Biznab
𝕏fin

Samsung Galaxy Buds Able, One UI'da Görüldü: Klips Tasarım ve Kemik İletim Teknolojisi

Samsung'un yeni kemik iletimli kulaklığı Galaxy Buds Able, One UI yazılımında ortaya çıktı. Klips tasarıma sahip kulaklık, kullanıcıların dış sesleri duymasını sağlıyor.

Biznab Editör
·
Samsung Galaxy Buds Able, One UI'da Görüldü: Klips Tasarım ve Kemik İletim Teknolojisi

Samsung, Galaxy Buds serisine yeni bir model eklemeye hazırlanıyor. Galaxy Buds Able adını taşıyan kulaklık, One UI yazılımında yapılan bir keşifle gün yüzüne çıktı. Cihazın, kemik iletim teknolojisi kullandığı ve klips benzeri bir tasarıma sahip olduğu belirtiliyor.

Kemik iletim teknolojisi, sesi kulak kanalı yerine kafatası kemikleri aracılığıyla iletiyor. Bu sayede kullanıcılar, çevrelerindeki sesleri duymaya devam ederken müzik dinleyebiliyor veya arama yapabiliyor. Galaxy Buds Able'ın bu özelliği, özellikle spor yaparken veya dışarıdayken güvenliği ön planda tutan kullanıcılar için ideal olabilir.

Kulaklığın tasarımı, kulağa takılan bir klips şeklinde. Bu yapı, kulak içi kulaklıklara göre daha az invaziv bir kullanım sunuyor. Ayrıca, kulaklığın kulağa sabitlenmesi sayesinde hareket halindeyken düşme riski azalıyor. Galaxy Buds Able'ın, özellikle koşu veya bisiklet gibi aktivitelerde tercih edilebileceği düşünülüyor.

Samsung'un daha önce Galaxy Buds Live ve Galaxy Buds Pro modellerinde farklı tasarımlar denediği biliniyor. Galaxy Buds Able ise tamamen yeni bir form faktörüyle geliyor. Cihazın, One UI 6.1 güncellemesiyle birlikte bazı ülkelerde kullanıma sunulması bekleniyor. Ancak henüz resmi bir lansman tarihi açıklanmadı.

Teknik özellikler konusunda net bilgiler bulunmamakla birlikte, Galaxy Buds Able'ın aktif gürültü engelleme (ANC) özelliğine sahip olmayabileceği tahmin ediliyor. Kemik iletim kulaklıklar genellikle dış sesleri tamamen kapatmadığı için, bu durum kullanıcıların çevresel farkındalığını korumasına yardımcı oluyor.

Galaxy Buds Able'ın fiyatlandırması ve çıkış tarihi henüz netleşmiş değil. Samsung'un, bu kulaklığı önümüzdeki aylarda düzenleyeceği bir etkinlikte tanıtması bekleniyor. Cihazın, Galaxy ekosistemiyle uyumlu olacağı ve Samsung Wearable uygulaması üzerinden yönetileceği ifade ediliyor.

Samsung, Galaxy Buds Able ile kulaklık pazarında farklı bir segmente hitap etmeyi hedefliyor. Kemik iletim teknolojisinin yanı sıra klips tasarımı, kullanıcılara yeni bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Resmi duyuruyla birlikte cihazın tüm detayları netleşecek.

💡 Bu konudaki aracımızı deneyin

Resim Boyutlandırıcı

Fotoğraflarınızı istediğiniz boyuta getirin

Sonraki Haber

ABD'de 30'dan fazla eyalet, Live Nation-Ticketmaster'ın dağıtılması için federal yargıca başvurdu

30'dan fazla eyalet, federal yargıç Arun Subramanian'dan Live Nation-Ticketmaster'ın dağıtılmasını talep etti. Nisan ayında jüri, şirketin yasadışı tekel olduğuna hükmetmişti.

Biznab Editör
·
ABD'de 30'dan fazla eyalet, Live Nation-Ticketmaster'ın dağıtılması için federal yargıca başvurdu

Bir federal yargıç, Live Nation-Ticketmaster'ın dağıtılıp dağıtılmayacağına resmen karar vermekle görevlendirildi. 30'dan fazla eyalet, Yargıç Arun Subramanian'dan bilet devinin satışını emretmesini, 'yeterli sayıda' büyük amfi tiyatroyu elden çıkarmasını ve kalan amfi tiyatrolara erişimi tanıtım hizmetlerinin kullanımına bağlama yeteneğini sınırlamasını istiyor.

Nisan ayında bir jüri, bir aydan uzun süren bir davanın ardından şirketin yasadışı bir tekel olduğuna hükmetti. İlk çözüm önerisi, Live Nation'ın işinin diğer bazı bölümlerinin daha fazla dağıtılmasını içermiyor. Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta, The Verge ve diğer yayın organlarına bu hafta başında yaptığı açıklamada, bu konuda daha fazla adım atılabileceğini ima etmişti.

Eyaletlerin talebi, şirketin biletleme ve canlı etkinlik sektöründeki hakim konumunu kırmayı hedefliyor. Live Nation ve Ticketmaster'ın 2010 yılında birleşmesi, sektörde büyük bir oyuncu yaratmış ve eleştirilere yol açmıştı. Şirket, özellikle Taylor Swift'in 2022'deki 'Eras' turnesi bilet satışlarındaki aksaklıkların ardından yoğun inceleme altına alınmıştı.

Adalet Bakanlığı ve eyalet başsavcıları, şirketin rekabet karşıtı uygulamalarını sona erdirmek için kapsamlı bir çözüm paketi sunuyor. Bu paket, şirketin sahip olduğu mekanların bir kısmını satmasını ve rakip bilet satıcılarının hizmetlerine erişim sağlamasını içeriyor. Ayrıca, şirketin sanatçıları kendi tanıtım ve biletleme hizmetlerini kullanmaya zorlaması da yasaklanmak isteniyor.

Yargıç Subramanian'ın önümüzdeki haftalarda bir duruşma düzenlemesi ve tarafların argümanlarını dinlemesi bekleniyor. Kararın, canlı etkinlik endüstrisinde önemli bir dönüm noktası olması muhtemel. Şirket ise iddiaları reddediyor ve tüketicilere daha iyi hizmet vermek için birleşmenin gerekli olduğunu savunuyor.

Bu dava, teknoloji devlerinin pazar gücünü sınırlamaya yönelik daha geniş bir çabanın parçası olarak görülüyor. Live Nation-Ticketmaster'ın dağıtılması halinde, bu, son yıllarda bir şirketin tekel olarak parçalanmasına yönelik en büyük adımlardan biri olacak. Kararın, bilet fiyatları ve tüketici seçenekleri üzerinde de doğrudan etkisi olması bekleniyor.

Block Rush Pro
Block Rush Pro
Sonraki Haber

Mezuniyet Törenlerinde Öğrencilerden Yapay Zeka Öven CEO'lara Tepki

Üniversite mezuniyet törenlerinde konuşmacı olarak yer alan teknoloji CEO'ları, yapay zekayı öven konuşmaları sırasında öğrencilerin yuhalaması ve protestosuyla karşılaşıyor. Özellikle eski Google CEO'su Eric Schmidt'in yaşadığı olay, gençlerin işsizlik ve belirsizlik ortamında teknoloji liderlerine duyduğu öfkeyi gözler önüne seriyor.

Biznab Editör
·
Mezuniyet Törenlerinde Öğrencilerden Yapay Zeka Öven CEO'lara Tepki

ABD'deki üniversite mezuniyet törenlerinde, konuşmacı olarak davet edilen teknoloji CEO'ları beklenmedik bir tepkiyle karşılaşıyor. Öğrenciler, yapay zekayı överek bu teknolojiyi kaçınılmaz ve zorunlu olarak tanımlayan yöneticileri yuhalıyor ve protesto ediyor. Bu durum, özellikle eski Google CEO'su Eric Schmidt'in katıldığı bir törende yaşanan olayla viral hale geldi. Schmidt, yapay zekanın önemini vurgulayan konuşması sırasında öğrencilerin uzun süreli yuhalamalarına maruz kaldı.

Yaşanan bu protestolar, gençlerin iş piyasasına dair karamsarlığını ve teknoloji devlerine yönelik artan öfkesini yansıtıyor. Özellikle yapay zekanın işleri otomatikleştirerek istihdamı tehdit ettiği endişesi, mezunlar arasında yaygın bir kaygı haline gelmiş durumda. Öğrenciler, CEO'ların yapay zekayı bir fırsat olarak sunarken, bu teknolojinin yaratacağı işsizlik ve eşitsizlik gibi sorunları görmezden geldiğini düşünüyor.

Siyaset bilimi mezunu Penny Oliver, "Tamamen hak ettiklerini alıyorlar" diyerek öğrencilerin tepkisini destekliyor. Oliver, gençlerin geleceğe dair umutsuz olduğunu ve teknoloji liderlerinin bu umutsuzluğu anlamadığını belirtiyor. Mezuniyet törenlerindeki bu protestolar, aslında daha büyük bir toplumsal rahatsızlığın yansıması olarak değerlendiriliyor.

Teknoloji CEO'larının çoğu, yapay zekanın eğitim ve iş dünyasında devrim yaratacağını savunurken, öğrenciler bu vizyonun kendileri için bir tehdit olduğunu düşünüyor. Özellikle yapay zeka destekli araçların beyaz yakalı işleri bile tehdit etmeye başlaması, mezunların iş bulma kaygısını artırıyor. Bu durum, teknoloji liderlerinin iyimser söylemleriyle gençlerin gerçekliği arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

Protestoların hedefi olan isimler arasında sadece Eric Schmidt değil, benzer görüşleri savunan diğer teknoloji yöneticileri de yer alıyor. Öğrenciler, bu kişilerin konuşmalarını kesintiye uğratarak, yapay zekanın getireceği sorunlara dikkat çekmeye çalışıyor. Bazı törenlerde güvenlik görevlilerinin müdahale etmek zorunda kaldığı anlar yaşanıyor.

Uzmanlar, bu olayların gençlerin teknolojiye ve kurumlara olan güveninin azaldığını gösterdiğini belirtiyor. Özellikle pandemi sonrası artan işsizlik ve ekonomik belirsizlik, mezunların geleceğe dair umutlarını tüketmiş durumda. Yapay zeka ise bu belirsizliğin en somut sembollerinden biri haline gelmiş durumda.

Öğrencilerin tepkisi, teknoloji CEO'larının mezuniyet törenlerinde yapay zeka konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini ortaya koyuyor. Gençler, kendilerini ilgilendiren bu kadar önemli bir konuda sadece iyimser senaryolar duymak istemiyor; aynı zamanda çözüm önerileri ve somut adımlar bekliyor. Ancak şu an için, protestoların bu beklentiyi karşılamaktan uzak olduğu görülüyor.

Fireball Burn
Fireball Burn
Sonraki Haber

Elon Musk, SpaceX'in Halka Arzında Yüzde 50'den Fazla Oy Gücüyle 'Teknoloji Kralı' Unvanını Geride Bırakacak

Elon Musk, SpaceX'in halka arz edilmesi durumunda oy gücünün yüzde 50'sinden fazlasına sahip olacak. Bu durum, Musk'a diğer teknoloji kurucularının çok ötesinde bir kontrol sağlayacak.

Biznab Editör
·
Elon Musk, SpaceX'in Halka Arzında Yüzde 50'den Fazla Oy Gücüyle 'Teknoloji Kralı' Unvanını Geride Bırakacak

Elon Musk, SpaceX'in gelecekteki halka arzında oy gücünün yüzde 50'sinden fazlasına sahip olmaya hazırlanıyor. Bu oran, Musk'ın şirket üzerindeki kontrolünü adeta monarşik bir seviyeye taşıyacak. Diğer teknoloji devlerinin kurucuları bile bu denli bir hakimiyete sahip değil.

SpaceX'in halka arz planları henüz resmiyet kazanmamış olsa da, mevcut hissedarlık yapısı ve Musk'ın sahip olduğu imtiyazlı hisseler, bu senaryoyu mümkün kılıyor. Musk, şirketin kurucusu ve CEO'su olarak hem yönetim kurulunda hem de stratejik kararlarda belirleyici rol oynuyor.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, Meta'nın kurucusu Mark Zuckerberg yaklaşık yüzde 13 oy gücüne sahipken, Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'un oy oranı yüzde 10 civarında. Musk'ın potansiyel yüzde 50+ oy gücü, bu rakamların çok üzerinde bir kontrol anlamına geliyor.

Bu durum, yatırımcılar için hem avantaj hem de risk oluşturuyor. Musk'ın vizyoner liderliği SpaceX'in başarısında kilit rol oynarken, bu denli yoğun bir güç tekelleşmesi kurumsal yönetim açısından endişe yaratabiliyor. Ancak SpaceX'in özel şirket statüsü, bu yapının şimdilik sorgulanmasını engelliyor.

SpaceX, henüz halka arz için net bir tarih vermiş değil. Şirket, özellikle Starship projesi ve Starlink uydu internet hizmetiyle büyümeye devam ediyor. Halka arzın ne zaman gerçekleşeceği, piyasa koşullarına ve şirketin finansal hedeflerine bağlı olarak şekillenecek.

Musk'ın oy gücü, şirketin gelecekteki yönünü belirlemede kritik öneme sahip olacak. Özellikle Mars kolonizasyonu gibi uzun vadeli hedefler, Musk'ın kontrolü elinde tutmasıyla daha istikrarlı bir şekilde ilerleyebilir. Ancak bu durum, diğer hissedarların sesini kısma potansiyeli taşıyor.

Sonuç olarak, Elon Musk'ın SpaceX üzerindeki hakimiyeti, teknoloji dünyasında eşi benzeri görülmemiş bir güç yoğunlaşmasına işaret ediyor. Halka arz gerçekleştiğinde, Musk'ın oy gücü yüzde 50'nin üzerinde kalacak ve bu da onu şirketin tartışmasız lideri konumunda tutacak.

Space Hero X
Space Hero X
Sonraki Haber

Google'ın AI Özetleri Sonrası Alternatif Arama Motorları: Denenebilecek 6 Seçenek

Google'ın arama sonuçlarına AI özetleri eklemesiyle kullanıcılar alternatif arama motorlarına yöneliyor. İşte Google'a alternatif olarak değerlendirilebilecek altı farklı arama motoru.

Biznab Editör
·
Google'ın AI Özetleri Sonrası Alternatif Arama Motorları: Denenebilecek 6 Seçenek

Google, arama sonuçlarında yapay zeka destekli özetler sunmaya başladı. Bu özellik, kullanıcıların arama deneyimini kökten değiştirirken, bazı kullanıcılar geleneksel arama sonuçlarını tercih ettikleri için alternatif arama motorlarına yöneliyor. AI özetleri, arama sonuçlarının üstünde doğrudan yanıtlar vererek kullanıcıların web sitelerine tıklama ihtiyacını azaltıyor. Bu durum, özellikle içerik üreticileri ve web sitesi sahipleri için trafik kaybı anlamına geliyor.

Alternatif arama motorları arasında DuckDuckGo öne çıkıyor. Gizlilik odaklı bu arama motoru, kullanıcı verilerini toplamıyor ve kişiselleştirilmiş reklamlar sunmuyor. DuckDuckGo, Google'ın AI özetlerine benzer bir özellik sunmasa da, anlık yanıtlar ve temiz bir arayüz ile kullanıcılarına hızlı sonuçlar veriyor. Ayrıca, Bang özelliği sayesinde doğrudan belirli sitelerde arama yapma imkanı tanıyor.

Bir diğer seçenek ise Bing. Microsoft'un arama motoru, Google'ın AI özetlerine benzer şekilde yapay zeka destekli yanıtlar sunuyor. Bing, ChatGPT ile entegre çalışarak kullanıcılara daha kapsamlı ve sohbet benzeri yanıtlar verebiliyor. Özellikle görsel arama ve video arama konusunda güçlü olan Bing, Google'a kıyasla farklı bir deneyim sunuyor.

Ecosia, çevre dostu bir alternatif olarak dikkat çekiyor. Bu arama motoru, reklam gelirlerinin büyük bir kısmını ağaç dikme projelerine aktarıyor. Ecosia, Google'ın AI özetlerini kullanmıyor ve daha sade bir arama deneyimi sunuyor. Kullanıcılar, her aramayla çevreye katkıda bulunurken, aynı zamanda gizliliklerini de koruyabiliyor.

Startpage, gizlilik konusunda en iddialı arama motorlarından biri. Google'ın arama sonuçlarını kullanan Startpage, kullanıcı verilerini anonimleştirerek üçüncü taraflarla paylaşmıyor. AI özetleri olmadan Google'ın sonuçlarını almak isteyenler için ideal bir seçenek. Ayrıca, Proxy özelliği sayesinde kullanıcıların hedef web sitelerine anonim olarak erişmesini sağlıyor.

Qwant, Fransa merkezli bir arama motoru olarak Avrupa'da popülerlik kazanıyor. Kullanıcı verilerini toplamayan ve kişiselleştirilmiş reklam sunmayan Qwant, özellikle Avrupa Birliği'nin veri koruma düzenlemelerine uygun yapısıyla dikkat çekiyor. Arama sonuçları, Google'ın AI özetlerinden arındırılmış ve daha geleneksel bir formatta sunuluyor.

Son olarak, Mojeek adlı bağımsız bir arama motoru da listede yer alıyor. Mojeek, kendi indeksini kullanan nadir arama motorlarından biri. Google, Bing veya diğer büyük arama motorlarının sonuçlarına bağımlı olmayan Mojeek, tamamen bağımsız bir arama deneyimi sunuyor. AI özetleri veya kişiselleştirme olmadan, kullanıcılara ham arama sonuçları veriyor.

Google'ın AI özetleri, arama deneyimini dönüştürürken, bu altı alternatif arama motoru farklı ihtiyaçlara hitap ediyor. Gizlilik, çevre dostu olma, bağımsızlık veya farklı arama özellikleri arayan kullanıcılar için bu seçenekler değerlendirilebilir. Her biri, Google'ın yeni yönüne alternatif olarak kullanıcıların tercihine sunuluyor.

Benzer Haberler