şekilde sunulması için yeni bir etiketleme sistemi devreye aldı. Video paylaşım platformu, kullanıcıların karşılaştığı yapay zeka destekli videoları otomatik olarak tespit edip etiketlemeye başladı. Bu adım, özellikle yanıltıcı içeriklerin önüne geçilmesi ve izleyicilerin bilinçlendirilmesi amacı taşıyor.
Yeni sistem, hem kısa biçimli Shorts videolarında hem de uzun formattaki içeriklerde çalışıyor. YouTube, yapay zeka tarafından üretilen videoları belirlemek için gelişmiş algoritmalar kullanıyor. Bu algoritmalar, videonun içeriğindeki görsel ve işitsel öğeleri analiz ederek yapay zeka izlerini tespit ediyor. Tespit edilen videolara, izleyicilere içeriğin yapay zeka ile oluşturulduğunu belirten bir etiket ekleniyor.
Etiketler, videonun başlığının altında veya açıklama kısmında görüntüleniyor. Kullanıcılar, bu etiket sayesinde izledikleri içeriğin tamamen insan yapımı mı yoksa yapay zeka desteğiyle mi oluşturulduğunu anlayabiliyor. YouTube, bu özelliğin özellikle deepfake gibi yanıltıcı içeriklerin yayılmasını engellemeye yardımcı olacağını belirtiyor.
Platform, yapay zeka etiketleme sisteminin yanı sıra, içerik üreticilerine de kendi videolarını gönüllü olarak etiketleme seçeneği sunuyor. Üreticiler, yapay zeka kullanarak oluşturdukları videoları manuel olarak işaretleyebiliyor. YouTube, bu şekilde hem otomatik hem de gönüllü etiketlemenin bir arada kullanılmasıyla daha kapsamlı bir denetim sağlamayı hedefliyor.
Yeni etiketleme sistemi, ilk etapta belirli bir kullanıcı grubuna açıldı ve kademeli olarak tüm kullanıcılara yaygınlaştırılması planlanıyor. YouTube, bu özelliğin zamanla daha da geliştirileceğini ve yapay zeka içeriklerinin tespitinde daha hassas hale getirileceğini duyurdu. Platform, ayrıca kullanıcı geri bildirimlerine göre sistemi iyileştirmeye devam edecek.
YouTube'un bu hamlesi, sosyal medya platformlarının yapay zeka içeriklerine karşı aldığı önlemler arasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde Meta ve TikTok gibi diğer platformlar da yapay zeka ile oluşturulan içerikleri etiketleme konusunda çalışmalar yürütüyor. YouTube'un bu sistemi, sektörde bir standart oluşturma potansiyeli taşıyor.
Şu an için etiketleme sistemi yalnızca İngilizce dilindeki içeriklerde aktif olarak çalışıyor. YouTube, diğer diller için de desteğin yakında ekleneceğini açıkladı. Platform, bu özelliğin tüm dünyada kullanıma sunulması için çalışmalarını sürdürüyor.
İran'da İnternet Kesintisi Sonrası VPN Kullanımında Patlama: Proton VPN Kayıtları Yüzde 6.000 Arttı
İran'da üç aylık internet kesintisinin ardından erişimin kısmen açılmasıyla Proton VPN kayıtlarında yüzde 6.000 oranında artış yaşandı. Kullanıcılar sansürü aşmak için VPN hizmetlerine yöneldi.
İran'da yaklaşık üç ay süren internet kesintisinin ardından erişimin kısmen yeniden sağlanması, VPN hizmetlerine olan talebi patlattı. Proton VPN, ülkedeki kayıtlarda yüzde 6.000 oranında bir artış bildirdi. Bu durum, İranlı kullanıcıların hükümetin uyguladığı internet sansürünü aşmak için alternatif yollara başvurduğunu gösteriyor.
Proton VPN'in açıklamasına göre, İran'da internet erişiminin kademeli olarak açılmasının ardından kayıtlardaki artış dikkat çekici seviyelere ulaştı. Şirket, bu artışın büyük kısmının mobil cihazlardan geldiğini belirtti. İranlı kullanıcılar, özellikle sosyal medya platformlarına ve haber sitelerine erişmek için VPN kullanmayı tercih ediyor.
İran hükümeti, geçtiğimiz eylül ayında başlayan protestoların ardından interneti büyük ölçüde kısıtlamıştı. Ülkede WhatsApp, Instagram ve Twitter gibi popüler platformlara erişim engellenmişti. İnternet kesintisi, günlük yaşamı ve iş dünyasını olumsuz etkilemişti.
VPN hizmetleri, İran'da uzun süredir sansürü aşmak için kullanılıyor. Ancak hükümet, VPN kullanımını engellemek için çeşitli yöntemler deniyor. Son dönemde VPN protokollerini tespit edip engellemeye çalışan sistemler devreye sokuldu. Buna rağmen Proton VPN gibi hizmetler, kullanıcıların erişim sağlamasına yardımcı oluyor.
Proton VPN, İsviçre merkezli bir şirket olup, güvenlik ve gizlilik odaklı hizmet sunuyor. Şirket, İran'daki kullanıcıların artan talebini karşılamak için altyapısını güçlendirdiğini açıkladı. Ayrıca, ücretsiz kullanım kotasını artırarak daha fazla kişinin hizmetten yararlanmasını sağladı.
İran'da internet erişiminin tam olarak ne zaman normale döneceği belirsizliğini koruyor. Hükümet, güvenlik gerekçesiyle kısıtlamaları sürdüreceğini ifade ediyor. Bu durum, VPN kullanımının önümüzdeki dönemde de yüksek seyretmesine neden olabilir.
Proton VPN'in kayıtlarındaki yüzde 6.000'lik artış, İran'da internet sansürüne karşı direncin boyutunu gözler önüne seriyor. Kullanıcılar, kısıtlamalara rağmen dijital özgürlüklerini korumak için alternatif yöntemlere yönelmeye devam ediyor.








