Apple, Epic Davasının Tüm Geliştiriciler İçin App Store Kurallarını Değiştirmemesi Gerektiğini Savunuyor
Apple, Yüksek Mahkeme'den Epic Games'in kazandığı App Store ihtiyati tedbir kararının daraltılmasını ve harici ödeme ücretleriyle ilgili mahkeme kararına uymama kararının bozulmasını talep ediyor.
Apple, Epic Games ile olan hukuki mücadelesinde Yüksek Mahkeme'ye başvurarak, alt mahkemenin App Store kurallarına ilişkin verdiği ihtiyati tedbir kararının tüm geliştiriciler için geçerli olmaması gerektiğini savundu. Şirket, ayrıca harici ödeme bağlantılarına izin vermediği için mahkeme tarafından aleyhine verilen saygısızlık kararının da bozulmasını talep etti.
Epic Games, 2020 yılında Apple'a karşı açtığı davada, App Store'un tekelci uygulamalarını hedef almıştı. Mahkeme, 2021 yılında Apple'ın geliştiricilerin kullanıcıları alternatif ödeme yöntemlerine yönlendirmesini engelleyen kurallarının rekabet karşıtı olduğuna hükmetmiş ve bu kısıtlamaların kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı vermişti. Ancak Apple, bu kararın yalnızca Epic Games için geçerli olması gerektiğini, tüm geliştiricilere genişletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürüyor.
Apple'ın Yüksek Mahkeme'ye sunduğu dilekçede, alt mahkemenin kararının App Store'un bütünlüğünü ve güvenliğini tehdit ettiği belirtiliyor. Şirket, geliştiricilerin harici ödeme sistemlerine yönlendirme yapmasına izin verilmesinin, kullanıcı verilerinin korunması ve dolandırıcılıkla mücadele gibi konularda risk oluşturduğunu savunuyor. Ayrıca, Apple'ın komisyon oranlarının düşürülmesi veya kaldırılması durumunda, App Store'un sürdürülebilirliğinin tehlikeye gireceği ifade ediliyor.
Epic Games ise Apple'ın bu hamlesini, mahkeme kararlarını geciktirme ve uygulamama çabası olarak nitelendiriyor. Epic CEO'su Tim Sweeney, Apple'ın tüm geliştiriciler için adil bir pazar yaratılmasını engellemeye çalıştığını belirtti. Epic, alt mahkemenin kararının tüm geliştiriciler için geçerli olması gerektiğini ve Apple'ın bu kararı daraltma girişiminin rekabeti kısıtlayacağını savunuyor.
Yüksek Mahkeme'nin bu başvuruyu kabul edip etmeyeceği henüz bilinmiyor. Eğer mahkeme davayı incelemeyi kabul ederse, bu durum App Store'un işleyişinde köklü değişikliklere yol açabilir. Ancak Apple, bu süreçte mevcut kuralların korunması için mücadele ediyor. Şirket, ayrıca Epic Games'in mahkeme kararına uymadığı gerekçesiyle verilen saygısızlık kararının da haksız olduğunu iddia ediyor.
Apple'ın Yüksek Mahkeme'ye yaptığı başvuru, teknoloji dünyasında geniş yankı uyandırdı. Birçok geliştirici, Apple'ın App Store politikalarının değişmesi için bu davayı yakından takip ediyor. Öte yandan, Apple'ın bu girişimi, şirketin uygulama mağazası üzerindeki kontrolünü sıkılaştırma çabası olarak yorumlanıyor.
Sonuç olarak, Apple'ın Yüksek Mahkeme'den talep ettiği daraltma ve bozma kararları, App Store'un geleceği açısından kritik öneme sahip. Mahkemenin bu başvuruyu kabul edip etmeyeceği ve vereceği karar, dijital pazarların düzenlenmesinde belirleyici olabilir. Gelişmeler, teknoloji ve hukuk çevrelerinde merakla bekleniyor.
Google Arama'da 'disregard' Kelimesi Yapay Zeka Güncellemesi Sonrası Arayüzü Bozuyor
Google Arama'daki yapay zeka güncellemesinin ardından 'disregard' kelimesi arandığında arama sonuçları yerine hata mesajı görüntüleniyor. Sorun, AI özelliklerinin kelimeyi yanlış yorumlamasından kaynaklanıyor.
Google Arama'da yapılan yapay zeka güncellemesi, beklenmedik bir soruna yol açtı. Kullanıcılar, 'disregard' kelimesini aradıklarında normal arama sonuçları yerine bir hata mesajıyla karşılaşıyor. Bu durum, Google'ın arama motoruna entegre ettiği yeni AI özelliklerinin kelimeyi yanlış yorumlamasından kaynaklanıyor.
Google'ın arama algoritmasına eklenen yapay zeka destekli özellikler, kullanıcı sorgularını daha iyi anlamak ve daha doğru sonuçlar sunmak için tasarlanmıştı. Ancak 'disregard' kelimesi, AI tarafından bir komut olarak algılanıyor ve arama sonuçlarını geçersiz kılıyor. Bu durum, Google'ın AI sisteminin kelimenin anlamını tam olarak kavrayamadığını gösteriyor.
Sorun ilk olarak sosyal medyada kullanıcılar tarafından fark edildi. Birçok kişi, 'disregard' araması yaptıklarında ekranda 'Something went wrong' (Bir şeyler yanlış gitti) uyarısıyla karşılaştıklarını bildirdi. Google henüz resmi bir açıklama yapmamış olsa da, sorunun AI güncellemesiyle ilgili olduğu düşünülüyor.
Google Arama'daki bu hata, yapay zeka sistemlerinin dil işleme konusunda hala ne kadar kırılgan olabileceğini gözler önüne seriyor. 'Disregard' gibi bazı kelimeler, AI tarafından yanlış yorumlanarak beklenmedik sonuçlara yol açabiliyor. Bu tür hatalar, Google'ın AI destekli arama özelliklerini daha da geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Google, daha önce de benzer sorunlarla karşılaşmıştı. Geçtiğimiz aylarda, arama motorundaki AI özellikleri bazı sorgularda yanlış veya eksik sonuçlar vermişti. Şirket, bu tür hataları düzeltmek için sürekli olarak algoritmalarını güncelliyor. Ancak 'disregard' vakası, AI sistemlerinin hala mükemmel olmadığını ve daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Google'dan henüz sorunun ne zaman çözüleceğine dair bir açıklama gelmedi. Kullanıcılar, geçici olarak 'disregard' kelimesini aramaktan kaçınarak veya farklı ifadeler kullanarak bu hatayı aşabilir. Google'ın bu hatayı kısa sürede düzelteceği ve AI arama özelliklerini daha da iyileştireceği tahmin ediliyor.
Google Arama'daki bu hata, yapay zeka teknolojilerinin dil işleme yeteneklerinin hala sınırlı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Şirket, bu tür sorunları çözmek için çalışmalarına devam ediyor. Kullanıcılar, Google'ın resmi kanallarından yapılacak açıklamaları takip ederek sorunun çözümü hakkında bilgi alabilir.
Sinemada bu hafta: Mandalorian ve Grogu, Yolcu, Önce Kadınlar (22 Mayıs 2026)
22 Mayıs 2026 haftasında sinema salonlarında dokuz yeni film vizyona giriyor. Dijital platformlarda da yeni yapımlar izleyiciyle buluşuyor.
Bu hafta sinema salonlarında dokuz yeni film gösterime girerken, dijital platformlara da yeni filmler geliyor. İşte bu hafta sinemaseverleri bekleyen yeni filmler. 22 Mayıs 2026 Cuma günü itibarıyla vizyona giren yapımlar arasında merakla beklenen Mandalorian ve Grogu, Yolcu ve Önce Kadınlar gibi yapımlar yer alıyor. Sinema salonlarında ayrıca yerli ve yabancı birçok farklı türde film izleyiciyle buluşuyor. Mandalorian ve Grogu, Star Wars evreninde geçen ve Disney+ dizisinin devamı niteliğindeki bir sinema filmi olarak dikkat çekiyor. Film, Mandalorian ve Grogu'nun maceralarını beyazperdeye taşıyor. Yolcu ise gerilim türündeki bir yapım olarak öne çıkarken, Önce Kadınlar dram türündeki bir film olarak izleyici karşısına çıkıyor. Bunların yanı sıra haftanın diğer filmleri arasında komedi, animasyon ve belgesel türlerinde yapımlar da bulunuyor. Dijital platformlarda ise Netflix, Amazon Prime ve BluTV gibi servislerde yeni filmler yayınlanmaya başlıyor. Netflix'te bu hafta bir belgesel ve bir komedi filmi izleyiciyle buluşurken, Amazon Prime'da bir gerilim filmi ve BluTV'de bir yerli dram filmi yayına giriyor. Sinema salonlarında vizyondaki filmlerin yanı sıra geçtiğimiz haftalarda gösterime giren yapımlar da izlenmeye devam ediyor. Özellikle büyük bütçeli yapımlar ve ödüllü filmler hala salonlarda yerini koruyor. Sinemaseverler, bu hafta sonu geniş bir film yelpazesi arasından seçim yapabilecek. Filmlerin gösterim saatleri ve salon bilgileri, sinema zincirlerinin internet sitelerinden ve mobil uygulamalarından takip edilebiliyor. 22 Mayıs 2026 itibarıyla vizyona giren filmlerin tam listesi ve detaylı bilgiler, sinema platformlarında yer alıyor.
NASA, Jet Propulsion Laboratory'nin İşletilmesi İçin Teklif Sürecini Başlatıyor
NASA, Jet Propulsion Laboratory'nin (JPL) işletilmesi için yeni bir sözleşme süreci başlattı. Mevcut sözleşme Caltech ile 2028'de sona erecek.
NASA, Jet Propulsion Laboratory'nin (JPL) yönetimi için yeni bir ihale süreci başlattı. Ajans, laboratuvarın işletilmesi konusunda teklifleri değerlendirmeye alacak. JPL, şu anda California Teknoloji Enstitüsü (Caltech) tarafından yönetiliyor ve mevcut sözleşme 2028 yılında sona erecek.
NASA'nın bu hamlesi, JPL'nin gelecekteki yönetim yapısını belirlemek için atılmış önemli bir adım olarak görülüyor. Uzay ajansı, laboratuvarın bilimsel ve teknolojik misyonlarını sürdürebilmesi için en uygun yönetim modelini arayışa çıktı. JPL, Mars keşif araçları ve derin uzay görevleri gibi kritik projelere ev sahipliği yapıyor.
Caltech, 1930'lardan bu yana JPL'yi yönetiyor ve bu süreçte laboratuvar, NASA'nın en önemli araştırma merkezlerinden biri haline geldi. Ancak yeni ihale süreci, diğer kurumların da JPL'yi yönetme şansını beraberinde getiriyor. NASA, tekliflerin değerlendirilmesinde bilimsel başarı, maliyet etkinliği ve yönetim kapasitesi gibi kriterleri dikkate alacak.
JPL, Pasadena, Kaliforniya'da bulunuyor ve yaklaşık 6.000 çalışanı bulunuyor. Laboratuvar, Mars'ta keşif yapan Perseverance ve Curiosity gibi gezgin araçların yanı sıra, Jüpiter'in uydusu Europa'yı inceleyecek Europa Clipper gibi görevlerde de kilit rol oynuyor. Ayrıca, Dünya'nın iklimini izleyen uydular ve asteroit örnekleme görevleri de JPL'nin sorumluluğunda.
NASA'nın bu ihale süreci, JPL'nin gelecekteki yönünü şekillendirecek. Uzay ajansı, yeni sözleşmenin 2028'de yürürlüğe girmesini planlıyor. Bu tarihe kadar mevcut sözleşme kapsamında Caltech, JPL'yi yönetmeye devam edecek. İhale sürecinin detayları ve başvuru koşulları NASA'nın resmi web sitesinde yayımlandı.
Uzmanlar, bu ihale sürecinin JPL'nin bağımsızlığı ve bilimsel özgürlüğü üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak NASA, laboratuvarın mevcut başarılı çalışmalarının devamını sağlamak için en iyi yönetim modelini seçeceğini vurguluyor. JPL'nin gelecekteki yönetimi, ABD'nin uzay araştırmalarındaki liderliğini sürdürmesi açısından da kritik öneme sahip.
NASA, tekliflerin değerlendirilmesinin ardından yeni sözleşmeyi 2027 yılına kadar sonuçlandırmayı hedefliyor. Bu süreçte Caltech'in yanı sıra diğer üniversiteler ve araştırma kurumlarının da teklif vermesi bekleniyor. JPL'nin yönetim modeli, ABD'nin uzay bilimleri ve keşif alanındaki geleceğini doğrudan etkileyecek.
Intel, 14A Sürecinde 2028 Risk Üretim Hedefini Koruyor, 10A ve 7A Geliştirme Başladı
Intel, 14A üretim sürecinde 2028 yılı için belirlediği risk üretim hedefini korurken, 10A ve 7A teknolojilerinin geliştirilmesine başladı. Şirketin en yeni işlemcileri ise 18A süreciyle üretiliyor.
Intel, yarı iletken üretim teknolojilerinde yol haritasını netleştirmeye devam ediyor. Şirket, 14A sürecinde 2028 yılı için belirlediği risk üretim hedefini korurken, daha ileri düğümler olan 10A ve 7A'nın geliştirilmesine başladı. Bu adım, Intel'in üretim kabiliyetlerini artırma ve rekabet gücünü koruma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Intel'in en yeni işlemcileri, şu anda 18A süreciyle üretiliyor. 18A, şirketin mevcut en gelişmiş üretim teknolojisi olarak öne çıkarken, 14A'nın ardından 10A ve 7A gibi daha küçük düğümlerin geliştirilmesi, Intel'in uzun vadeli planlarını ortaya koyuyor. Bu süreçler, transistör yoğunluğunu artırarak daha yüksek performans ve enerji verimliliği vaat ediyor.
14A süreci, Intel'in 2028 yılında risk üretim aşamasına geçmesi planlanan bir teknoloji olarak tanımlanıyor. Risk üretim, yeni bir sürecin ticari üretime geçmeden önce test edildiği ve doğrulandığı aşamayı ifade ediyor. Intel'in bu hedefi koruması, şirketin teknoloji geliştirme takvimine olan güvenini yansıtıyor.
10A ve 7A teknolojileri ise henüz erken geliştirme aşamasında bulunuyor. Intel, bu düğümler için spesifik bir zaman çizelgesi paylaşmamış olsa da, çalışmaların başlamış olması, şirketin gelecekteki ürünleri için altyapıyı şimdiden hazırladığını gösteriyor. Bu süreçler, özellikle yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem gibi alanlarda kritik öneme sahip olacak.
Intel'in üretim teknolojilerindeki bu ilerleme, şirketin 2021 yılında duyurduğu IDM 2.0 stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Bu strateji, Intel'in hem kendi ürünleri için hem de dış müşterilere yönelik üretim hizmetleri sunmasını hedefliyor. 14A, 10A ve 7A gibi ileri düğümler, bu stratejinin başarısı için kilit rol oynayacak.
Intel'in rakipleri TSMC ve Samsung da benzer şekilde 2nm ve 1nm sınıfı teknolojiler üzerinde çalışıyor. Intel'in 14A süreci, yaklaşık olarak 1.4nm düğümüne denk gelirken, 10A ve 7A daha da küçük boyutları temsil ediyor. Bu rekabet ortamında Intel'in hedeflerine ulaşması, pazar payını koruması açısından büyük önem taşıyor.
Şirket, 14A sürecinin risk üretim aşamasına 2028 yılında geçmeyi planlıyor. 10A ve 7A için ise henüz net bir tarih verilmiş değil. Intel, bu teknolojilerin geliştirilmesine devam ederken, mevcut 18A süreciyle üretilen işlemcilerle pazardaki varlığını sürdürüyor.








